Resûlüm! Sabah akşam Rablerine, Onun rızasını isteyerek dua (ibadet ve zikir) edenlerle birlikte bulunmaya candan sabret Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme [ (Kehf18/28 )

Ey iman edenler! Hep birden Allah’a tövbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.(Nûr/31)

Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik.(Maide.48)

Ey inananlar Allah’tan korkunuz, O’na yaklaşmaya vesile arayınız.(Maide.35)

Ey inananlar, Allah’tan korkunuz ve sadıklarla beraber olunuz.(Tövbe.119)

Ey Müminler, hep birden Allah’a tövbe ediniz ki felaha eresiniz.(Nur.31)

Onlar Allah’ın Hidayete ulaştırdığı kimselerdir, sen de onların yoluna uy.(Enam.6)

Şüphesiz nefsini temizleyen, felaha ermiş, onu kirleten de hüsrana uğramıştır. (Şems.9-10)

Oturup Allah’ı zikreden bir kavim yoktur ki, melekler kanatlarıyla onları okşamasın, zikredenlere mahsus rahmet onları kuşatması ve üzerlerine sekine inmesin ve Allah da Nezdi’ndekilerin yanında onları zikretmesin. Hz.Muhammed (sav)

İlmi arayıp bulmak her Müslüman farzdır. Hz.Muhammed (sav)

Asıl mücahit Allah’a itaat uğrunda, nefsiyle mücadele edendir. Hz.Muhammed (sav)

Nefsini bilen Rabbini bilir. Hz.Muhammed (sav)

İslam şerefli ahlak ve güzel edeplerle çevrilmiştir. Hz.Muhammed (sav)

İnsanın en büyük düşmanı iki kaşının arasındaki nefsidir. Hz.Muhammed (sav)

Allah sizin kalıbınıza ve suretinize değil, kalbinizin temizliğine bakar. Hz.Muhammed (sav)

Müminin ferasetinden korkunuz.Çünkü o Allah’ın nuru ile görür.Hz.Muhammed (sav)

Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının Peygamberleri gibidir. Hz.Muhammed (sav)

Kim bir gruba özenir benzemeye çalışırsa onlardandır. Hz.Muhammed (sav)

İnsan nefsini alabildiğine küçük,yetersiz ve her hali kusurlu görmedikçe şeriatın emri olan istikamet (dosdoğru olmak)sözü gerçekleşmez.Şahı Nakşibendi (ks)

İnsanın elinde olmaksızın içine doğan vesveseler,kuruntular her ne kadar zararsız şeyler iseler de, murid bunlardan dolayı istiğfar etmelidir. Şahı Nakşibendi (ks)

Kim bizim tarikatımızdan yüz çevirirse dini konusunda tehlikededir. Şahı Nakşibendi (ks)

Yolumuz ender bulunan yollardandır. Sağlam halkadır. Resulullah (s.a.v) Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa’nın sünnetlerine tutunmaktan başka bir şey değildir. ashab-ı Kiramın takip ettiği yolu izlemekten başka bir gaye yoktur. Şahı Nakşibendi (ks)

Tasavvuf hâldir, söz değildir, söz ile ele geçmez. S. Abdülkâdir Geylânî (k.s)

Tasavvuf halk içinde Hak ile olmaktır. Şeyh Abdulhalik il Gücdevani (k.s)

Tasavvuf vakti en değerli olan şeye sarf etmektir. Ubeydullah Ahrar

Kılıç kınından çıkmadıkça kesmez.Seyyid Taha (ks)

Bir inkarcının yemeğinden tek bir lokma yiyen muridin kırk güne kadar kalbine zikir girmez. Seyyid Taha (ks)

Meyline göre müridin rabıta halinde şeyhinden sağladığı faydalar sohbetler yoluyla sağlayabileceği faydalardan daha çok ve etkilidir.Sıbgatullahi Arvasi (ks)

İnsanda meydana gelen manevi çarpılmanın iki alameti vardır.Birisi vaiz ve nasihatten etkilenmemek ,öbürüde günah işleyince üzüntü duymamaktır. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Fena olmadan vusul olmaz Fena Fiş şeyh olmadan fena olmaz.Rabıta olmaksızın da Fena Fiş şeyh olamaz . Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Nefsi öldürmek demek onu İslamlaştırmak ve huylarını değiştirmek demektir.Yoksa şeyhlerin sözlerinden kabaca anlaşıldığı gibi,onu yok etmek demek değildir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Bazen latifeler alem-i emre yükselir,fakat salik bunu fark edemez. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Murid şeyhini yavaş yavaş tanıyabilir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Rucu halini yaşayan sofiyi tanımak çok zor bir şeydir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

İnsanın içinden geçen duyguların farkında olanlar kendilerine izin verilmedikçe bu konuda konuşmazlar. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Kutup derecesine yükselen her şeyhin duası ,kesinleşmiş kader hükümleri dışında kalan her konuda kabul olunur.Yalnız kutupluk derecesinin oğluna geçmesini dileyen duası kabul olunmaz. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Bir şeyle ilgili olan kıskançlık ve öfke o şey hakkında beslenen sevginin sonuçlarındandır. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Korku,kalb hastalıklarını giderir.Fakat sevgi,kalb hastalıkları ile birlikte küfrü de giderir.Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Korkana verilir fakat seven ise kendine doğru çeker. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Şeyh bir muride önce hoşuna gitmeyen bir şey verebilir.Fakat şeyhine sevgi besleyen murid, o şey sayesinde şeyhine daha çok yaklaşır. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Tay-yı Mekan akşam ile yatsı arasında meydana gelir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Bu yolun selameti, inkarcılardan her bakımdan uzaklaşmaya,onlarla her türlü münasebeti kesmeye bağlıdır.Bu inkarcılar kim olurlarsa olsunlar. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Şeytan tıpkı hırsız gibi nefsin gölgesinde saklanarak insana gelir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Kim şeyhini tanırsa,nazarında onun bütün halleri keramet olur. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Sohbet meclislerinde fasıklara soğuk davranmak caizdir.Fakat sen her gördüğünü Hızır say soğuk davranma. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Ağacın dalını inkar eden kökünü de inkar etmiş olur. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Kendine irşat izni verilmeyen nice kendinden geçmiş (istiğrak halinde yaşayan) sofi irşat etmeye izinli nice rucü’ halindeki sofiden daha kamildir. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Yolun başlarında nafile ibadetler ile meşgul olmak ,cezbeye engel olur ve muride ağır bir yük olur. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Edepsiz kimse Rabbin lütfünden mahrum kalır.Mevlana Celalettin-i Rumi (ks)

Sadece Nakşibendi Şeyhleri ile onların öğrettiği kimselerin bildiği bir tehlil’i okuyup bağışlayınca ölülerden kabir azabı kalkar. Sıbgatullahi Arvasi (ks)

Tarikatımız sohbet tarikatıdır ve tarikatımızdan olmayanları sohbete katılmaktan alıkoymuyoruz.Abdurrahman-ı Taği (ks)

Sohbet ile vaaz arasındaki fark şudur:Sohbet cezbeden gelir,oysa vaaz böyle değildir.Sohbet eden kimse cezbeye dayanarak konuşur,oysa vaiz böyle değildir.İlahi sohbete katılanlara nispet ve feyiz gelince bundan hem sohbet eden ve hem de dinleyici arkadaşları pay alır.Oysa vaiz böyle değildir,vaazda nispet ve feyiz sadece cemaate gelir. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Tasavvuf demek, kişinin yapmış olduğu iyilikleri ve başkalarından gördüğü zulümleri unutmasıdır.Abdurrahman-ı Taği (ks)

Yüksek sesle Kur’an okumak ve sohbet etmek evlerden karanlığı ve zulmeti kaldırır. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Bu yüce Tarikatın mensupları sesli olarak zikretmezler.Bir tek kelimeyi bile sesli olarak söylemezler.Murid eğer dört kere yüksek sesle “Allah” veya “Lailaheillallah” dese tarikattan çıkar. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Şeyhine karşı “niye “diyen kimse iflah olmaz. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Şeyhine itiraz edenin yüzüne feyiz kapısı kapanır.Böylesinin asla mazereti kabul edilmez.Muridin şeyhine itiraz etmesi caiz değildir. Hatta şeyhi zina işlemiş ve Allah’a şirk koşmuş olsa bile. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Muridin üstadına yeniden başvurmaksızın birine ders vermesi caiz değildir. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Hizmetten meydana gelen nispetten üstün nispet yoktur.Murid hizmetini kendisi için niyetli bir ibadet haline getirmeli,yani kendi kendine “eğer ben böyle yapmasam şeyhimin rızasını kazanamam” demelidir. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Edep ve hürmet ancak muridin kendi günahlarını düşünmesi ve başkalarını tecellilere mahzar olmuş görmesi ile gerçekleşir. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Oynak gözlerde muhabbet yoktur,muhabbet durgun gözlerde bulunur.Eğer bana tüm mallarınızı bağışlasanız,benim nazarımda makbul kimseler olamazsınız.Benim nazarımda ancak nafile namaz kılan kimse makbuldür. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Virdleri terk etmek varlık duygusundan ileri gelir. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Muridin şeyhin elini almaktan maksadı Allah’a varmak,nefsin ve şeytanın tuzağından emin olmak için şeyhin gölgesine sığınmaktır. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Sizlere şeriatı tavsiye ediyorum.Şeriata bağlı olunuz.Şeriata,,şeriata,şeriata,şeriata Abdurrahman-ı Taği (ks)

Şeriat,tarikat ve hakikat aynı şeydir.Şeriat ile tarikat arasında ayırım gözeten kimse zındıktır. Şeriat ile tarikat arasında fark gören kimse de zındıktır. Abdurrahman-ı Taği (ks)

Talip, ya murad olur,yani ilk önce şeyh tarafından istenir ve aranır.Yahud da murid olur.Bu ikisi arasında fark olmakla birlikte her ikisi de gayret ve emek harcamadıkça hiçbir şey elde edemezler.Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Bizim bu tarikatımız cimriyi cömert,korkağı cesur,uyuşuğu hareketli ve hamları tecrübeli yapar. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Nakşibendi tarikatı ve gayesi ile ölmeden diri diri,mahşersiz ve hesapsız olarak cennete girme şıklarından birini seçme imkanı ile karşı karşıya bırakılsam Nakşibendi tarikatını tercih ederdim. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Tarikatın başı şevk ve bulmak,sonu ise kaybetmek ve mahrumiyettir. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Kalabalıkların şeyhin çevresinde toplanması önemli değildir.Önemli olan tarikatın muridler üzerinde etkili olmasıdır. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

İnsanın hata ve kusur işlemesi şaşırtıcı bir şey değildir.Şaşırtıcı olan bu kusur ve hataları fark edip onlardan dönmemektir. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Bu tarikatta en önemli şey helal lokma yemeği aramak ile devamlı taharet (temizlik) ve nispettir. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Muridlerin çoğu yükselişleri mesafe aşmaları latifeler makamı ile rabıta sayesinde olur. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Birine herhangi bir ameli işlemesini emrederken onun birkaç katını kendimiz işlemiyorsak haya ederiz. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Razı olma makamı en üstündür.Onun altında takdis,onun da altında merhamet etme makamı vardır. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

İnsan töhmetten uzak durmalı,kendini kınamalara hedef yapmamalıdır. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Muridin muhabbeti,şeyhin muhabbetinin psikolojik ölçüsüdür.Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Fakirlik,ağrılar ve mazlumluk sevilmelidir.Çünkü bunlar Allah’ın kulu sevdiğinin belirtilerindendir. Şeyh Muhammed Erbekendi (ks)

Velilerin hatırlarına gelmekten daha kıymetli ve âlâ ne gibi bir şey vardır. Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Ölümden payımız, ibret almaktır.””Aşık olan kimse, maşukunun (sevgilisinin) meclisinde iken, duyduğu çeşitli manevi lezzetlerle hatta kendinden geçerek nefsini bile unutur.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Nurşin alemin kıblegahı, havas ve avam tabakaları için feyizler kaynağı oldu. Hatta toprağının tozu da, kötü nefis ile şeytanın sokmalarına tiryak (panzehir) ilacı gibi oldu.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Müridin bütün himmet ve gayreti, mürşidi kendisine emir eylediği şeyleri yapmaya hasr etmesi, ve her zaman ibadete çalışması, bir seviyede olması lazımdır. Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Dünyadaki şeyler, hasıl olmaları bakımından, vakitlerinin rehineleridirler. ( Her şeyin vücut bulması için, özel bir vakit vardır.) Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

Tarikatta salikin önüne gelen her şey, onun için hayırdır. Doğru yol üzerinde bulunan kimse, ey gönül! Doğru yoldan çıkmış değildir.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”El-Cami ( Abdurrahman) ( k.s) : Fayda : Mahbub için hizmet etmektir. Ondan daha üstün bir fayda yoktur. buyurdu.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Nakşibendi nispetinin tahsiline ve onun tarzına göre çalışmanız gerekir.” Şeyh Muhammed Diyaüddin(ks)

”Düşün ki, Nakşı tarikat sadatın nazarları yalnız Allah’ın zatını talep etmekte hasr olunmuştur.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Sabır ediniz! Çünkü sabır, ferahın anahtarıdır. ” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Muhabbet, Allah’a itâat etmek demektir.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Şayet Allah’a olan muhabbetin doğru olsaydı, ona itâat ederdin. Çünkü seven sevdiği kimseye itâatkârdır” denilmiştir.” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

“Madem ki iki âlemde (Dünya ve âhrette) bana bir dost (Allah) lâzımdır. Cennet, cehennem, hûri ve uşaklarla ne işim vardır ?” Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

”Talib için hallere ve kerametlere bakmadan emir olunduğu şeyle meşgul olması layıktır.”? Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

Tasavvuf Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) sünneti üzere hareket etmekten ibarettir. Şeyh Muhammed Diyaüddin (ks)

Tasavvuf İslam’ın özü, cevheri ve atan kalbidir. Tasavvuf İslam’ı en güzel şekilde yaşamaktır. Tarikatın bütün gayesi Hz. Peygamberin (s.a.v) yolunu ihya etmek ve onun sünnetini neşretmektir.Şeyh Ahmed El Haznevi (ks)

Hem o nahiyemiz olan Hizan Kazası’na tâbi’ Isparta’da, birdenbire meşhur Seyda namında Şeyh Abdurrahman-ı Tagî himmetiyle o kadar çok talebeler ve hocalar ve âlimler çıktılar ki, bütün Kürdistan onlar ile iftihar eder bir şekil aldığı zaman, içlerinde münazara-i ilmiye ve pek büyük bir himmetle ve pek geniş bir daire-i ilim ve tarîkat içinde öyle bir vaziyet hissediyordum ki, güya rûy-i zemini fethedecek bu hocalardır. (Emirdağ Lahikası – 1 53) Bediüzzaman

İstersen hayalinde Nurşin karyesindeki Şeyda’nın meclisine git, bak: Orada fukara kıyafetinde melikler, padişahlar ve insan elbisesinde melâikeleri bir sohbet-i kudsiyede göreceksin. Sonra Paris’e git ve en büyük localarına gir. Göreceksin ki, akrepler insan libası [elbisesi] giymişler ve ifritler adam suretini almışlar, ilâ âhir…”( Mesnevi-i Nuriye) Bediüzzaman

Tarikat, yani Sünnet-i Seniyye dairesinde tarikatın hasenâtı seyyiâtına katiyen müreccah olduğuna delil, ehl-i tarikat, ehl-i dalaletin hücumu zamanında imanlarını muhafaza etmesidir. Mektubat, 29.Mektup Bediüzzaman

Âdi bir samimî ehl-i tarikat, sûrî, zâhirî bir mütefenninden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevk-i tarikat vasıtasıyla ve o muhabbet-i evliya cihetiyle imanını kurtarır. Kebâirle fâsık olur, fakat kâfir olmaz, kolaylıkla zındıkaya sokulmaz. Mektubat, 29.Mektup Bediüzzaman

Şedit bir muhabbet ve metin bir itikadla aktab kabul ettiği bir silsile-i meşâyihi, onun nazarında hiçbir kuvvet çürütemez. Çürütmediği için, onlardan itimadını kesemez. Onlardan itimadı kesilmezse, zındıkaya giremez. Mektubat, 29.Mektup Bediüzzaman

Tarikatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik Âlim zat da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir. Mektubat, 29.Mektup Bediüzzaman

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.