Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/nursinne/public_html/wp-config.php:1) in /home/nursinne/public_html/wp-content/plugins/wordpress-mobile-pack/inc/class-wmp-cookie.php on line 50
Haccın Adabı 1. Kısım | Nurşin

share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Haccın Adabı 1. Kısım

0 yorum

HACCIN ADABI

Birinci kısım

Namaz, oruç ve zekâttan sonra amellerin en faziletlisi Hacc’dır. Çünkü hac ibadeti mali bir ibadettir. Hem de giden kişi vatanından, ailesinden, dostlarından uzağa gidip mihnet ve meşakkate maruz kalır.

“Ona bir yol bulabilenlerin Beyt’i (kabe’yi) Hacc etmesi Allah’ın insanlar üzerinde hakkıdır. Kim inkâr ederse Allah âlemlerden müstağnidir.” (Ali İmran suresi- -97) ayeti kerimesinde gücü yetenler için Haccın vacip ve farz olduğu bildirilir.

Ayetin ikinci kısmı Haccın faziletine kuvvetli bit delildir. Hacc geçmiş günahları siler ve mahveder.

Hadis-i şerifte:

“Hacc kendinden önce (hacca gitmeden önce işlemiş olduğu günahları) olanları siler.”

Başka bir hadis-i şerifte:

Beyt’i (kabe’yi) Hacc ediniz, çünkü hacc günahları temizler, suyun vücudunuzda olan kirleritemizlediği gibi !” buyurulmuştur. Kul hakları ve diğer zulümlerin müzdelife de afv olunacağı birçok eserde yer almıştır. Dinimizin tamamlandığını bildiren;

“Bugün dininizi tamamladım…”(Maide suresi-3) ayeti veda haccında inmiştir. Bu da haccın yüceliğine delalet eder.

Peygamberimize bir kişi gelip; “Ey Allah’ın resulü, ben cihada gitmek istiyorum” diye izin istedi.

Peygamberimiz ona, “İçerisinde savaş bulunmayan bir cihadı sana söyleyeyim mi?” dedi.

O adam da, “Evet ya Resulullah” dedi.

Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) “Haccdır” buyurdular.

Müminlerin annesi Aişe (radiyallahu anh) “Erkekler dini yaymak ve onu üstün tutmak için savaşıyorlar, onlar bu amelleriyle bizden çok sevap kazanıyorlar.” diye Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’a anlatınca bir rivayete göre;

“Cihadın en güzeli hacdır.” Başka bir rivayete göre “Sizin cihadınız haccdır!” buyurmuştur.

Hacca giden kimse, evinden çıkıp hacc yapıp evine dönene kadar duası kabul olunur, diye hadis rivayet edilmiştir. Allah tarafından yeryüzünde kulların işlerini yapmakla görevli melekler, yeryüzüne gelmeden önce arşın altında yıkanır ve ihrama niyet ederler. Sonra “Lebbeyk” diyerek yeryüzüne iner ve Kâbe’ye gidip tavaf ederler. Makamı İbrahim de iki rekât tavaf namazı kılarla, ardından görevlerine başlarlar, diye rivayet edilmiştir.

Hatta, Peygamberlerimizden bir tanesi bir kavme yollanmış, o kavim onu yalanlayınca helak olmuşlar. Sonra o peygamber Kabe’ye gelmiş ve orada itikafa girmiş, bu hal üzereyken de vefat etmiş. Ek olarak, Rüknü yemani ile Hacer’ül Esved arasında yetmiş peygamber kabri olduğu rivayet edilir. İsmail (aleyhisselam), annesi Hacer (radiyallahu anh)’ın kabirleri altın oluk altında, Nuh (aleyhisselam), Hud (aleyhisselam), Şuayb (aleyhisselam), Salih(aleyhisselam)’ın kabirleri zemzem ile Makam-ı İbrahim arasındadır diye rivayet edilmiştir.

Mekke-i Mükerreme de yapılan her amel (namazdan hariç) yüz misli ile mükâfatlandırılır. Mekke’de bir gün oruç tutmak, başka yerde bir sene oruç tutmaktan efdaldir. Mekke’ye her gün yüz yirmi rahmet iner. Altmışı tavaf edenlere, kırkı namaz kılanlara, yirmisi de Kâbe’ye bakanlara verilir. Kâbe’ye bakmakta ibadettir. İnsanı nifaktan uzak tutar.

Her gün sekiz cennet kapısı Mekke’ye açılır. Bunlar,

1- Altın oluğun altıdır,

2- Rüknü yemanidir,

3- Hacer’ül Esveddir,

4- Makam-ı İbrahim arkasıdır,

5- Zemzem kapısıdır,

6- Safa’dır,

7- Merve’dir

8- Kabe’nin içidir.

Mekke’de bir gün hasta olan kişinin vücuduna Allah cehennemi haram kılar. Sağlıklıyken başka yerde işleyeceği altmış yıllık hayır amelden faziletli olduğu için bu sevabı alır. Mekke’nin sıcağında bir saat sabreden kişinin vücudunu Allah beş yüz yıl cehennemden uzak tutar.Mekke’de ezaya, belaya ve cefaya sabreden kimse kıyamet gününde şefaat edenler ve şehitlerle birlikte haşrolunur.Mekke’de cemaatle kılınan namazın bir rekatı, başka bir yerde kılınan bin yüz rekat namazdan efdaldir. Bu da yirmi beş yıl altı ay yirmi günlük namaz eder. Mekke’de ramazan ayında oruç tutmak başka bir yerde yüz bin ramazan ayı oruç tutmaktan efdaldir.

Hacca gitmek isteyen kimse için birçok âdâb belirlenmiştir.

1- Helalden para biriktirmek. Çünkü hacc yolunda işlenen amellerin birçoğu paraya bağlıdır. Mesela gemiye ya da hayvana binmek ve başka zaruri işleri gidermek. Fakirlere infak etmek, acize yardım etmek gibi. Binek üzerinde hacca gitmek yürüyerek hacca gitmekten daha faziletlidir. Ancak Mekke halkı ve ihrama girenler için hacc etmek Cuma namazına gitmek gibi olduğundan onlar için yürümek daha faziletlidir. Helal paradan hacc yapmaktan kasıt, fazileti anlatmaktır. Yoksa helal parası olmayan kimsenin haccı sahih değildir manasına gelmez. Günahın kulluğa mani olmadığı ayan beyan ortadadır. Helal mal ile olan hacc için peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem);

“Bir kimse helal mal ile hacc yaparsa, her adımı başına yetmiş sevap verilir, yetmiş günahı da affolunur. Yetmiş kez de derecesi artırılır.” buyurulmuştur.

Soru: Bir kişi helal mal ile hacc etmek isteyip, kendi malından şüpheye düşerse, başkasından hacc için gereken parayı ödünç alıp, sonra ona kendi parasından iade etse, malını şüpheden kurtarmış olur mu?

Cevap: Evet kurtarmış olur.

2- Ticaretten kaçınmak.

Hacc esnasında ticaret kalbin huzuruna mani olduğu için alınan sevabı eksiltir.

3- Borçlarını ödeyip yola o şekilde çıkmak

4- Dargın olduğu kimselerle barışmak, üzerinde hakkı olan kimselere hakkını helal etmelidir.

5- Dünyadan ayrılıyormuş gibi niyet etmelidir.

6- Her zaman ve gittiği her yerde tefekkürden uzaklaşmamalıdır.

Fudayl b. iyad (radiyallahu anh)’a bir kişi gelip “Ben Mekke’ye gideceğim, bana tavsiye ver! dediğinde, “Nereye gittiğinden uzaklaşma! Cevabını aldı. O kimse bu cevabı alınca, bayılıp düştü ve ruhunu teslim etti, diye rivayet edilmiştir.

7- İyi arkadaş edinmek.

8- Gücü yetiyorsa küçük evladını, cariyesini, kölesini beraberinde götürmelidir. Onların sevabından da kendisine verildiğini bilmelidir.

9- Yola çıkmadan önce sadaka vermek

10- Evinden pazartesi veya perşembe günü çıkmak

Fakat hacc yolculuğuna Perşembe günü çıkmak hakkında hadis rivayet edilmiştir.

11- Hanesinden çıkacağı zaman iki rekât namaz kılıp, ilkinde kafirun suresini okumak. İkinci rekâtta ihlâs suresini okumak gerekir. Namazdan sonra;

“Allah’ım! Yolculukta tek dostumsun, aileme, malıma, çocuklarıma ve dostlarıma seni vekil ediyorum, bizi ve onları her türlü afetten koru!” duasını okumak gerekir.

Hayvana binmek istediğinde;

“Bismillahi ve billahi vallahu ekber. Tevekkeltu ale’llah ve la havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyil azim. Maşaellahu kane velem yeşe’lem yekun innehu ala külli şeyin kadir.”

Hayvana bindikten sonra;

“Sübhanellezi sahhare lena vema künnalehu mukrinine ve inna ila Rabbina lemunkalibun. Allahümme inni veccehtu vechiye ileyke ve fevvaddu emri ileyke ve tevekkeltu fi cem’i umuri aleyke ente hasbi ve ni’mel vekil” duasını okumalıdır.

12- Giderken bu duayı okumak gerekir.

“Allahümme inna neseluke en tatviye lenal-erda ve tuhevvine aleynassefere ve en terzukena fi seferina haza selameteddini vel-bedeni vel-mali ve tubelliguna hacce beytike ve ziyarete kabre nebeyyike Muhammdin aleyhisselam.”

13- Sefer sırasında bir yerde konakladığında gündüz ise:

“Euzu bi kelimatit-temmeti, kulliha min şerri mah alaka”

Gece ise;

“Ya erdu Rabbi ve Rabbukillahi. Euzu billahi minşerri külli esedin ve evsedin ve hayyetin ve akrebin ve min sakini’l-beledi ve veledin vema velede velehu masekene fil-leyli vennehari ve huve’s-semi’ul-alim” duasını okur.

14- Yol arkadaşlarının birbirlerini nöbetleşe beklemelidir ve bunun için niyet etmelidir.

Korkulacak yerde Ayetel Kürsi, İhlâs, Felek ve Nas surelerini okumalıdır. Sonra:

“Bismillahi maşaallahu lahavle vela kuvvete illa billahi hasbiyallahu tevekkeltu alallahi maşaallahu la ye’ti bi’-hayri illallahu maşaallahu layasrifus-su’e ilallahu hasbünallahi vekefa semi’allahu limen de’a leyse veraallahi müntehen vela dunallahi melce2en keteballahu leglebenne ene ve rusuli innallahe kaviyyun azizun tahassentu billahi’l-azim.”

15- Yüksek yere çıkınca tekbir getirmek.

16- – Alçak yere indiğinde “Sübhanallah vel hamdulillah, vela ilahe illahu vallahu ekber. Vela havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim” demek

17- Fakirlerin, sevgisi sebebiyle hacca niyet etmesine rağmen haccı terk etmesi ve vatanına dönmesi gerekir.

Çünkü hacc yolunda zaruret olan bir takım zorluklara düşerler. Zengin kimselere gidip kapılarında; “Ben hacca gidiyorum, duanın kabul edileceği yerlere gideceğim ve dua edeceğim, fakir halime merhamet edin!” diyerek zillet ve riya ile yalvarmaktan çekinmelidir.

Yolculukta böyle birine rastlandığında ”Sana hacc farz değil, niçin yola çıktın?” dememelidir.

18- Karadan veya denizden hacca gidecek kimse, Rabiğa veya yakınlarına geldiğinde, Haccın ilk farzı olan ihrama girer, Ona şart derler. Yalnız Hacc niyetiyle olursa ona “Müfridü’l hacc” derler, Umre niyetiyle olursa, şevval ayının hilali görülmeden önceyse “Mfridü’l umre” sonrasıysa “Mutemtti” derler. Şevval ayının hilali görnmeden önce ihrama girip, hilalin görnmesinden sonra tavaf yaparsa “Mutemetti” olur.

İhrama girecek kişi, saçlarını traş eder, kötü tüylerini alır, tırnaklarını keser. Hanımı veya cariyesi yanındaysa namahremden şehvetini tamamen kesmek için bu niyetle ihrama girmeden önce ilişkiye girmelidir. Bunun için alınması gereken gusül abdesti hem farz olan hem de ihram için alınması gereken gusül olarak yeterlidir.

19- Kerahet vakti değilse iki rekât namaz kılmak. İlk rekâtında kafirun, ikinci rekâtında ihlas okunmalıdır.

20- İhram bezi beyaz ve yeni ya da beyaz ve güzel olmalıdır.

21- İhram bezinin uçlarını düğümlememek gerekir. Eğer bunu yaparsa kötülük yapmış olur.

22- İki rekât namaz kıldıktan sonra, namazın ardından kalbi ile niyet edip, sonra bu niyeti diliyle tekrarlamak gerekir.

Yalnız hacca niyet edip ihrama girerse:

(Allahümme inni üridül hacce feyessirhu li vetekabbelhu mini neveytülhacce ve ehramtü bihi lillahi teala)

“Allah’ım hacc yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır, benden kabul et. Niyet ettim Allah rızası için Hacc yapmaya ve bunun için ihrama girdim”demelidir.

İhrama girdikten sonra;

“Lebbeyk allahümme lebbeyk, Lebbeyk la şerike leke lebbeyk, inne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülke la şerike lek.” diye telbiye etmek gerekir. Nu telbiyeyi de yüksek sesle yapmak gerekir.

23- Namazlardan sonra yüksek ve alçak yerlere çıkıp inerken yollarda cemaate rast geldiği zaman ve seher vakitlerinde, uykudan kalkınca, telbiye etmek gerekir.

24- İhram ve teferruatını mikata gelmeden önce yapmalıdır.

25- Arasat meydanına çıplak gideceğini hatırından çıkarmamalıdır.

26- Haccın ikinci farzı olan Arafat vakfesinde, Huzur-u bari de Arasat meydanında duruyormuş gibi durmalıdır.

27- Haccın üçüncü farzı olan tavafa giderken, Arasat meydanında herkesin bir yere sevk edileceğini düşünmek.

28- Haccın vaciplerini yapmak gerekir.

Bunlar;

a- Müzdelife,

b- Safa ile Merve arasında Sa’y etmek,

c- Şeytan taşlamak,

d- Uzaktan gelen hacıların veda ziyareti

e- Saçları tıraş etmek ve kısaltmak,

f- İhramın mikattan önce olması,

g- Arafat vakfesinde güneş batıncaya kadar durmak,

h- Tavafa hacerül-esved’den başlayıp Kabe’yi sol tarafa almak,

i- Sat ve tavafta yürümek

j- Say ve tavafı abdestle yapmak,

k- Avret yerlerini örtmek,

l- Say’a Safa’dan başlamak,

m- Hacc-ı Kıran ve Hacc-ı Temettu edenlerin kurban kesmesi,

n- Tavaf için iki rekat tavaf namazı kılmak,

o- Kurban günü Cemre-i Akabeyi atıp, sonra traş olmak ve ondan sonra kurban kesip ihramdan çıkmak.

Ayrıca ziyaret tavafını kurban günlerinden sonraya bırakmamak. Tavafı, Hacer-i İsmail’in arkasından yapmak.

Bu vaciplerden biri terk edilirse cinayet kurbanı gerekir ve bunu geciktirmeyip hemen kesmek gerekir.

29- “Lebbeyk” diyerek nara attığında, Allah’ın emri İbrahim (aleyhisselam)’ın davetine icabet etmeye niyet etmektir. Çünkü İbrahim (aleyhisselam) Allah’ın emriyle Kabe’nin binasını inşaya başlayıp tamamladığında, bütün yaratılmışları buraya davet ile emrolundu. Ayette;

“İnsanlar içinde Haccı ilan et. Gerek yaya gerek uzak yollardan gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler” (Hacc suresi-27) buyrulmuştur.

Bu ayeti tefsirinde: “İbrahi (aleyhisselam) bu emir üzerine kubeys dağına çıkıp:

“Ey insanlar! Allah sizin için bir ev inşa etti. Sizin burayı hacc etmenizi emretti. O zaman gelin Hacc edin” demiştir.

Bunu üzerine babalarının sülblerinden, analarının rahimlerinden “Lebbeyk” sedası ile İbrahim (aleyhisselam)’e cevap geldi. Bu cevaba bazılarından bir defa bazılarından birden fazla cevap veren oldu. Bunun için bir defa cevap verene bir defa, birden fazla cevap verene birden fazla hacc yapanlardır denilmiştir. Asla cevap vermeyenler hiç yapmayanlardır. İbrahim (aleyhisselam) bu sesleri işitince “Ey Rabbim! Bu sesler kimlerin sesleridir? diye sorduğunda “Onlar ümmeti Muhammed’dir” diye cevap geldi.

Bu ümmetin Kâbe’ye olan sevgilerinden dolayı İbrahim (aleyhisselam), misafire ikram eden biri olduğu için, bu ümmete ziyafet vermek istedi. Bu arada Cebrail yere indi. Allah’ın şu emrini tebliğ etti. “Şu bir avuç kafuru al ve insanları çağırdığın yerden yüzüne serp. Ondan tuz nimeti hâsıl olur. Ümmeti Muhammed onunla yararlanır ve bu senin onlara ziyafetin olmuş olur.” Bunun üzerine İbrahim (aleyhisselam), söylenileni yaptı, o kafuru rüzgara biraz suya ve biraz yere olmak üzere dağıttı, onunla da toprak ve deniz tuzu oldu.

30- Haccı yaptıktan sonra hemen umreyi yapmak gerekir.

Çünkü her kim haccın ardından geciktirmeden umreyi yaparsa, günahlarından temizlenir ve fakirlikten kurtulur. Ömer b. Hattab (radiyallahu anh) “Umreyi hemen haccın ardından yapın. Çünkü bular kir’in demirin pasını söktüğü gibi günahları ve fakirliği söker.” buyurulmuştur. Fakat ramazan ayında yapılan her umre için bir Hacc sevabı verildiği rivayet edilmiştir.

31- Hacer’ül esvedi öpmek gerekir.

Ama iki konuda dikkatli olunmalıdır.

a) Sessiz öpmelidir. Namazda, secdede ellerini koyduğu gibi elleri arasına yüzünü koyup sessiz bir şekilde öpmelidir.

b) Bunu yaparken kimseye eza ve sıkıntı vermemelidir. Çünkü adabı yerine getirirken harama girmiş olur. Eğer izdiham olur ve hacer’ül evsedi öpmek mümkün değilse uzaktan elleriyle işaret etmek, avuçlarını hacer’ül esvedin karşısına tutup sonra öpmek ellerini yüzüne sürmek yeterlidir.

32- Hacer’ül evsedi selamlarken onun içinde saklı bulunan Ahdi Misak emanetini aklına getirerek şu duayı okumalıdır.

“Allah’ım! Sana iman ederek, kitabını tasdik ederek, sözümü yerine getirerek yapıyorum!”

33- Zemzem içerken hangi niyet ile içerse o niyeti diliyle de söylemek gerekir.

Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ın;

“Zemzem suyu ne için içilirse ona şifadır. İşte ben bunu kıyamette susamamak için içiyorum!” buyurdukları Cabir (radiyallahu anh)’den rivayet edilmiştir.

Başka bir hadiste:

Zemzem ile cehennem ateşi, bir müminin karnında bir arada bulunmaz!” buyrulmuştur.

Diğer bir hadis-i şerifte:

“Bizimle münafıklar arasındaki fark, onların kaygusu zemzem içmekten dolmaz!” buyrulmuştur.

34- Arafat dağındaki vakfeyi yapıp, bütün sünnetleri yaptıktan sonra günahlarının affolunduğundan şüphe etmemek gerekir.

Çünkü hadis-i şerifte;

“İnsanların en günahkârı Arafat vakfesinde bulunup da günahlarının affolunduğundan şüphe edendir.” buyrulmuştur.

Anlatıldığına göre:” Bir kişi zina etmiş sonra bu yaptığından çok pişman olmuş, tövbe ve günahlarından arınmak için çok uzun bir süre münasip bir yer aramış. O sene hacca gitmiş. Arafatta vakfeyi sonra da Müzdelife’deki görevini yapıp geri gelince, çok kıymetli bir eşyasını Arafatta unuttuğunu hatırlamış ve kölesini Arafata yollamış. Köle efendisinin unuttuğu şeyi bulup geri dönerken, bir kısım insanın ellerinde süpürgelerle Arafat dağını süpürdüklerini görmüş. Onların neden burayı süpürdüklerini merak edip sorunca “Bugün Arafatta vakfe yapanların günahları Arafatta kaldı, bizde onları temizlemekle görevlendirildik.” dediler. Köle “Bugün vakfe yapan herkesin günahları affolundu mu?” diye sordu. Adamlar “Evet hepsi affolundu hatta zina edenlerde affolundu” dediler. Hâlbuki köle efendisinin günahından haberdar değildi. Köle efendisine o şeyi teslim edip gördüğü insanları anlattı. Bunun üzerine efendisinin gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Adam Allah’ın bu ihsanına şükretti. O köleyi de “Rabbim beni affetti, bende seni azat etti” diyerek serbest bıraktı.

35- Kâbe’ye girmek. Fakat Kâbe’ye girmek için birçok kura vardır.

a) Kâbe’ye girmek için ücret vermemelidir. Çünkü ücret alınır veya verilirse, Kâbe’yi ticarethaneye benzetmiş olur, bu da caiz değildir.

b) Girerken veya çıkarken veya Kâbe’nin içerisindeyken kimseye eza etmemelidir. Bunun haram olduğunu bilmelidir.

c) Sağına, soluna veya Kâbe’nin tavanına bakmadan saki namazdaymış gibi huşu ve hudu ile girip çıkmak gerekir.

d) Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ın namaz kıldığı yeri amaçlamak gerekir. Burası da Kâbe kapısını arka tarafına alıp, Kabe kapısına üç arşın mesafede durup orada iki rekat namaz kıldıktan sonra yüzünü Kabe duvarına koyup istiğfar ve hamd ile salavatı çokça getirmek gerekir. Anneye babaya, ehli imana dua etmek ve her köşede bu şekilde ziyareti yerine getirmek gerekir. Bundan sonra “Ey Rabbim! Beni dosdoğru bir giriş ile girdir dosdoğru bir çıkış ile çıkar!”(İsra suresi-80) demelidir. Ardından da şu duayı okumalıdır.

“Allahümmedhılni beyteke fe-edhılni cenneteke Allahümme ya rabbel beytil atiki iğtik rikabena ve rikabe abaina ve ümmehatina minennari. Ya azizu yagaffaru! Allahümme ya hafiyyel-el tafi aminna mimma nehafu, Allahümme inni es’eluke min Hayri mase’eleke minhu nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve selemle ve euzübike minşerri, ma isteazeke minhu nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve selemle. Rabbena tekabbel minna inneke ente’s- semiul alimu ve tub aleyna innele ente’t tevvabu’rahim”

Anlatılan bu şartlar ve adap üzere girmek mümkn değilse terk etmek evladır. Tazime aykırı hareket etmek olacağı için, Kabe’ye giremedim diye üzülmemek gerekir. Çünkü altın oluğun altı yani Haver-ül esved adlı mübarek yerde Kabe’nin içindedir, Onu ziyaret etmek Kabe’ye girmek gibidir.

Aişe (radiyallahu anh)’den rivayet edilirki; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona şöyle demiştir.

“Kâbe’ye girmek isterde giremezsen, Hacer-ül esved dedua et ve namaz kıl, çünkü o Kâbe’den bir parçadır. Fakat senin kavmin Kâbe’nin yeniden inşası sırasında onu Kâbe’den ayırdılar.”

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*