share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Haccın Adabı 2. Kısım

0 yorum

36-Duaların kabul edildiği yerleri kendisine ganimet bilip, duaya çokça önem vermek gerekir.

O mübarek mekanlar, Kabe’nin içi, Hacer’ül Esved, Rüknü Yemani , Rüknü Iraki , Rüknü Şami. Altın oluğan altı Mültezim, Tavaf anı, Makam-ı İbrahim, Zemzem içilen zaman , Arafat, Müzdelife , Mina, Şeytan taşlama zamanları ve Peygamberlerin kabirleridir.Kısaca fırsat iyi değerlendirilmeli ve dua etmelidir.

37-Ziyaret edilen mübarek yerlerde rivayet edilen duaları okumak gerekir.

Mekke’yi gördüğünde ;

“Allah’ım bana rahmet ve bağışlanma kapılarını aç ve beni oralardan girdir.” Diye dua edilmelidir.

 

Babü’s-Selam’a gelmeden önce kabe’yi görünce;

“Allah’ım bu şüphesiz ki senin evindir. Sen onu yüce ve kerem üzere ve de şerefli eyledin! Allah’ım! Onu şeref ve kerem bakımından daha da yücelt.Onun muhabetini de artır.Onu hacc edenin iyiliğini ve keremini de artır.Bana rahmetinin kapılarını aç.Beni cennetine girdir.Kovulmuş şeytandan sana sığınırım!” diyerek dua etmelidir.

Babü’s-Selamdan içeri girdiğinde başını kaldırıp Kabe’ye bakarak bütün isteklerini Allah’a arz etmelidir. Sonrasında bu duayı okumak gerekir.

“Allah’ım sen selamsın ve selam sendendir. Rabbimiz bizi esenlikle yaşat, bizi fazlın ve kereminle, esenlik yurduna girdir.”

Eski Babü’s-Selam kapısı denilen, Bab’u Beni Şeybe’den içeri girince;

“Allah’ım bu senin haram kıldığın yerindir. Herkesin güvende olduğun yerindir. Senin ‘Kim oraya girerse güven içindedir’ sözün haktır. Alllah’ım etimi ve kanımı ateşe yasakla. Kullarını dirilttiğin gün bizi azabından koru, Beni Beyti Haram’a ulaştıran Allah’a hamdolsun !” diye dua etmek gerekir.

Kabe tam karşısında olduğun zaman :

“Allah’ım bu ev senin evindir, bu harem senin haremindir. Bu emniyetli yer senin emniyetli yerindir. Bu makam ateşten sana sığınılan makamdır, etimi ve vücudumu ateşe haram kıl!” diye dua edilmelidir.

Hacer-ül Esved ile Rüknü Yemani arasında Kabe’ye karşı durup kalbiyle tavafa niyet ettikten sonra diliyle bu niyeti tekrarlamalıdır ve de duaları okur. Mutlak tavafa niyet ederse.

“Allah’ım senin beyt-i haramını tavaf etmek istiyorum, onu bana kolaylaştır ve onu benden yedi şavt olarak senin rızan için kabul eyle!” der.

Münferid bil Hacc olduğunda, ihrama girmişse :

“ Yedi şavt olarak ,Allah rızası için umre tavafı etmeye.” der.Haccı Kıran’a niyet ederek ihrama girdiyse ona iki tavaf ve iki say gerekir , ilk tavafında umreye niyet eder.Sonra Safa ile Merve arasında say yapar. İkinci tavafında hacc’a niyet eder, sonrasında ikinci say’ını da yapar.

Tavafa niyet ettikten sonra Hacer-ül Esved’in karşısına geçip, namazda iftitah tekbiri için ellerimizi kaldırdığımız gibi; “Bismillah Allahu Ekber” deyip ellerini salı verir. Dokuna bilirse Hacer-ül Esvede dokunur. Yukarıda da beyan edildiği gibi mümkünse öpmelidir, mümkün değilse işaret yapmalıdır, sonra ise şu duayı okumalıdır.

“Allah’ım emanetimi yerine getirdim , verdiğim sözü de tutum.Vefama sen şahit ol!” Ardından şu duayı okur:

“Allah’tan başka ilah yoktur ,o tektir ve ortağı yoktur.Mülk ve hamd o’nundur. Şüphesiz ki onun gücü her şeye yeter. Allah’ım sana iman ettik , kitabını tasdik ettik, bizden aldığın sözü yerine getirdik ve Peygamberimiz Muhammed (s.a.v) ‘ın sünnetine tabi olduk.”

Bu duadan sonra sağ omzunu açıp, ihramın ucunu sağ koltuğunun altından çıkarıp sol omzu üzerine alıp tavafın üç şavtında sık ve büyük adımlarlarla yürünür. Bu şekilde Peygamber efendimizin hadisi uygulanmış olur:

“Peygamberimiz Mekke’nin fethinde Ashab-ı kiram ile Kabe’yi tavaf ederken Kureyşlilerden bazı akılsızlar ‘Biz neden bunlarla savaşıp bunları öldürmedik, çünkü onları Medine sıtması zayıf düşürmüştür.’ diye laf atıyorlardı.

Resulullah (S.A.V) da bunu duyunca mübarek sağ omzunu açık olarak tavaflarının üç şartını cesurca, kuvvetini onlara göstermek istercesine yürüdü. Kalan dört şavt da ihramı eski haline döndürüp vakar ile tavafını yaptı.”

Multezim-i şerif’in yanına geldiğinde şu dua okunur.

“Allah’ım şüphesiz ki üzerimde hakların var. Onları bana bağışla.”

Kabe kapısının karşısında şu dua okunur.

“Allah’ım bu ev senin evin, bu harem senin haremindir.Bu emin yer senin emin yerindir,bu makam ateşten sana sığınılan makamdır. Etimi ve kanımı ateşe haram kıl!”

Bu duayı okurken gözleri ile Makam-ı İbrahim’i işaret eder ve şu duayı okur.

“Allah’ım! Senin bu evin çok yücedir. Yüzün kerimdir,Sen rahmet edenlerin en merhametlisisin, beni kovulmuş şeytandan koru.”

Rükn-ü Irakı’ye gelene kadar, tesbih, hamdele ve salvele ile meşgul olmak gerekir. Rükn-ü Irakı’ye varınca ise şu dua okunmalıdır.

“Allah’ım sana şirk koşmaktan, küfürden ,şüphe, nifaktan, aile , mal ve evlatta kötü ahlak ve kötü durumdan sana sığınırım!”

Altın oluğa gelene kadar yine tesbih , hamdele, salvele ile meşgul olunmalıdır.Altın oluğun yanına gelince şu dua okunmalıdır.

“Allah’ım arşının gölgesinden başka hiçbir gölgenin bu bulunmadığı beni arşının gölgesinde gölgelendir.Allah’ım Bana nebin Muhammed (S.A.V)’in kasesinden öyle bir şerbet içir ki bir daha susamayayım.”

Ruknü Şami’ye gelene kadar tesbih , hamdele, salvele ile meşgul olmalıdır. Ruknü Şami’ye gelince şu dua okunur.

“Allah’ımbu haccı iyi, bu Say’ı benim için meşkur, günahların bağışlandığı , amellerin kabul olunduğu, kazançlı bir ticaret eyle.Affınla ey Aziz, rahmetinle ey rahmet edenlerin en merhametlisi, Rabbim bağışla şüphesiz ki ikram edenlerin en yücesisin”

Rüknü Yemani’ye gelince;

“Allah’ım! Senden bu dünyada ve ahrette bağışlanma ve afiyet dilerim” diye dua edilir.

Mümkün olursa Rüknü Yemani’ye sağ elini değmelidir.Çünkü Rüknü Yemani de yetmiş bin melek vardır.Bir kimse Rükn-ü Yemani de dua ederken onlar amin derler, diye rivayet edilmiştir.

Rükn-ü Yemani ve Hacer-ül Esved arasında şu dua okunmalıdır.

“Rabbimiz, bu dünyada ve ahirette de bize iyilik ver!”

Hacer-ül Esved’e gelince şu dua okunur:

“Allah’ım, rahmatinle beni bağışla ,dinden alıkoyulmaktan, fakirlikten, göğüs darlığından ve kabir azabından sana sığınırım.”

Anlatıldığı şekilde yedi şavtı tamamlayınca, Multezem-i şerif’e gelip, Beyt-i Saadet ‘e kapanmalıdır.Sonra yüzünün sağ tarafını Multezem-i şerif’e koyup sağ eliyle Kabe’nin örtüsüne sarılmalı ve günahlarından dolayı tövbe ve istiğfar için Cenab-ı Hakka yalvarmalıdır.Ardından da bu duayı okumalıdır;

“Allahümme ya Rabbe’l-beyi’l-atik rekabeti mine’n-nari ve ei’zni mine’şşeytani’r-racim Ve ei’zni külli suin ve kanni’ni bima razakteni ve barikli fima a’teyteni.Allahümme inne hazel beyte beytuke vel abde ve haza makamu’l –ei’zi bike mine’n-nari Allahümmecalni ekreme vefdike aleyke.”

Bundan sonra Makam-ı İbrahim’de vacip olan iki rekat namaz kılmak gerekir.İlk rekatta kafirun suresi ,ikinci rekatta İhlas suresi okumalıdır.

Bundan sonra tekrar Hacer-ül Esved’i selamlayıp , Zemzem kuyusunun Kabe’ye bakan kısmına yüzünü tutup Allah’tan dilediğini isteyerek Zemzemden içer ve şu duayı eder.

“Allah’ım senden yararlı bir ilim, bol rızık, her türlü hastalıktan şifa dilerim.”

Safa kapısından çıkıp, Safa dağı üzerindeki derecelerin üzerine çıkarak yüzünü Kabe’ye döner ve şu ayeti okur,

“Safa ve Merve Allah’ın şiarlarıdandır.kim Beyt-i hacc ederse veya umre yaparsa , o ikisinin arasında tavaf yapmasında üzerine günah yoktur.”(Bakara suresi-158)

Sonra Allah’tan dilediği varsa onu ister, kalbiyle say yapmaya niyet eder sonra diliyle şöyle der;

“Allah’ım Safa ile Merve arasında say yapmak istiyorum.”

Eğer Müfred bil Hacc yapıyorsa “Say el-kudum” diye, Umre yapıyorsa yada temettu yapıyorsa “Say-i Umre” diye , Hacc-ı Kıran-a niyet etmiş ise , ilk say da “Say-i Umre”, ikinci say da “Say el kudum” diye niyet eder. Sonra iftitah tekbirinde ellerini kaldırdığı gibi kaldırı r ve Allahu ekber deyip ellerini salıverir ardından Allahu ekber ve lillahil hamd der, son olarak da şu duayı okur:

“Allahu ekberu ala ma hedana ve’l-hamdu lillahi ala ma evlana la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu lehu’l-mülkü ve lehu’l –hamdu ve hüve ala külli şeyin kadir la ilahe illallahu muhlisine lehu’d—dine ve lev kerihe’l-kafirune la ilahe illallahu vahdehu ve nasara abdehu ve enceze vahdehu ve hazeme ‘l-ahzaba vahdehu. Allahümme inneke kulte ve kavluke’l-hakku ve ente la tuhliful miade ve inni eseluke kema hedeyteni lil islami enla tenzeahu minni hatta teveffani ve ene muslimun. Allahümme inni eseluke imanen daimen ve yakinen sadiken ve limen nafian ve kalben haşian ve lisanen zakiren ve eseluken afve vel afiyete vel muafeti fid dünya vel ahireti.”

Ardından iki yeşil direk arasında tavaf gibi hızlı adımlarla üç şavt yapar ve bu duayı okur;

“Allah’ım senin bilmediğin ve bizim bilmediğiniz şeyler hakkında bizi bağışla, bizi ateşten güvende kıl ve cennetine girdir.Rabbim dünyada ve ahirette bize iyilik ver, bizi ateş azabından koru.”

Bunun sebebi ; İbrahim (a.s) , Hacer’i çorak vadide bıraktığı zaman , onları Allah’ın himayesine bıraktı.Bir müddet sonra suları tükendi.Hem kendisine hemde oğlu ismail(a.s) susuzluk başladı. Hacer oğlunu şu an zem zem kuyularını olduğu yere bırakıp su aramaya başladı. Safa dağına çıktı, sonra su ümidiyle, Merve dağına giderken bu iki yerin arasına geldiğinde, İsmail (a.s) görüp ona olan şefkat ve merhametinden dolayı hızlıca yürümüştür.İşte safa ile Merve arsındaki yürüme bu yüzdendir.

Kadınlar telbiyeyi sesli yapmazlar.Çünkü sesleri namahremdir.

38- terbiye günü, Zilhiccenin 8. günü, sabah namazını Harem-i Şerifte kıldıktan sonra güneş doğarken sakin ve vakarlı bir şekilde Arafat’a dönmek gerekir.

39- Arasat meydanına gideceğini ve yaratanın huzurunda duracağını düşünerek telbiye yapmak gerekir.

40- Arefe gecesi Mina’da yatılmalıdır.

41- Güneş doğunca Mina’dan Arafat’a gidilmelidir.

42- Arafat’ta vakfe için gusül abdesti alınmalıdır.

43- Öğle ile ikindi namazını imamla Mescid-i İbrahim’de kılmak gerekir. Mescid-i İbrahim’e gidemeyenler, namazları vaktinde kılarlar ve cem edemezler. Bu cem etme olayı sadece imama mahsustur. Bu da namazın Mescid-i İbrahim’de kılınmasına bağlıdır.

44- Vakfe zamanı, Arafe günü zevalden sonra başlar, bayram gününe kadar sürer. Bu iki vaktin arasını ganimet bilmeli ve dua etmelidir.

45- Kerahat vakti değilse, Mescid-i İbrahim’de Tahiyyat-ul Mescid namazı kılınmalıdır.

46-Mescid-i İbrahim’de öğle namazının sünnetini kılınca, okunan hutbeyi dinlemek gerekir.

47- Öğle namazının farzını imamla kıldıktan sonra, son sünneti ile ikindinin sünnetini terk edip ikindinin farzına uyar. Bu namazlar bir ezan iki kamet ile kılınır. Cuma gününe rastlarsa, Mescid-i İbrahim’de Cuma namazı kılınmaz. Anlatılan şekilde öğle ve ikindi kılınır.

48- Cebel-i Rahmet tarafında olan siyah taşlar üzerinde durma adaptandır.

49-Vakfe yaparken yüzünü daima Kabe’ye dönmek gerekir.

50-Namazdan sonra dua edildiği gibi vakfedeykende elleri kaldırmalıdır.

51-Dua ederken aralarda “Lebbeyk” demek gerekir.

52- Vakfe sırasında 100 kere; (La İlahe İllahu Vahdehu La Şekire Leh Lehül Mülkü ve Lehül Hamdü ve Hüve Ala Küllü Şeyin Kadir)

“Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Hamd ve Mülk O’nundur. O’nun gücü her şeye yeter.”

100 kere, İhlas suresi okunmalıdır.

Ayrıca 100 kere de; “Estağfirullah El-Azim; Ellezi La İlahe İlla Hu ve’l Hayyul Kayyum ve Etubu İleyh ve nes eluhuttevbete ve’l Mağfirete ve’l Hidayete lena İnnehu Huve’t Tevvabür Rahim” demelidir.

53-Gözlerinden bir damla bile olsa yaş akıtmaya gayret etmelidir. Çünkü Haccın kabulüne ve kendisinin bağışlanmasına sebep olduğu söylenmiştir.

54- Güneş battıktan sonra bir miktar daha durup, sonra Müzdelife’ye geldiğinde Meş’ar-i Haram civarına inmek gerekir. Akşam namazının farzını ardından yatsı namazının farzı, son sünneti ve vitir namazını kılmalıdır. Akşam namazının sünnetiyle yatsı namazının dört rekat sünnetinden muaf tutulmuştur. Bu iki vakit namaz bir ezan bir kamet ile kılınır.

55- Ertesi gün atılacak taş ve cemreler için yetmiş adet taş toplamalıdır. Kendi temizliğinde şüphesi varsa güzelce yıkanmalıdır.

56- Müzdelife’de bu dua okunur (Allahümme harrim lahmin ve şahmin ve’şari ve demi ve azmi ve muhhi ve cemia ve cevahiri alennari) “Allah’ım, etimi, yağımı, saçımı, kanımı, kemiğimi, beynimi ve tüm organlarımı ateşe yasakla”

57- Üzerimde bulunan kul hakkı ve her türlü hakkın bağışlanması için dua etmelidir. Dua ederken ihlaslı olmak gerekir. Duanın adabında bu konu işlenmişti. İbn Ömer (r.a.) ve ibn Abbas (r.a)’dan rivayet edilir ki;

“Resulullah (sav) arefe gecesi ‘Allah’tan ümmetinin bağışlanmasını diledi’ kul hakkı hariç bütün günahlar affolundu. Bayram gecesi Müzdelife’de, ‘Ey Rabbim! Mazluma, gördüğü zulümden daha iyisini ver ve zalimi de affetmeye kadirsin’ diye dua ettiğinde bu duası da kabul oldu. Bu duayla şeytan bile tahassur oldu. Hatta başına toprak saçıp feryad ederken Resulullah onu gördü ve tebessüm ettiler.” İşte bu şeytanı gördüğü yere tahassur vadisi denir ve burada vakfe yapılmaz.

58- Bu duayı tekrar okumak gerekir (Allahumme bihakki meş’aril harami ve rükni vel makami ebliğ seyyidena Muhammedin minnat tahiyyete vesselame. Ve edhilne daresselami ya zel celali vel ikrami) “Allahım! Meşari haram rükün ve makam için peygamberimize bizden selam ulaştır. Bizi esenlik yurduna girdir, ey Celal ve Kerem sahibi olan Rabbim!”

59- Müzdelife Vakfesi için gusül almak gerekir su bulunamazsa teyemmüm etmelidir.

60- Müzzdelife Vakfesinden sabah namazı karanlığı geçmeden gitmek.

61- Meşaril Haram’da vakfedeyken telbiyenin aralarında; “Rabbimiz! Bize bu dünyada ve ahrette iyilik ver ve ateş azabından bizleri koru” duasını tekrarlamalıdır.

62- Sabahın vakti girdiğinde güneş doğmadan önce Mina’ya gitmek gerekir.

63- Mina’ya giderken Batn-ı Mahşer ki ona ateş vadisi denilir, o yerden çok hızlı bir şekilde geçmek gerekir çünkü Peygamberimiz şeytanı orada görmüştür, Kabe’yi yıkmak için gelen fil ordusu da o yerde azaba uğramışlardır.

64- Mina’ya geldiğinde, doğruca Cemre-i Akabe’ye gelerek kimseye eza etmeyerek Müzdelifeden aldığı taşların yedisini alıp beş arşın karşısında durup iftitah tekbirindeki gibi ellerini kaldırıp “Bismillahi Allahu ekber” deyip ellerini Salı verir.Sonra taşlardan birini alıp baş parmağı ve şahadet parmağıyla tutup ellerini kulağına kaldırıp “ Şeytana rağmen ,Allah rızası için ,Allah’ım günahlarımı affet!” diyerek taşı atmalıdır.Bu şekilde yedi taşı da atmak gerekir.Taşı atarken dibine düşürmeye gayret etmek gerekir.Eğer taşlar duvara çarpıp duvardan bir arşın uzak yere düşerse tekrar atılması gerekir.Yedi taşı birden atarsa bir taş yerine geçer. Altı taş daha atması gerekir bu yüzden tedbir olsun diye yanında fazladan taş bulundurmak gerekir.

65- Güneş doğduktan sonra zeval vaktine kadar Cemre-i Akabe’yi atıp telbiyeyi bitirmek gerekir.

66-Cemre-i Akabe’yi attıktan sonra Müfred bil hacc ise saçlarını tıraş eder, mutemmeti veya Kıran ise şükür kurbanını kesip öyle tıraş olur.

 

Ogün tavaf ziyareti yapmak efdaldir.İkinci ve üçüncü günlerde caizdir.Kurban günleri geçtikten sonra kesmek Haccın cinayetindendir.

 

67. Traş olurken ‘Allahu ekber’ deyip bu dua okunmalıdır;

 

 

“Allah’ım! İşte saçlarım senin(kudret) elindedir.Her teline karşılık kıyamet gününde bana nur ver, Allah’ım bu ibadeti bana mübarek kıl,beni bağışla, günahlarımı affet, rahmetinle amelimi kabul eyle.Senin rahmetinle, ey rahmet edenlerin en merhametlisi ,Allahu ekber ! Bize hacc yapmamıza yardım eden Allah’a hamd olsun ,Allah’ım, imanımı, inancımı ve başarımı kuvvetlendir.Bizleri , babalarımızı ve annelerimizi bağışla.”

Kısaca bayram şu dört şey arasındaki sıraya dikkat etmelidir.Şeytan taşlama, sonra mutemetti ve kıran için olan şükür kurbanı kesmek, sonra tıraş olmak,sonra ise Mekke’ye gidip tavaf ziyaretini yapmak.

68- Üç gün taşlamalar için gusül almak gerekir.

69-Taşlama geceleri Mina’da yatmak gerekir.

70-Bayramın ikinci günü 21 taş alıp Mescid-i sayf-a giderek cemaat ile öğle namazı kılıp dua ettikten sonra, doğruca Mescid-i sayf-in hizasındaki Kusva’ya gelip önceki günkü gibi taş atmak gerekir.Alameti

Mensube’nin alt tarafında durarak dua etmelidir.Sonra ortadaki taşlama terine gelip, taş atıp dua etmek gerekir.Şeytan taşlama yerine geldiğinde taşları atıp dua etmeden beklemek ve giderken dua etmek gerekir.

Orada kalınan üç günün hepsinde de bu tertibe uymak gerekir.Eğer dördüncü günü kalmayıp üçüncü günü Mekke’ye giderse attığı taş sayısı kırk dokuz olmuş olur.Geriye kalan 21 taşı gömmek gerekir.Çünkü o taşlara saygı göstermek lazımdır.

Saygıya layık olduklarının deliliyse ,İbrahim (A.S) zamanından bu zamana kadar üç yerde o kadar çok taş atıldı ki, o taşlardan yüce dağlar meydana gelmesi gerekirdi.Halbuki bu olmaz.Taş ayılan yerlerde çok az taş bulunur.Bunun hikmeti haccı kabul olanların taşları (gökyüzüne ) yükselir, kalan taşlar ise Allah korusun haccı kabul olmayanların taşlarıdır.

71.Mina’da kalınan süre içerisinde beş vakit namazı cemaat ile Mescid-i sayf’de kılmaya gayret etmelidir.

72.Mina’dan Mekke’ye giderken Batha’ya geldiğinde Mashab adı verilen mübarek yerde biraz durup dinlenmek ve tasadduk ve Kur’an okumak gibi hayırlı amellerle meşgul olmak gerekir.

73.Haccı bitirmeye muvaffak olamayıp, vefat edenlerin mirasçıları,zikredilen adap üzerine, ölen kişinin haccını güzelce ifa etmelidir.Çünkü Allah Teala bunun gibi hacc yapan için üç kişiyi cennete koyar;

a) Ölen kişi

b) Onun için ihrama girip onun için hacc yapını

c) Vasiyetinin yerine getirilmesi için ön ayak olan kişi

 

Hadis-i Şerifte;

“Allah bir hacc için üç kişiyi cennete koyar; Ölen kişiyi,hacc yapan ve buna yardım edeni” Buyrulmuştur.

74. Tavaf-ı ziyeret, Umre, Tavaf-ı Veda’yı yaptıktan sonra, Peygamber(S.A.V)’i Medine-i Münevvere gitmek ve giderken hızlı davranmak gerekir.Çünkü kabir ziyaretinde dikkat edilmesi gereken güzel adab, yerine getirilmelidir.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*