share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Hz. Ali’nin Nasihatları

0 yorum

MÜ’MİNLERİN EMÎRİ Hz. ALİ’NİN NASİHATLARI

Hz. Ali’nin Hz. Ömer’e Nasihatta Bulunması

– Hz. Ömer bir gün Hz. Ali’ye

“Ey Eba’l-Hasan! Bana nasihatta bulun!” dedi. Bunun üzerine Hz. Ali şunları söyledi:

“Yakînini (kesin bilgi ve inançlarını) şüpheye dönüştürme ve zanlarını hakikat sanma. şunu da unutma ki senin için ancak dünyada vermiş olduğun sadakalar, yaptığın adalet ve giyip de eskittiğin ve çürüttüğün şeyler vardır”. Bu sözleri dinleyen Hz, Ömer de

“Doğru söyledin ey Eba’l-Hasan!” dedi.

– Hz. Ali, Hz. Ömer’e şunları söyledi: “Ey Mü’minlerin Emîri! Eğer senden önceki iki arkadaşına (Hz. Peygamber’le Hz. Ebubekir’e) katılmak istiyorsan uzun emellerden vazgeç, doyasıya yeme, eteğini kısalt, elbiseni ve ayakkabılarını yamala! Bu şekilde onlara katılmış olursun.”

Hz. Ali’nin Bir Nasihatta Hayrın Hakikatından Bahsetmesi

– Hz. Ali şöyle buyurmuştur: “Hayır, malının ve çocuklarının çoğalması demek değildir. Hayır; ilminin artması, yumuşak huylu ve güzel ahlaklı olup Allah Teâlâ’ya herkesten çok ibadet etmendir. Güzel ameller yaptığında Allah’a hamdedip kötülük işlediğinde de O’ndan bağışlanma dilemendir. Bil ki şu iki kişiden başka dünyadaki insanların hiçbirinde hayır yoktur: Birisi, bir günah işlediğimde derhal pişman olarak bu günahı sildiren kişidir. Diğeri ise hayır yolunda koşan insandır. Kabul olunacağı cihetle takva ile yapılan hiç bir amel azımsanamaz.

Hz. Ali’nin Vurulduktan Sonra Oğlu Hasan’a Nasihatta Bulunması

– Hz. Hasan, İbn Mülcem tarafından hançerle ağır şekilde yaralanan babası Hz. Ali’nin huzuruna ağlayarak girdi. Hz. Ali ona niçin ağladığını sordu. O da

“Sen ahiretin ilk, dünyanınsa son gününde bulunduğun bir sırada nasıl ağlamayayım?” cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Ali

“Oğlum! dörder nasihattan oluşan su sözlerimi iyi dinle ve sakın unutma. Çünkü bunları unutmadığın sürece hiç birşey sana zarar veremez” dedi. Hz. Hasan’ın

“Babacığım! Bunlar nedir?” demesi üzerine de şöyle buyurdu:

“En büyük zenginlik akıl, en büyük fakirlikse ahmaklıktır. En büyük cehâlet (bilgisizlik) kendini beğenmişlik; en büyük şeref de güzel ahlaktır”. Hz. Hasan

“Babacığım diğerleri nelerdir?” diye sorunca Hz. Ali şunları söyledi:

“Sakın ahmaklarla arkadaş olma. Çünkü ahmak bir insan fayda vereyim derken sana zarar verir. Sakın yalancılarla dost ve arkadaş olma! Çünkü böyle bir insan sana uzakları yakın, yakınları ise uzak gösterir. Sakın cimrilerle dost olayım deme; çünkü ihtiyacının olduğu şeyleri senden esirger. Sakın kötü insanlarla arkadaşlık yapma; çünkü kötüler seni çok ucuz birşeye dahi satar”.

– Hz. Ali, oğlu Hz. Hasan’a şunları söylemiştir: “En iyi dost güzel ahlak, en iyi arkadaşsa akıldır. Edeb de en güzel mirastır. İnsanın kendisini beğenmesinden daha büyük vahşet yoktur”.

– Hz. Ali oğlu Hasan’a şöyle nasihat etmiştir: “Söyleyene değil, söylediği şeylere bak. Menfaata dayanmayanların dışında bütün dostluklar bir yerde kesilmeye mahkumdur”

Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda şu yönetmeliği hazırlamıştı.

Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın .
Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.
Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin .
Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.
Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat edin.
Doğru, dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin.
Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyin.
Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyin.
Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın.
Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap verin.
Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın .
Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin.
Esnaf ve tüccara dikkat edin; onlara gereken önemi gösterin, fakat ihtikâr, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin.
El işlerine yardım edin; çünkü bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır.
Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.
Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın .
Kan dökmekten kaçının, İslâm’ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyin.

Hz.Ali(R.a.)’nin Peygamber Efendimiz(S.A.V.)’den rivayet ettiği hadislerden bazıları:

“Günah işleyen biri pişman olur, abdest alır namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse Allah’u Tealâ Nisâ suresinde ‘Biri günah işler veya kendine zulmeder sonra pişman olup Allah’u Teâlâ’ya istiğfar ederse Allah’u Teâlâ’yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur’ buyurmaktadır.”

“Üzerinde farz namaz borcu olan kimse, kazasını kılmadan nafile kılarsa boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazasını ödemedikçe Allah’u Teâlâ onun nafile namazlarını kabul etmez. ”

“Malınızın zekâtını veriniz. Biliniz ki, zekâtını vermeyenlerin bunu vazife kabul etmeyenlerin namazı, orucu, haccı ve cihadı ve imanı yoktur. “Peygamberimiz (s.a.s.) Hz. Ali’ye buyurdu: ” Ya Ali, altıyüzbin koyun mu istersin, yahut altıyüzbin altın mı veya altıyüzbin nasihat mı istersin ? ” Hz. Ali dedi: “Altıyüzbin nasihat isterim.” Peygamberimiz buyurdu: “Şu altı nasihate uyarsan altıyüzbin nasihata uymuş olursun:

Herkes nafilelerle meşgul olurken sen farzları ifa et. Yani farzlardaki rükünleri, vacipleri sünnetleri, müstehapları ifa et.
Herkes dünya ile meşgul olurken sen Allah’u Teâlâ’yı hatırla. İslâm’a uygun yaşa; İslâm’a uygun kazan; İslâm’a uygun harca.
Herkes birbirinin ayıbını araştırırken sen kendi ayıplarını ara. Kendi ayıplarınla meşgul ol.
Herkes dünyayı imar ederken sen dinini imar et, zinetlendir.
Herkes halka yaklaşmak için vasıta ararken, halkın rızasını gözetirken sen Hakk’ın rızasını gözet; hakka yaklaştırıcı sebep ve vasıtaları ara.
Herkes çok amel işlerken sen amelinin çok olmasına değil, ihlaslı olmasına dikkat et.
“Hz. Ali buyurdu:

“Kişi dili altında saklıdır. Konuşturunuz, kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız.”

“İnsanın yaşlanıp Rabbini bildikten sonra ölmesi, küçükken ölüp hesapsız Cennet’e girmesinden daha hayırlıdır. ”

“Kul ümidini yalnız Rabbi’ne bağlamalı ve yalnız günahları kendini korkutmalıdır. ”

“Cahil, bilmediğini sormaktan utanmasın. Âlim, içinden çıkamayacağı bir meselede en iyisini Allah’u Teâlâ bilir’ demekten sakınmasın.”

“Sizin için korktuğum şeylerin en başında, nefsinin isteğine uymak ve uzun emelli olmak gelir. Birincisi hak yoldan alıkoyar; ikincisi ise ahireti unutturur. ”

“Amellerin en zoru üçtür. Bunlar; nefsin hakkını verebilmek, her halde Allah’u Teâlâ’yı hatırlayabilmek, kardeşine bol bol ikramda bulunabilmektir. ”

“Takva, hataya devamı bırakmak; aldanmamaktır . “

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*