MECMA’UL ÂDÂB

 

01/01/2010

 

SOHBET KONUSU

 

YEDİNCİ BAB

NAMAZ ÂDÂBI

 

Namazda dikkat edilmesi gereken en önemli âdâb huşûdur. Huşû; bir kimsenin namaza başladığı andan selam verinceye kadar geçen sürede kendisinin namazda ve Allah’ın huzurunda münacatta bulunduğunu bilmesi ve bunu düşünerek namazını edâ etmesidir. İşte bu hudû ve huşû içinde kişinin lezzet alabilmesi için, korkulu ve alçak bir sesle, kıyamdayken secde edeceği yere, rükûda ayaklarının üzerine ve secdedeyken bununa, oturduğunda ellerinin üzerine ve selam verirken omuzlarına bakarak namaza kılması kemali âdâbtandır. Bu şekilde namaz kılanları Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerimde;

 

“Müminlerin kurtuluşa ermiş olanları namazlarında huşû içerisinde olanlarıdır.” (Müminun suresi:1-2) Ayeti kerimesiyle felah, kurtuluş ve saadet bulmakla müjdelemiştir. Aişe (Radiyallahu Anh) namaz kılanlardan sağa sola bakmak hakkında Resulullah (sallallahu aleyhi veselllem)’a sorduğunda;

 

 

“O, şeytanın kulun namazından hırsızlığıdır.” cevabını almıştır. Başka bir hadiste;

 

“Kul namazında sağa sola bakmadıkça Allah’ın ona olan ikramı ve ihsanı devamlı tecelli eder. Ama o sağa sola bakınca Allah bunları ondan alır.” buyurulmuştur. Rivayet edilir ki, “Resulullah (sallallahu aleyhi veselllem), namaz esnasında sakalıyla oynayan birisini gördü ve şöyle dedi;

 

“Falan kişinin eğer kalbi huşû içerisinde olsaydı diğer yerleri de huşû içerisinde olurdu.”

 

Bu hadislerden de anlaşıldığı üzere, en önemli uzuv olan kalp namazda başka şeylerle meşgul olursa diğer uzuvlarda elden çıkar.

 

Namaz kılmaya başlayacak kimse, yakalarını kapaması, düğmeleri varsa onları iliklemesi, huşû ve hudûya sebep olana âdâbtandır. Çünkü yakasını kapatan kimsenin namazı, yakası açık olarak namaz kılan kişinin namazından yetmiş derece üstündür. Hadis-i şerifte;

 

“Yakası kapalı namaz kılan kişinin namazı, yakası açık namaz kılanın yetmiş namazından daha faziletlidir.”

 

Ayrıca namaz kılarken Allah’ı görür gibi namaz kılmak gerekir. Çünkü biz Allah’ı her ne kadar göremesekte o bizi görür. Hadis-i şerifte:

 

“İhsan, Allah’a sanki onu görüyormuş gibi ibadet etmendir, sen onu görmesen de o seni görür!” buyurulmuştur.

 

Huşû ve hudû insanın, Rabbinin huzurunda olduğunu bilmesiyle meydana gelir. Örneğin cemaatle kılınan namazlarda imanın durumuna vakıf olmakla hâsıl olur. Rivayet edilir ki: Bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi veselllem) namaz sırasında ashabına :”Benim (namazda) ne okuduğumu biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab sustu ve cevap vermediler, fakat içlerinden Ubeyy b. Kaab (Radiyallahu Anh) peygamberimize uygun cevabı verince, Resulullah onun için iyilik diledi. Huşû ve hudû, rükû, secde ve ezan gibi diğer şeyleri yavaş yavaş eda etmekle meydana gelir. Hadis-i şerifte Resulullah:

 

“İnsanların en kötü hırsızı, kendi namazından çalandır.” Buyurdular. Ashab ordular “Ey Allah’ın Resûlü kişi kendi namazından nasıl çalar?” bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi veselllem) şöyle buyurdu,

 

“Onun rükû, secde ve huşûsunu tamamlamayarak çalar.”

 

Maldan yapılan hırsızlık namazdan yapılan hırsızlıktan daha küçüktür. Çünkü namazda olan hırsızlık dine ihanet olduğu için çok büyük fenalık olarak tabir edilmiştir.

 

Kişi namaz kılmaya başlarken, artık dünyadan nasibi kalmadığını, kıldığı bu namazın son namazı olduğunu düşünmelidir. Hadis-i şerifte:

 

“Biriniz namaza durduğunda veda eden, geri dönmeyeceğini düşünen biri gibi kılsın” buyurulmuştur.

 

Rükû ve secde tespihlerini üçten fazla okumak gerekir. Bunu okurken sayının tek olmasına dikkat etmek gerekir. Çünkü en efdali tek olmasıdır.

 

Namaz sırasında, farz olduğu üzere kalp ile niyet ettikten sonra dil ile de tekrarlamak gerekir. Örneğin tek başına namaza klan kimse aşağıdaki gibi niyet ettikten sonra dili ile de söylemelidir. Niyetler;

 

Sabah namazının sünnetine;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Sabah namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

Öğle namazının sünnetine;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Öğle namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Öğle namazının son sünnetinde;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının son sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

İkindi namazının sünnetine;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

İkindi namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının farzını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Akşam namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının farzını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Akşam namazının sünnetine;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Yatsı namazının sünnetine;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü yatsı namazının sünnetini kılmaya döndüm, kıbleye.” demelidir.

 

Yatsı namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü yatsı namazının farzını kılmaya döndüm, kıbleye.” demelidir.

 

Yatsı namazının son sünnetinde;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü yatsı namazının son sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Vitir namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü vitir namazını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Nafile namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için nafile namazı kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

İşrak namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için işrak namazı kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

Kuşluk namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için kuşluk namazı kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Teheccüd namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

Evvabin namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için evvabin namazı kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

Cemaatle kılınan namazlarda niyet:

 

 

Cemaatle kılınan sabah namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cemaatle kılınan öğle namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

 

Cemaatle kılınan ikindi namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cemaatle kılınan akşam namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cemaatle kılınan yatsı namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü yatsı namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cemaatle kılınan vitir namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü vitir namazını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cemaatle kılınan teravih namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

Cuma namazının sünnetinde;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cuma namazının farzında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Ramazan bayramı namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için ramazan bayramı namazını kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Cenaze namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için bu ölüye dua etmek amacıyla namaz kılmaya, uydum imama, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

 

 

Tavaf namazında;

 

“Niyet ettim Allah rızası için tavaf namazını kılmaya, döndüm kıbleye.” demelidir.

 

Yağmur duasına çıkıldığında cemaatle veya tek başına kılınan istiska namazı, ay ve güneş tutulduğunda kılınan husuf ve kusuf namazlarında, husuf, kusuf ve istiska namazlarına niyet ettim der. Bir kişi sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra kıbleye karşı oturup güneş iki mızrak boyu yükselinceye kadar zikir ve Allah’ı düşünmekle meşgul olursa ve ardından da iki rekât işrak namazı kılarsa, tam bir hac sevabına nail olur. Hadis-i şerifte;

 

“Kim cemaatle sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana kadar şükreder, güneş doğunca da iki rekât namaz kılarsa, tam tamına (eksiksiz yapılmış) bir hac sevabı alır.” buyurulmuştur.

 

Niyet ettikten sonra, elleri kaldırıp parmaklar kendi haline bırakılır, yani araları çok açılmaz veya çok kapatılmaz. Ondan sonra başparmakları erkek ise kulakların yumuşak yerine kadar, kadınsa göğüslerinin hizasına kadar kaldırılır.

 

Esneme geldiğinde mümkün mertebe def etmek gerekir. Eğer şiddetli esneme gelirse sağ elinin arkasıyla ağzını kapamalıdır. Elini ağzına götürmezse şeytan o kişinin ağzına girer. Hadis-i şerifte:

 

“Sizden biri esnediğinde elini ağzına koysun. Çünkü şeytan esnemeyle birlikte ağza girer.” buyurulmuştur.

 

Ayrıca esnemek şeytandan olduğu için Allah’a sığınmakla da def olunur. Resulullah (sallallahu aleyhi veselllem)’a hayatı boyunca esneme gelmemiştir.

Bunun için bir kimseye esnemesi geldiğinde peygamberimizi düşünürse esnemesi gider.

 

Secdeye inerken ilk olarak dizlerini, ardından ellerini, sonrada başını koymak gerekir.

 

Secdeden kalkarken de ilk olarak başını, ardından ellerini, sonra da dizlerini kaldırmalıdır.

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.