share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Nübüvvetin ve İlk İnen Vahyin Tarihi

0 yorum

Peygamber-sallallahu aleyhi vesellem-’e nübüvvetin verilmesi ve ilk vahyin inmesi bu şekilde olmuştur.Bu olay, Ramazan ayında, Kadir gecesinde meydana gelmiştir.Allah şöyle buyuruyor: “İçinde Kur’an’ın indirildiği Ramazan ayı…” ve

“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.”

Bize ulaşan birçok sahih hadisten, bu olayın Pazartesi gecesi sabaha karşı, tanyeri ağarmadan gerçekleştiği bildirilmektedir.

Kadir gecesi, Ramazan’ın son on gününün tek sayılı gecelerinde aranmaktadır. İlmi olarak sabittir ki, vahiy ilk kez Ramazan’ın 21. gecesinde pazartesi günü doğumunun 41. yılında gelmiştir. Peygamber -sallallahu aleyhi vesellem-, o sırada 40 yaşından 6 ay 12 gün almış idi. (Kameri takvime göre) Miladi olarak 10 ağustos 610 yılına tekabül etmektedir. O halde miladi takvime göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- o sırada 39 yaşından 3 ay 23 gün almış bulunuyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-’in bi’seti şemsi 40. yılın başlangıcında gerçekleşmiştir.

Vahyin Bir Süre Kesilmesi ve Tekrar Başlaması:

Vahiy ilk kez yukarıda geçtiği şekilde geldikten sonra bir süre kesildi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem- bundan son derece büyük üzüntü duydu. Fakat Allah, bunu onun maslahatı için yapmıştı. Böylece ilk vahiyden hasıl olan korkusu gitmiş, Hakk üzere olduğunu anlamış ve kendisini bir dahaki vahye hazır hale getirmesi sağlanmıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-, artık yeni bir vahye şiddetle özlem duyuyor ve bekliyordu.

Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-, Nevfel’in yanından Ramazan’ı tamamlamak üzere Hira’ya geri döndü. Ramazan ayını tamamlayıp, Şevval sabahı Mekke’ye dönmek üzere yola çıktı.

Şöyle buyuruyor: Vadinin ortasında iken bir nida duydum. Sağıma, soluma, önüme ve arkama baktım. ancak hiçbir şey göremedim. Başımı yukarı, göğe kaldırdığımda birde ne göreyim, Hira’da bana gelen Melek göklerle yer arasında bir kürsüye oturmuş. Çok korktum. Aceleyle eve dönüp, Hatice’nin yanına geldim. O’na hemen:

-Beni acele örtün, üzerime soğuk su serpin dedim.

Beni örtüp üzerime su serptiler. Allahu Teala bunun üzerine şu ayeti kerimeleri indirdi:

“Ey örtüye bürünen! Kalk da uyar, Rabbini yücelt, Giydiklerini temiz tut. Kötü şeyleri terket.”

Bu namazın farz kılınmasından önceydi. Sonra vahiy kesintisiz inmeye devam etti.

Bu ayetler, risalet görevinin başlangıcını teşkil eder. Nübüvvet görevi ise ilk inen vahiy ile başlar. Burada Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-, iki çeşit teklif ile mükellef kılınmıştır.

Birinci teklif, “kalk da uyar” buyuruğu ile tebliğ ve uyarı görevidir. Bunun manası, sapıklık ve dalaletlerinden dönmedikleri, Allah’dan başka sahte tanrılara itaat ettikleri, O’na zatında, sıfatlarında, hukuk ve fiillerinde şirk koştukları sürece insanları Allah’ın azabı ile uyarması gerektiğidir.

İkinci teklif ise; Allah’ın emirlerini yerine getirerek, O’nun rızasını kazanması ve bu şekilde inananlara örnek olması ile mükellef kılındığıdır.

“Rabbini yücelt” buyruğunun anlamı tazim ve saygısını sadece Allah’a sunması ve bu konuda O’na kimseyi ortak koşmamasıdır.

“Giydiklerini temiz tut” ayeti celilesi ise, elbise ve bedenini temiz tutması gerektiğini bildirmektedir. Zira Allah’ın vahyine mazhar olup, O’nun huzuruna çıkan bir kimsenin pis olması doğru değildir.

“Kötü şeyleri terket” emri ilahisinden de, Allah’ın azap ve gazabını gerektirici davranışlardan kaçınılması gerektiği bildirilmiştir.

“Yaptığın iyiliği çok gösterip başa kakma” karşılığını bu dünyada almak için değil, Allah için ihsanda bulun.

Son ayeti celile: (“Rabbin için sabret”) ise O’nun-sallallahu aleyhi vesellem-, kavminin dinini terketmekle ve yalnızca Allah’a dâvet etmekle birçok eza ve sıkıntıya maruz kalacağını bildirmektedir.

Davetin Başlaması:

Bu ayeti kerimenin nuzülünden hemen sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-, kavmini Allah’a davete başladı. Cahil ve kaba bir kavmi davet ediyordu. Din namına ancak putlara tapıyorlar ve kendilerini haklı çıkarmak için atalarının da onlara taptığı bahanesine sığınıyorlardı. Ahlak namına kuru bir şeref anlayışından başka hiçbir şeyleri yoktu. Problemlerinin tek çözüm yolu olarak kılıcı biliyorlardı. Hakk Teala, Rasulunün başlangıçta davetini gizli olarak yapmasını takdir etti. Önce, aklı selim sahibi, nezih, güvenilir, hakka meyyal akraba ve arkadaşlarını davet etti.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*