share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Ufkunuzun Ötesini İdrak Etmek

0 yorum

Peygamber (SAV) in ve Ashabının mahiyetlerini ,hakikatlerini Allah ile münasebetlerini idrakı çok zor oluyor.

Onlar ufkumuzun ötesinde olan şeyler. Ama onlar için bir kıstas var.Bir Sadat-ı Kiramın hayatı var.Bütün hayatları gördüğümüz kadarıyla ,işittiğimiz kadarıyla, insan biraz düşündüğünde, o hayatlarda bir boğulma hadisesi yaşanıyor.  İnsan bunu idrak edemez. Mesela Seyda (ks) nın Allah ile olan münasebeti o kadar derindi ki Peygamber (sav)’a Sadatı Kiram’a karşı muhabbeti öyle bir seviyedeydi ki  insanın görmeden yaşamadan bunu  idrak etmesinin imkanı yoktur. Hazretteki(KS) his Sadatı Kiramı görmekle onların hayatlarını anlamakla bizim için denizden bir damla olan o damlayı idrak etmekle belki denizin ne olduğunu anlayabileceğimizdi. Biz bunları atlarsak bunları bilmezsek  denizden damla olan Seyda Fadlullah ı bilmezsek  deniz olan o Sadatı Kiramı anlayamayız.

Büyüklerden gördüğümüz kadarıyla işittiğimiz kadarıyla onlar bütünü ile çok değişik şeyler değil de tasavvuftaki muhabbet üzerine çok durmuşlardır. Seyda (ks) Seydai Tahi,Hazret bu merakıplara baktığımız zaman yapılan bütün hizmet veya evradı ezkar da  temel mehazenin muhabbet olduğunu söylemişlerdir.Hazret(KS) insanda muhabbet varsa ve maşuku Sadatı Kiram ise bu insan dünyanın bütün günahlarını işlemiş olsa bile onun için korku olmaz. Muhip mahbubdan ayrılmaz diyor. Korku olmaz. Ama bir insan muhabbeti elde edememişse muhip olamamışsa letaifleriyle arşa dahi çıksa netice itibariyle onun için korku vardır diyor.

Büyüklerden işittiğimiz kadarıyla Allah’ı bilen Allah’a ulaşan bu insanların hülasa olarak arz ettiği şey muhabbettir. Kalben dünyadan çok uzak durmak tavsiyesinde bulunuyorlar. Peygamber(SAV) hadiste dünya Allah’ın bağışlayacağı diğer öbür dünya olan cennete nisbeten bir günlük süre kadar  değerli değildir.Eğer sinek  kanadı kadar değerli olsaydı kafire bir damla suyunu taşırmazdı.

Bilesiniz ki Allah bizlere öyle bir cenneti hazırlamış ki mümin için dünyanın en mesut en güzel olduğu anlar cennete nisbeten dünyada havada uçan bir sivrisinek kanadı kadar kıymeti yoktur. Müminin akıllı olması lazım.

Biz Allah’ın yanındaydık dünyaya geldik. Buradan bir daha Allah’a doğru gideceğiz. Müslüman yaptığı bütün hal ve hareketlerden insan Allah’a hesap verecek. Baştan sona kadar dünya imtihan yeridir. Dünya hadiste ifade edildiği gibi ahirette evi olmayanın evidir. Kalben dünyayla bağımızı kopartmamız icap eder kesben ehli dünya gibi çalışıp ama kalben Allah ile olması lazım.

Bu işin yolu nasıl olur. Biz biliyoruz duyuyoruz işitiyoruz bizlerde bu kuvve nasıl hasıl olacak gözümüzün önünde sevdiğimiz insanlar gidiyor. Durum bize neyi gösteriyor.Bu durum bize yapılan her şeyde bir hesap olduğunu gösteriyor. Bu ahiret için bir mesele olduğunun göstergesidir.Ama bütün bu şeylere rağmen insanın kalbinde bu manada bir kopukluk yaşanmıyorsa bu işin yolu nedir denilirse ehli tasavvuf işin reçetesini arz ediyor. işin hülasasını arz ediyor.biz eğer ki tasavvuf istikametinde hareket edersek kalbimiz bu bağlardan  kurtulur. ehli tasavvuf için bir insanın  günah kin adavet kalp hastalığına bulaşması onun için kafidir. onun yok oluşu ,kişinin kendi kendini öldürmesidir.. Biz bu manevi hastalıklardan nasıl sıyrılacağız. Bunun bir yolu yok mu, yolu ehli tasavvuftur. Bizim bu istikametimizi takip edin bizim bu tecrübelerimizden istifade edin. Verilen reçeteye riayet edin.

Aksi halde yaşadığınız  sürece , dünyayla haşir neşir olduğunuz sürece bahsedilen bu kötü hastalıklara bulaşmanız kaçınılmazdır.

Ve bilmek lazım ki insanda dünya sevgisi makam şan şöhret , günah,adavet bu tür hastalıklar olduğu müddetçe  bu insanın cennete girme imkanı yoktur. Zira bu karakterdeki bir insan cennete girdiğinde cennet ehlini de aciz kılacak,onlara düşmanlık besleyecek  buradaki huzursuzluğu oraya da verecek. Allah bu karakterde ki insanı dünyada tasavvufun kaideleri olan evradı ezkar  ile temizleyecek,bu kaidelerle temizlenmezse  Allah kabirde kabrinin onu sıkmasıyla onda ki bu hastalıkları temizleyecektir.

Eğer kabrinin sıkmasıyla insanın ruhuna ilişmiş bu tür hastalıklar temizlenmezse peygamber (SAV) Neuzubillah  diyor . Allah’ a sığınırım. Onun bu sefer çaresi cehennemin sonu olur diyor.

Peygamber(SAV) cehennemi anlayabilmemiz için cehennemin ne olduğunu bilmek ister misiniz bakın önünüzde bir ateş var parmağınızın ucunu sokun bir dakika dayanabilecek misiniz.Ve bilesiniz ki burada gördüğünüz bu ateş cehennem ateşine nisbeten 70 bin kat daha düşüktür daha soğuktur. 70 bin defa su ile yıkanmış halidir.

Dünyadaki lezzeti mi görmek istiyorsunuz ,alın dünyadaki bin yıllık mesut hayat cennetteki bir dakikalık mesut hayata tekabül etmiyor .  Bin yıllık dünyadaki zindan cehennemin bir dakikasına tekabül etmiyor. İstikamet nasıl olacak biz Allah’a nasıl ulaşacağız, ulaşanların yolunu takip etmekle olacak Selefi Salih’in istikametini takip etmekle olacak. Muhabbet ayağıyla olacak. Muhabbet ayağıyla yürürsek ,teslimiyet ayağıyla yürürseniz ihlas ayağıyla yürürseniz istikamete ahir  ulaşırsınız.

Peki muhabbet nasıl oluşacak. Bu işin yolu nasıldır ihlas nasıl olur ,insanın içinde nasıl bir ihlas doğabilir? Teslimiyet nasıl doğar, muhabbet nasıl doğar? Hazret (KS) bu işin yolu çok kitapları okumak değildir diyor. Çok bilge olmak değildir diyor. Çoğu bilge zındıktır diyor. İşin yolu hatme. Hatme ,insan cehennem suyuna dönmeden evvel  insanın kalbini temizleyebiliyor.Manevi bütün hastalıklardan arındırıyor. Başka evradı ezkar. Evradı ezkarı kalbe her bir vuruşla kalbe ait olan payeler atılıyor. Başka sohbet. Başka hizmet . İnsan hanesindeki kalbine bu ekilen tohumlar bizler için ihlas muhabbet teslimiyet doğuracak. Muhabbet ihlas ve teslimiyetten istikamet doğuyor. Ve bunlar şeriatı garraya bir bütün olarak ittiba etmeyi sağlar. maksat istikametin doğmasıdır . Yolun kaidelerine riayet edin.

Dünyaya aldanmayın. Dünya sizi Allah’tan alıkoymasın .Öbür tarafa giden geri gelmiyor. İnsana ikinci bir fırsat verilmiyor.60 yıllık bir hayat öbür taraftaki hayata nisbeten  bir saniyeye tekabül etmiyor. Allah’tan gelen sıkıntı ve musibetlere  karşı sabır gösterip imtihanın varlığına inancınız olsun.Allah imtihan edebilir sizi.Ehli teslim misiniz hakikaten muhip misiniz ,hakikaten ihlaslı mısınız,hakikaten cenneti hak ediyor musunuz, hakikaten Allah’ın  hilafet makamını hak ediyor musunuz hakikaten  kainatın efendisi olma noktasında ki bu makamı hak ediyor musunuz .Bütün bu şeylerde imtihan mevcuttur. Hastalık da imtihan vardır. Bütünüyle  bunlara iman etmek lazım. Eğer biz bu istikamette gidersek Selefi Salihin ,Sadatı Kiramın istikameti budur. Eğer yok biz bu istikamette gitmezsek dünyanın en bilge insanı olsak dahi dünyadan bize bulaşan bir dünya hazzının  bir damlası bizi yok etmeye bütün bilgilerimizi yok etmeye bizi esir almaya yeterlidir. Ve hakeza hatta bir damla haz bir damla ene  bizi değil bütün dünyayı yok etmeye kafidir

Nefisten size bulaşan bu hastalığın bir tanesi sizi ve bütün ailenizi yok etmeye kafidir. Bakın etrafınızdaki gençlere etrafınızdaki insanlara. Onlardaki bir damla haz bir damla kibir bütün dünyayı yok edebilir.

Bütün bu kötü hasletler insanları önünde diz çöktürecek . Allah bu insandan  hesap sormayacak  mı hazzı olan kibri olan adaveti olan ve bu gafletle büyümüş ,bu karakterlere sahip olarak ölmüş insanların cennete girme imkanı var mıdır.Cennete girseler ne olacak ya da aynen dünyadaki bu adavet bu gaflet öbür tarafta da  olacak onlara kapı kapalıdır. Onların diğer tarafta  temizlenmesinde ki çare iman varsa bin yılda iki bin yılda yüz bin yıl da cehennem suyuyla yıkanmak.

Allah bizleri muhafaza etsin .İman gibi lezzetli  bir şey yoktur imanın lezzetine varabilmemiz adına tasavvufun kaidelerine uymamız icap eder.Hani bazen gözümüzün önünde dünyanın en güzel nimetlerini Allah bahşeder. Ama insanın o kadar koşuşturması  o kadar meşguliyeti var ki en güzel nimetlerden dahi istifade edemiyor. Kalp dünyayla olduğu sürece bunlardan tasavvuftaki hatmeler  ,evradı ezkar , muhabbet ile büyüklerin himmeti ile bu dünya bağı  kopartılmaz ise siz bu hususta çok gayret göstermezseniz cenneti çok lüzumsuz görürseniz Allaha imanı  hafife alırsanız bu meseleyi çok küçük  görürseniz ,sohbete geldiğimde istifade ederim ,bu bana yeter derseniz hakiki mürid olamazsınız. Hazretin (KS) ifadesiyle en makbul mürid en istifadeli mürid ehli selef olan sürekli fakir aciz kendini  müstağni görmeyen müriddir.Böyle bir hissiyat ile böyle bir hizmet ile böyle bir gayret ile talip değilseniz ,sohbete bu aşkı şevk ile gelmiyorsanız hatmeye bu aşkı şevk ile gelmiyorsanız olur veyahut  olmaz nazarıyla geliyorsanız meseleye karşı çok duyarsız olduğunuzu ,Allah duyarsız ve ciddiyetsiz olana karşı ciddiyetsizliğin ölçüsünde davranır. Ama biz bu kapıya geldik Sadatı Kiramın kapısı.

Ashabı Kehf’in köpeği olan kıtmir köpek olmasına rağmen ,Allah hiç bir hayvanatı cennete dahil etmez iken ona da adeta bir mümin insan gibi muamele ettiyse biz de ashabı kehf kadar hiç olmaz mı ehli sadat peygamber (SAV)sünnetindeki ehli velayet ehlullah diğer peygamberlerin sünnetindeki olan ehlullaha  benzemez mi?

Allahın rahmeti ,Hz Resulullah’ın himmeti ebetteki çok büyük, lakin insan bunu anlamaya çok uzaktır.Bu himmetin insanlara ulaşabilmesi için arada Allaha’ a yakın insanların olması icap ediyor. Hz Resulullah’ın  hangi yüz ile karşısına çıkacağız? Allahtan hangi yüz ile isteyeceğiz? Bütün günümüz gafletle geçmişse Allaha isyan ederek geçmişse sıkıştığımız anlarda yarabbi bunu ver deme gücü kimde olacak? O zaman insan Allah’a yakın olan ehli velayetin eteğine tutunacak.  Ehli velayetin padişahı Hz. Resulullah’ ın gönlüne ,onların referansıyla onların gözüne girmekle onları bilmekle girilir. Nasıl ki dünyevi belli bir makamda olan bir başbakanın ,bir padişaha yakın bir insanı onun gözüne girmekle padişahın gözüne girilebiliyorsa Şeyh Abdül Halikül Gücdevani (KS) ifadesi ile en güzel amel ehli velayet in kalbine girmek onun gözüne girmekle Hz.Resulullah’ın dolayısıyla Allah’ ın gözüne girilir.

Ashab Hz. Resulullah’ın kalbine girmek için yarışıyorlardı. Gözüne girmek için yarışıyorlardı. Resul Allahın rızasına bu şekilde ulaşıyorlardı. Cenabı Allah hakiki muhabbet hakiki hizmet hakiki teslimiyet bunların menbaı olan hizmet sohbet evradı ezkar,hatmeyi nasip etsin. Allah muavfakiyetler versin öbür dünyanıza yardımcı olsun.

Sadatı Kiram şöyle ifade ediyor yaşlı anne babası olduğu olduğu halde bunların vasıtasıyla cennet kazanılabilecek iken cenneti kazanamamış olan insanlara şaşırıyorlar. Böyle bir fırsatı nasıl kaçırıyorlar inşallah bu manada da çok duyarlı olmak lazım. Müslüman kardeşlerimize mümin kardeşlerimize karşı son derece muhip son derece  duyarlı olmamız icap eder yan komşunuz var evi yandı içinde çoluk çocuk bağırıyor.onları kurtarabilecek elinizde bir halat var. Onlara vermediniz.  Bu vicdansızlık değil mi? Onları imana teşvik etmeme ,onları tasavvufa secdeye teşvik etmeme yapılan duyarsızlık işidir bu.

İnşallah o manada da duyarlı davranın. Elhamdülillah arkadaşlar ararsa bana dünyanın en büyük müjdesini veriyor.Bu gün 5 kişi 10 kişi 20 kişi tövbe etti. Bu insan için dünyadaki  en büyük nimettir. Zira Seyda(KS) eğer ben bu amaliyattan sonra ayağa kalkmazsam ,oğlum ben Allahtan ölüm isteyeceğim. Zira artık dünyada yaşamamın amacı kalmıyor diyor. Eğer ayaklarım tutup dilim tutup hizmet edebileceksem Allah’tan hayat isteyeceğim. Yoksa yaşamın amacı yok. Allah’a isyan etmekle şehvaniyetinizi  nefsaniyetinizi taltif etmekle ,Ayrılacağımız bir dünyadan dünyayı kazanması ne için olacak .Bütün peygamberlerin yaptığı peygamberlerin mesleği olan ehli velayetin istikameti olan irşad hizmetidir. Allah bu şuuru hepinize nasip etsin.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*