share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

İyi Huylu Uydular

0 yorum

TEFEKKÜR  GÜNEŞ SİSTEMİ

Âlemi aydınlatan Güneş bütün yıldızlardan şöhretli, nurlu ve âlimlerin çoğuna göre en büyük olanıdır. Gece, gündüz, aylar, zamanlar onun hareketi ile belli olmakta, nice büyük işler onun varlığı ile meydana gelmektedir. Ay ışığını ondan alır. Yerküresini ısıttığı için denizlerden buharlaşan sular gökte soğuk tabakalarda bulut ve yağmur olup yeryüzüne hayat verir.

Güneş tıpkı bir mürşidi kâmil gibidir. Kendisi yanar tutuşur, gezegenlere yön verir, istikametlerini belirler. Gezegenlerde tıpkı sadık müritler gibi onun etrafında hiç sapmadan yön değiştirmeden hareket ederler. Dünyamız da bir gezegen yani bir mürit gibi sadık davranarak sapmadan tereddüt etmeden ondan aldığı ışığı ve ısısı sayesinde aydınlanıp hayat buluyor. Güneş helyum gazının dönüşümü sayesinde yanan bu sayede kendini temizleyen çok parlak bir yıldızdır. Mürşidi kâmiller de yandıkça yakan, tövbe ateşiyle günahları yakıp temizleyen ve aydınlatan rehberlerdir tıpkı bir güneş gibi. Güneşe de bunları yaptıran sonsuz kudret sahibi Allahu Teâlâ’dır[c.c].  O’nun[c.c] izni olmadan hiçbir şey olmaz.

Güneş tıpkı bir Mürşidi kâmil gibi gezegenler ise birer mürid gibidir demiştik. Güneş gezegenlerden hem daha büyük, parlak, sıcak olduğu gibi gezegenlere de hayat verir. Mürşit de ilim ve ahlakta müridlerinden daha büyük ve daha üstündür. Her müridin çevresinde mürşidinden aldığı özelikleri yansıttığı yön verdiği, yol gösterdiği arkadaşları vardır. Çekim alanına aldığı etkileşim içinde olduğu dostları vardır. Tıpkı gezegenlerin yörüngesinde hareket eden, yörüngeden sapmayan çekim alanına girdiği uyduları gibi. Her gezegenin etrafında dönen uyduları vardır. Dünyamızın uydusu, sadık dostu da Ay’dır. Ay geceleri Güneşten aldığı ısı ve ışığı yansıtır dünyamızı aydınlatıp ısıtır. Bir ayna gibi davranarak Güneş yokken Dünyamıza sadık bir dost olarak yardımcı olur. Mürşidi kâmiller de fiziken yanımızda olmasalar bile manen bizimle olur karanlık günlerimizde ışıklarıyla bizi aydınlatırlar. Sadık dostlarımız sayesinde hayatımıza ışık tutarlar.

Her müridin aynı miktarda arkadaşı olmadığı gibi her gezegenin de aynı sayıda uydusu yoktur.  Merkür ve Venüs ün hiç uydusu yokken Dünya’mızın 1 (ay), Mars’ın 2,  Jüpiter’in 16, Satürn’ün 17, Uranüs’ün 5, Neptün’ün 2 uydusu vardır.

Yıldızların çokluğuna dikkat edin. Sayılarını kimse bilmez. Her biri başka şekilde başka renktedir. Kimi kırmızı, kimi beyaz, kimi büyük, kimi küçüktür. Kendilerine özgü şekilleri vardır. Hareket ve dönmeleri, dönerken olan hızları ayrı ayrıdır. Oradaki hayret edilecek bilgilerin sonu gelmez. Güneş, dünyadan yüz altmış kat daha büyüktür. O halde dünyadan ne kadar uzakta olup, bu kadar küçük göründüğüne dikkat etmek lazım. Bunun için Resulullah Efendimiz[s.a.v] Cebrail[a.s]dan zevali sordu: ‘hayır, evet’ dedi. ‘bu nasıl olur?’ buyurması üzerine Cebrail[a.s.] ‘hayır dediğim zamandan evet dediğim şu ana kadar güneş beş yüz yıllık mesafe katetti’ dedi. Gökte nice yıldızlar vardır ki dünyadan yüzlerce defa büyüktürler. Uzak olduklarından nokta gibi görünüyorlar. İşte bunlara bakıp tefekkür ederek Yüce Yaratıcımızın ne kadar azametli ve ne yüce hâkimiyet sahibi olduğunu anlayabiliriz.

Kâinat o kadar geniş ki gök cisimleri arasındaki mesafe ışık hızı ile ifade edilir. Işık saniyede 300 bin kilometre yol alır.  Dünya’dan ışık hızıyla hareket edilince 1,3 saniye gibi kısa bir sürede alınacak mesafenin dünyaya uzaklığı 384403 km’dir! Bazı gecelerde gökyüzüne bakıp umursamadığımız yıldızlardan dünyaya en yakın olanı 4 ışık yılı uzaklıktadır!

Devasa büyüklükteki yıldız gruplarına galaksi denir. Dünyamız ve Güneş sistemimiz samanyolu galaksisinde yer almaktadır. Samanyolu galaksisi gibi hala tanımlanamayan yüzlerce belki de binlerce galaksi var. Samanyolu galaksisi bile hala tam olarak tanımlanamamışken binlerce galaksiyi hayal etmeye çalışmak akılla idrak etmeye çalışmak imkânsızdır. Bunca devasa yıldız gruplarına sahip olan onları idare eden, nizamı sağlayan, hiçbirine haksızlık etmeden vazifelerini yaptıran sonsuz mülk sahibi Allahu Teâlâ’dır. Onun mülkü geniştir, sonsuzdur. Dilerse kulların da bahtiyar eder. Akıldan, kalpten yoksun olan varlıkların bile hakkını gözetirken kullarına haksızlık etmesi haşa onun izzetine ve celaline uymaz. Yeter ki biz kulları Onun rızasını kazanıp Onu tanımaya ve tanıtmaya çalışalım.

Güneşimizin cüce gezegenlerde dahi olmak üzere13 gezegeni olduğu gibi her yıldızın da gezegenleri vardır. Her yıldızın ortalama 9-10 gezegeni olduğunu düşünürsek bunu matematiksel olarak hesaplamak nerdeyse imkânsızdır. Tabi bahsedilen bu rakamlar sadece teleskopla incelenip görülebilen kısımdır.

İşte kendimizi bu sonsuz büyüklük ile kıyaslayacak olursak Güneşten yüz altmış kat daha küçük olan Dünya üzerinde bir zerre kadar olup olmadığımızı düşünmek lazım. Fakat Allahu Teâlâ ile ünsiyeti yakalayabilirsek o yakınlığı dostluğu kazanabilirsek O dilerse bir yıldız bile bize yol gösterebilir. Yeter ki Yüce Mevla’m karşısında ne kadar küçük olduğumuzu bilelim. Kullarına hizmet etmesi için yarattığı Dünyaya biz asıl maksadımızı unutacak şekilde hizmet etmeyelim. Bu durum bahsettiğimiz tabiat kurallarına da ters düşer.

Bütün bunları anlatmamızdaki maksat Güneşi o büyüklüğü ile günde bir defa etrafımızda döndüren kadir ve kayyum olan Hakk Teâlâ’nın kudret ve azametini açıklamaktır. Böylece akıl sahipleri Rabbül Âlemin’in azametini ve büyüklüğünü görüp O’na[c.c] yönelirler.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*