share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Mahrem ve Namahrem

0 yorum

Mahrem, kendisi ile evlenmek haram olan yakın akraba demektir. Namahrem, kendisi ile evlenmek haram olmayan demektir.

İslam,kadın ve kendisi ile evlenmesi caiz olan yani namahrem bir erkek arasına mesafe koymuştur.

İslam dîni, mahrem olmayan kadınlara bakmayı dahi yasaklamıştır

Kuran-ı Kerim de;

Allah (C.C) ”Mümin erkeklere söyle gözlerini(harama)kapasınlar ve ırzlarını korusunlar.Bu kendileri için daha temizdir.Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.”(Nur Suresi 30)

”Mümin kadınlara söyle,Gözlerini (harama)kapasınlar ve ırzlarını korusunlar.Görünen kısmı müstesna,ziynetlerini göstermesinler.Örtülerini yakalarının üzerinden salsınlar.Ziynetlerini kocaları ve kocalarının babaları ve oğulları ve kocalarının oğulları ve erkek kardeşlerinin oğulları ve kız kardeşlerinin oğulları ve kadınları ve cariyeleri ve erkekliği kesilmiş hizmetçileri,kadınların mahrem yerlerine muttali olamayan çocuklardan başkasına göstermesinler.Gizledikleri ziynetlerin (bilinmesine mahal vermemek için)bilinmemesi için ayaklarını vurmasınlar.Ey müminler hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki felaha eresiniz. (Nur suresi 31)

“Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.” (Nûr, 24/32)

İşte bu ayetler yasaklamıştır ki bir kadın başı, saçı, vücudu açık bir şekilde yahut vücut hatlarını belli edecek bir elbise ile halkın içinde dolaşması yani namahreme gözükmesi caiz değildir.Allah, dikkat çektiği için kadının topuk sesini bile yasaklamıştır.

Hadisi Şeriflerde;

Peygamber efendimiz, (S.A.S)Kadınlarla beraber olmaktan, onlarla yalnız kalmaktan sakının buyurunca, oradakiler, bir kadının, kayınbirader, enişte gibi akrabalarla yalnız kalmasının hükmünü sorunca, Resulullah efendimiz, “Kayınbirader daha tehlikelidir, ölüm gibidir” buyurdu. (Buhari)

Kadına, şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülüp, Cehenneme atılır. [M. Enhür]

Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin! [Beyheki]

Gözlerin zinası harama bakmak, kulakların zinası zinaya götürecek sözleri dinlemek, dilin zinası zinaya sebep olacak sözleri konuşmak, ellerin zinası namahremi tutmak, ayakların zinası günah olan yerlere gitmektir. [Buhari]

Azab-ı İlahiden korkarak, başını yabancı kadından çevirene, Allahü teâlâ ibadetin tadını duyurur.) [Hakim]

(Harama bakmayan gözler, Cehennem ateşi görmez.) [İsfehani]

Komşu kadına, arkadaş hanımına şehvet ile bakmak, yabancı kadına bakmaktan on kat daha günahtır. Evli kadınlara bakmak, kızlara bakmaktan bin kat daha günahtır. Zina günahları da böyledir. [Taberani]

(Kadının yüzünden ve iki eli ayasından başka bütün bedeni avrettir.) [M. Enhür]

Zevcesi veya mahremi olmayan (nâmahrem) kadınlara bilerek bakmak da câiz değildir.
Bir erkeğin gözüne namahrem bir kadın rast gele ilişse tekrar bakmamak şartıyla günah sayılmaz, çünkü bu irâdenin dışında olur.

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Hazret-i Ali -kerremallâhu vecheh-‘ e:

“-Ya Ali, bir kadın gözüne ilişti mi ikinci defa bakma, birincisi için sana vebal yoktur. Fakat ikincisinin vebâli vardır.” buyurmuştur. (Müslim)

“Bilerek namahreme bakmak gözün zinâsıdır.” buyurmuştur. (Buhârî, Müslim;)

Peygamber Efendimizin kızı Fâtıma -radıyallâhu anhâ- buyurdu ki:

“-Kadınlar için ne daha iyidir? (En hayırlısı nedir?)”

Peygamber Efendimiz de:

“-Hiçbir erkeğin onları görmemesi.” diye cevap verdi.( İmam-ı Gazali, a.g.e., sh: 197)

İhtilât da (Kadın-Erkek Birlikte Durmak) Tesettürü yaralayan, zedeleyen davranışların en zararlılarından birisidir.
İmam-ı Gazâlî hazretleri diyor ki:

“Birçok kadınlar için büyük zararlar, erkeklerin arasında bulunmalarından doğar.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v) ‘ in evine bir kör adam geldi. Hazret-i Âişe ve diğer hanımları oturuyorlardı, kalkmadılar ve gelen kimse için:

“-Kördür, bizi görmez!..” dediler. Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:

“-Onun gözleri görmüyorsa, sizinkiler de mi görmüyor?” (İmâm-ı Gazâlî, a.g.e., sh: 197)

Bir erkekle bir kadın yalnız kalınca, aralarına şeytan girer. Yabancı bir kadınla sıkışık durmak, üstü pis bir hınzırla sıkışık durmaktan daha kötüdür.) [Taberani]

(Şeytanın, takva sahiplerini avlamakta, kadınlardan daha uygun bir tuzağı yoktur.) [Deylemi]

(İblis, şeytanlara der ki: Et, kadın ve içki ile insanları aldatmaya çalışın! Bu işte bunlardan daha etkilisi yoktur.) [Deylemi]

(Ümmetim için en korktuğum şey, kadın ve içki fitnesidir.) [İ. Süyuti]

(Bir fâcire [kötü] kadının fücuru [kötülüğü] bin erkeğin fücuru gibi ve bir iyi kadının iyiliği, yetmiş sıddıkın iyiliği gibidir.) [Ebu Nuaym]

(Gençlik, delilikten bir şubedir, kadınlar da şeytanın tuzağıdır.) [E.Nuaym]

(Kadın avrettir ve dışarı çıkınca şeytan onu gözetler.) [İbni Hibban]

(Bir genç kız ile genç bir erkek beraber idi. Onları şeytandan emin görmedim.) [Tirmizi]

İslamın emir ve yasakları hiç şüpheniz olmasın ki insanların hayatını düzene koymayı hedefler.Ülkemizin insanlarının İslamın emirlerini tatbik ve terk ettikleri dönemleri karşılaştırdığımızda günümüz felaketlerini daha güzel gözlemleriz…
Bu emir ve yasaklar elbetteki nefsin hoşuna gitmez.Bazı çevrelerin Kuranı çağdışı sayması da Kuran’ın emir ve yasaklarının hoşlarına gitmeyişinden, bu emirlerin veya yasakların nefsani arzu ve isteklere karşı olduğundandır.
Allah’u Teala bir emir verdiyse onu yapıp yapmamakta insanı özgür bırakmamıştır.İnsan kendini özgür ve hür zannetmektedir.Halbuki Allah emirlerini yapmayanlara azap ve ateş vaat etmektedir.İnsan verilen az bir zaman içerisinde kendisini hür, bağımsız, özgür zannetmektedir.Halbuki o özgür insanı zamanı belli olmayan ecel her an kapısına dayanıp teslim almaya hazırdır.
Bazı insanlarda bizim kalbimiz temiz derler.Kötü niyetli değiliz derler.Allah kalpleri en iyi bilendir ve verdiği emirler şüphesiz ki insanlığı huzura taşıyacak yegane kanunlardır.

Bu açıklamaların ışığında Erkeğe ve Kadına evlenmesi caiz olan ve olmayanlar şöyle açıklanabilir.

Erkeğe mahrem olan kimseler:
Soydan olan ve evlenilmesi erkeğe caiz olmayan yedi akraba şunlardır:
1- Analar:
Anası, ana-babasının anaları, onların da anaları mahremdir.

2- Kızlar:
Kızı, oğlunun ve kızının kızları ve torunlarının kızları mahremdir.

3- Kız kardeşler:
Ana-baba bir veya ana bir veya yalnız baba bir kız kardeşler de mahremdir.

4- Halalar:
Halası, ana-babasının halaları, dedelerinin, büyük annelerinin halaları da mahremdir.

5- Teyzeler:
Kişiye teyzesi, ana-babasının teyzeleri, dede ve büyük annelerinin teyzeleri de mahremdir.

6- Erkek kardeş kızları:
Ana-baba bir, sadece ana bir veya yalnız baba bir erkek kardeşin kızları ve bunların kız torunları da mahremdir.

7- Kız kardeş kızları:
Ana-baba bir veya sadece ana bir yahut yalnız baba bir kız kardeşin kızları ve bunların kız torunları da mahremdir.

Bu yedi kişi soydan olmayıp, süt ile de olsa yine mahremdir. Zina ile de olursa, yine haramdır. Mesela bir kimse, zina ettiği kadının kızı ile, torunu ile veya anası ile evlenemez. Sadece oğlunun sütkardeşi olan kız ile ve erkek kardeşin sütannesi ile evlenmek caizdir.

Nikah sebebi ile haram olanlar
Nikah sebebi ile sonradan akraba olan şu 4 kadınla da evlenmek erkeğe haramdır:
1- Kayınvalideler:
Kayınvalidesi haram olduğu gibi, kayınvalidesinin ve kayınpederinin anneleri de haramdır.

2- Üvey kızlar:
Hanımının, başka erkekten olan kızları, torunları, üvey oğlunun kızları ve torunları da haramdır.

3- Gelinler:
Oğlunun hanımı haram olduğu gibi, torunlarının hanımları da haramdır. Sadece üvey oğlun hanımı namahremdir.

4- Üvey analar:
Babasının hanımı, yani üvey annesi haram olduğu gibi, dedelerinin evlendiği bütün kadınlar da haramdır. Zina sebebiyle de olsa haramdır. Yani bir kimsenin, babasının veya dedesinin zina ettiği kadınla evlenmesi haram olur.

Amca kızı, dayı kızı, hala kızı ve teyze kızı ve yenge, yani kardeş zevcesi (Zirahm-i mahrem) değildir. Yani bu beş kadın, yabancı demektir. Bu beş kadın yabancı olduğundan, bunlarla evlenmek caizdir. Fakat, bunlardan ilk dördü ile evlenmek tenzihen mekruhtur. (K.Saadet)’teki, hadis-i şerifte, (Bunların çocukları zayıf, hastalıklı olur) buyuruldu. Fakat amca kızının kızı ve amca oğlunun kızı ile, hala kızının kızı veya hala oğlunun kızı ile, dayı oğlunun kızı ve dayı kızının kızı ile, teyze kızının kızı ve teyze oğlunun kızı ile evlenmek mekruh olmaz.

Bazı kimseler, Hazret-i Ali’nin amcasının kızı ile evlendiğini söylüyorlar. Bu yanlıştır. Peygamber efendimiz, Hazret-i Ali’nin amcası değil, amcasının oğludur. Yani Hazret-i Ali, amcasının oğlunun kızını aldı. Bu bakımdan tenzihen de mekruh olmadı.

Erkeğe neseb ile haram olanlar:
1- Anası
2- Büyük analar [Annesinin ve babasının annesi ve onların anneleri]
3- Kızı, oğlunun ve kızının kızları
4- Bacısı
5- Bacısının ve biraderinin kızları
6- Halası
7- Teyzesi.

Erkeğe süt itibariyle haram olanlar:
1- Süt anası
2- Süt büyük anaları
3- Süt kızı, süt oğlunun ve süt kızının kızları,
4- Süt bacısı
5- Süt bacısının ve süt biraderinin kızları
6- Süt halası
7- Süt teyzesi.

Erkeğe nikah sebebi ile haram olanlar:

Kaynanası, üvey kız, üvey anası, gelini.

Erkeğe geçici haram olanlar:
1- Hanımının bacısı,
2- Hanımının halası,
3- Hanımının teyzesi,
4- Hanımının erkek veya kız kardeşinin kızları,
5- Hanımının süt bacısı, süt halası, süt teyzesi, erkek veya kız süt kardeşinin kızları,
6- Kitapsız kâfir kadınları.

Kadına mahrem sayılan kimseler şunlardır:
1) Kocası: Kadın kocasının yanında dilediği gibi giyinebilir. Eşler arasında örtünme bakımından bir sınır söz konusu değildir. Kadının kocasına güzel görünmek için süslenmesi ve açılması mubahtır. Ancak yabancı erkeklere güzel görünmek ve onların ilgisini çekmek için süslenmek caiz olmaz.
2) Babası (el-Ahzab
3) Kocanın babası (kayın peder). Buna büyük babalar da girer.
4) Kendi oğulları. Erkek torunlar da bu kapsama girer.
5) Kocasının oğulları. Erkek torunlar da bu kapsamdadır.
6) Erkek kardeşi.
7) Erkek kardeşin oğulları. Erkek kardeşin torunları da bu kapsama girer.
8) Kız kardeşin oğulları. Bunların torunları da mahrem sayılır.
9) Müslüman kadın, Mümin bir kadının diğer mümin hanımların yanında diz kapağı ile göbeği arası kapalı olarak bulunabilir. Ancak Müslüman bir kadın gayri Müslim kadınların yanında tesettürsüz bulunamaz. Bununla gayri Müslim kadının kendi erkekleri yanında mümin hanımın örtüsüz halinden söz etmesi engellenmek istenmiştir. Hz. Ömer bu konuda Ebu Ubeyde’ye bir mektup yazarak Müslüman ve gayri Müslim tebaanın aynı hamama girmesine engel olmasını istemiştir. ( bk. el-Kurtubî 155; İbn Kesîr Muhtasar 600 601.)
10) Köle ve cariye, Bir kadın köle veya cariyesinin yanında örtüsüz kalabilir. Çünkü Peygamberimiz (S.A.S) Hz. Fatıma’ya bir köle bağışlamıştı. Bu sırada Hz. Fatıma’nın üzerinde başını örtse ayakları ayaklarını örtse başını açık bırakan bir giysi vardı. Hz. Peygamber bu durumu görünce şöyle buyurdu: “Senin için bir sakınca yoktur. Çünkü bu köle senin baban veya oğlun yerindedir.” (Ebu Davud Libas 32; el-Kurtubî a.g.e. XII 155.)
11) Erkekliği kalmamış hizmetçiler: Denk olmama yaşlılık veya hastalık gibi durumlar yahut kadınlara karşı istek duymama veya iktidarsız olma gibi nedenlerle evin sahibi kadına cinsel bakımdan zararı dokunmayacak hizmetçiler şoför bahçıvan ve aşçı gibi kimseler kadın için diğer mahrem hısımlar gibidir.
12) Kadınların gizli yerlerine bakmaktan anlamayan küçük çocuklar: Kadınların yanında bulununca onların konuşma yürüme ve giyimlerinden cinsel bakımdan etkilenmeyecek derecede küçük yaştaki çocukların yanında örtünme zorunluluğu bulunmaz. Ancak çocuk erginlik çağına yaklaşmış olursa artık yabancı kadınların yanına girmemelidir. Çünkü hadiste şöyle buyUrulmuştur: “Kadınların yanına girmekten sakının”. “Ey Allah’ın Resulü kocanın erkek kardeşi için ne buyurursunuz?” diye sorulunca “kayın birader ölümdür” buyurmuştur. (Tirmizî Rada 16; A. b. Hanbel IV 149 153.)
Bunların dışında dede amca dayı büyük amca büyük dayı süt kardeş süt baba gibi kendileriyle sürekli olarak evlenme yasağı bulunan hısımların yanına da kadın süs yerleri açık olarak çıkabilir. Ancak bir fitne korkusu olunca kadının örtünmeyi tercih etmesi daha temiz ve daha uygundur. Nitekim ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınların evden dışarı çıkarken dış giysilerini bırakabileceklerine izin verilen ayetin sonunda; “Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. ” (en-Nur 24/60; Evlenme yasağı bulunan diğer hısımlar için bk. en-Nisa 4/28 23; )
Bu açıklamaların ışığında konu ile ilgili birkaç soru ve cevabı da aşağıda sunarak Sizleri Allah’a emanet ediyoruz

Sual: Halvet nedir?

CEVAP
Halvet, yabancı bir kadınla bir erkeğin bir odada, bir yerde yalnız kalmaları demektir. Bu haramdır.

Sual: Yakınlarım fasık, kötü insanlar. Onlarla iyi geçinmem için günah işlemem caiz olur mu? Mesela nikah düşen bayan akrabalarıma hoş geldin diyerek kucaklaşıp öpüşmem caiz olur mu?

CEVAP
Bahsettiğiniz kadınlar namahremdir. Böyle kadınlarla halvet haramdır. Halvet, yabancı bir kadınla bir erkeğin, bir yerde yalnız kalmasıdır. Kadın çok olsa da halvete mani değildir. Erkeğin hanımı veya annesi, bacısı gibi mahrem bir kadın bulunursa halvet olmaz.

Müslüman kadın, fasık kadınların yanında da saçı açık duramaz. Mürted amca ve dayının yanında da açık duramaz. Mürted ana-babanın yanında, başı açık durmak caiz ise de, ellerini öpmek caiz değildir.
Zaruret olmadıkça namahremle konuşmamalıdır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Ey kadınlar, mahreminiz olan erkeklerle konuşunuz, namahremle konuşmayınız!) [İ.Sa’id]

[Mahrem, kendisi ile evlenmek haram olan yakın akraba demektir. Namahrem, kendisi ile evlenmek haram olmayan yabancı veya uzak akraba demektir.]

Peygamber efendimiz, (Kadınlarla beraber olmaktan, onlarla yalnız kalmaktan sakının) buyurunca, oradakiler, bir kadının, kayınbirader, enişte gibi akrabalarla yalnız kalmasının hükmünü sorunca, Resulullah efendimiz, (Kayınbirader daha tehlikelidir, ölüm gibidir) buyurdu. (Buhari)

Bunun sebebi, toplumda kayınbirader, enişte yabancı sayılmadığı için, yengesinin, baldızının yanına teklifsiz girip çıkar. Bunlar yalnız kalınca üçüncüleri şeytan olur. Sonra da, (Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü) derler. Bayram da olsa, yalnız bir yerde kalmak, zaruretsiz konuşmak, tokalaşmak haramdır. Şeytan insanı kadınlarla aldatmaya çalışır. Zaruretsiz, akraba da olsa, yabancı kadınlardan uzak durmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir erkekle bir kadın yalnız kalınca, aralarına şeytan girer. Yabancı bir kadınla sıkışık durmak, üstü pis bir hınzırla sıkışık durmaktan daha kötüdür.) [Taberani]

(Şeytanın, takva sahiplerini avlamakta, kadınlardan daha uygun bir tuzağı yoktur.) [Deylemi]

(İblis, şeytanlara der ki: Et, kadın ve içki ile insanları aldatmaya çalışın! Bu işte bunlardan daha etkilisi yoktur.) [Deylemi]

(Ümmetim için en korktuğum şey, kadın ve içki fitnesidir.) [İ. Süyuti]

(Bir fâcire [kötü] kadının fücuru [kötülüğü] bin erkeğin fücuru gibi ve bir iyi kadının iyiliği, yetmiş sıddıkın iyiliği gibidir.) [Ebu Nuaym]

(Gençlik, delilikten bir şubedir, kadınlar da şeytanın tuzağıdır.) [E.Nuaym]

(Kadın avrettir ve dışarı çıkınca şeytan onu gözetler.) [İbni Hibban]

(Bir genç kız ile genç bir erkek beraber idi. Onları şeytandan emin görmedim.) [Tirmizi]

Sual: Eniştemle veya beyimin kardeşi ve hanımı ile veya damadım ile uzun yola gitmemiz caiz midir?
CEVAP
Enişteniz, yani kız kardeşinizin kocası size yabancı olduğu gibi beyinizin kardeşi de yabancıdır. Mahrem akraba olmadığı için bunlarla beraber uzun yola gitmeniz caiz olmaz, haram olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, yanında babası veya oğlu veya kocası veya erkek kardeşi veya bir mahremi olmadan üç günlük ve daha fazla bir yola, gitmesi helal olmaz.) [Buhari, Müslim]

(Kocası veya mahremi olmayan müslüman bir kadının hacca gitmesi helal olmaz.) [Taberani]

Damadınız size mahrem olduğu için uzun yola gidebilirsiniz. Ancak bir zaruret veya ihtiyaç olunca, mesela mahrem kimse bulamayıp sefere de çıkmak gerekince, yanında mahrem erkekleri bulunan saliha hanımlarla beraber gitmek caiz olur. Fasık akraba yerine, salih olan yabancılar tercih edilir. Salih kimse, insanın düşmanı bile olsa, haram işlemekten korktuğu için malımıza, canımıza, ırzımıza zarar vermez. Seferde olan bir hanım ise, yanında mahrem akrabası olmasa da, beyinin ikamet ettiği yere gelebilir.

CEVAP
Zaruretsiz caiz olmaz. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Eşin, dostların gönüllerini yapmak için, kendini günaha sokmak ve ahiretin sonsuz azaplarına atılmak, aklı olanın yapacağı iş değildir) buyuruyor.
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Bir kimse kötü insanların kızacakları şeyde Allahü teâlânın rızasını ararsa, Allahü teâlâ onu, insanlardan geleceklerden korur. Bir kimse, Allahü teâlânın kızacağı şeyde, insanların rızasını ararsa, Allahü teâlâ onun işini insanlara bırakır.) [Tirmizi]

Sual: Yenge, baldız, amca ve dayı hanımları gibi akraba kadınlarla yalnız bir odada bulunmak günah mıdır?

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*