share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Şeyh Takiyeddin (K.S)

0 yorum

Şeyh Takiyeddin (k.s) Şeyh fethullah (k.s)’ın oğlu Hazret (k.s)’in torunudur. Doğum tarihi tam olarak bilinmiyor. Fakat Hazret (k.s)’in vefatında on iki yaşlarındaydı.

İlk tevbesini Hazret (k.s)’den almıştır.

Hazret (k.s) hayatta iken Hazret (k.s)’den, babası Şeyh Fethullah (k.s)’dan ve ağabeyisi Mola Cemaleddin (k.s)’den ders alirdı.

İlk cuma Molla Fethullah, ikinci cuma Hazret (k.s), üçüncü cuma Molla Fethullah (k.s)’ın oğlu Molla Cemaleddin vefat etti.

Bu üç Mübareğin de onbeş gün içerisinde vefat etmelerinden sonra Seyda ailesinin bütün çocukları yetim kaldılar. Fakat Hazret (k.s) onlara büyük bir miras birakmıştı.

Bu miras ;

16 halife ve sayısı belli olmayan çoklukta ki alimlerdi.

Bu halife ve ulemalar Seyda ailesinin çocuklarına sahib çıktıkları gibi, muritlerde manevi destek veriyorlardı. Hazret (k.s)’in vefatından sonra amcası sayılan Şeyh Masum onlara dediki ;

– ” Yeterki okuyun sizden hiç bir iş yada çalışma istemiyorum.”

Onlarda hiç zamanlarını boşa harcamadan okudular. Akabinde her biri birer büyük alimler oldular. Bunlar ;

1- Şeyh Takiyeddin (k.s)
2- Şeyh Taha (k.s) – Şehid Şeyh Muhammed Said (k.s)’in oğlu.
3- Şeyh Maşuk (k.s)-Şeyh Masum (k.s)’un oğlu.
4- Şeyh Nasır (k.s) – Şeyh fethullah (k.s)’ın oğlu.

Bu Mübarekler, tasavvuf derslerini Mele-i Mezin (k.s)’in yanında çalışıyorlardı. Şeyh Takiyeddin (k.s) ilminin büyük bölümünü Seyda Molla Abdulbaki (k.s)’nin yanında devam etti.

Şeyh Takiyeddin (k.s) Hazretleri , Seyda Molla Abdulbaki (k.s)’den icazet aldı.

Mele-i Mezin (k.s)’in vefatından sonra, Şeyh Alaeddin (k.s)’in yanında tasavuf derslerine devam etti.

Onaltı seneye yakın bir zamana kadar, Şeyh Alaeddin (k.s)’in yanında süluk’a devam etti. Bütün kış boyunca Oxin’de kaldı.

Şeyhan ve Balekan’lılar gelip onu Norşin’den Oxin’e götürürledi. Arada bir Şeyh Alaaddin (k.s)’den izin alıp onu köyüne götürürlerdi.

Bazen Şeyh Alaaddin (k.s) ona bir kaç gün izin verirdi. Şeyhan ve Balekan’lılar gelip onu tekrar Oxin’e geri götürürlerdi. Onaltı seneye yakın böyle devam etti.

Şeyh Alaaddin (k.s)’in vefatından önce. Şeyh Alaaddin (k.s)’in zevcesi ;

– ” Sen niye Şeyh Takiyeddin (k.s)’e hilafet vermıyorsun ? O uzun zamandır burda Seyda ailesinin ona ihtiyaçları var.”

Şeyh Alaaddin (k.s)’ şöyle cevap verir ;

– ” Evet doğru. Uzun zamandır burada süluk yapıyor. O şimdi ki şeyhlerden çok daha iyi yetişmiş bir durumdadır. Ben istiyorum ki Seyda-i Taği (k.s) ve Hazret (k.s) gibi olsun. Bu sebeb ile kendisini bekletiyorum.”

Şeyh Alaaddin (k.s)’in ömru ona hilafet vermeğe yetmedi. Ölüm şerbetini içti. (Hakk’a kavuştu) Şeyh Alaaddin (k.s)’in vefatından sonra. Şeyh Alaaddin (k.s)’in oğulları Şeyh Mazhar (k.s), Şeyh Halid (k.s) ve Şeyh Asım (k.s)’a ;

– ” Sizler nereye gidersenız, ben de oraya giderım. ” Diyerek onlara bağlılığını gösterdi.

Bunlar büyük ve olgun bir grup idiler. Hazret (k.s)in işaretlerini araştırdılar. Hazret (k.s)’in şeyh Alaaddin (k.s)’e ;

– ” Sen büyük emek vereceksin. ”

Şeyh mahmud-i Karaköy (k.s)’e ;

– ” Sonu sende olacak.” Sözünden yola çıkarak, hep beraber Şeyh Mahmud-i karaköy (k.s)’e gittiler.

Şeyh Alaaddin (k.s)’in üç oğlu, Şeyh Takiyeddin (k.s), Şeyh Cüneyd (k.s) (Şeyh Mahmud-i Zoka (k.s)’ydinin oğlu) ve beraberinde bir sürü alimler, yola çıkarak Suriye – Haseki’ye bağli Tililon köyüne gittiler.

Şeyh Mahmud (k.s) Şeyh Alaaddin (k.s)’in taziyesini yapar.

– ” Keşke ben ondan üç sene önce vefat etseydim.” Der.

(burada ilk kerametini gosterir. Gerçekten Şeyh Mahmud (k.s) Şeyh Alaadin (k.s)’den üç sene sonra vefat eder) Bu Alimler tekrar Şeyh Alaaddin (k.s)’in yanında kaldıkları yerden başlarlar.

Şeyh Mahmud (k.s) onların herşeylerinin tamamlandıklarını görür. Aynı sene Şeyh Asım (k.s)’ın dışında, Onların hepsine hilafet verir.
Önce Şeyh Takiyeddin (k.s)’e hilafet verir.

Bunun üzerine biri sorar ;

– ” Kurban Şeyh Takiyeddin (k.s)’e Hazret (k.s)’in torunu olduğu içinmi önce ona halifelik verdin ? Yoksa onu kamil mi gördün?

Şeyh Mahmud (k.s) ;

– ” Vallahi onu çok kamil gördüğüm için verdim. Zaten Şeyh Alaaddin (k.s), bana şefkat gostermiş. Herşeylerini tamamlamıştı. Sadece beni bu hayırdan mahrum birakmamak için onu bana verdi.”

Şeyh Asım rivayet ediyor ;

– ” Şeyh Takiyeddin letaifleri o kadar çok zikir yapıyordu ki, uykusu hiç gelmiyordu. Çok büyük bir alim olarak yetişti.”

O kış mevsimini i Tililon’da geçirdikten sonra Şeyh Mahmud (k.s) ;

– ” Git irşad et.”dedi.

Norşin bölgesi susamış uzun zamandır onu bekliyorlardı. Döner dönmez irşada başladı. İlk tevecühünü Xask köyünde yaptı. (Norşine yakın bir köy)

Sonra köy köy dolaştı. Tarikat verdi, teveccüh yaptı. Bütün kış köylerde irşat yapıyordu. Bu bolgeler de tarikat almayan çok az kişi kaldı.

Aynı zaman da talebelere de ders veriyordu. Norşin medresesinde, Onun derslerinin bereketli olduğu çok meşhurdu.

Herkes onun yanın da okumak ve onun talebesi olmak istiyordu. Talebeler ;

– ” Bir ders bile bizim için çok onemli ” Derlerdi.

O donemde yetişen büyük ulemalar onun talebesiydi. (Molla Sadreddin Yüksel (k.s) gibi zatlar.) Onun Özelliklerini gören herkes onu çok severdi.

Birde onun mutevaziliği meşhurdu.

Şeyh Takiyeddin (k.s)’in vefat tarihi ; 6 Haziran 1967

ŞEYH TAKİYEDDİN (K.S)’E DAİR MENKIBELER
Şeyh Takyedin (k.s) küçükken, Hazret (k.s)’in odasında uyurdu. Kendileri Hazret (k.s)’den şöyle bahis ederlerdi.

– ” Birgün. Ben daha küçüktüm. Hazret (k.s) ;

fecir vaktinden önce teheccüt namazı kıldıktan sonra. Yüce Allah (c.c)’a haykırışla yalvardı. Fakat nasıl yalvarıyor. O sırada hanımı namazı bitirirken sonra, hanımının paçasını tutup, yüce Allah (c.c)’a şöyle yalvardı.

” Ey Allah (c.c)’ım bilirsin.”

Bir kişi bir kişiye karşı suç işlediği zaman. Hanımıyla o kişinin evine gider.

” Namusumla beraber sana geldım. Bunun hatırı için beni af et. ” Derdi.

O kişi de ne kadar suçlu olsa dahi. Hanımıyla kendini o kişiye teslim etmesi o kişinin af edilmesine sebep oluyordu. Ve hazret şoyle devam etti.

” Ey Allah (c.c)’ım ben namusumla kendimi sana attım. Beni af et.”

Şeyh Takiyeddin (k.s) diyor ;

” Ben on yaşindaydım. Hazret (k.s)’in bu haykirişi sonrası, birden şiddetli deprem gibi bir şey hissetım. Sanki arş yere inecek. Ben çok korktum, yatakların bulunduğu yere saklandım. Sessizlik olunca. Hazret (k.s)’in hanımı ;

” Oğlum nerde ? Onu korkuttun.”

Beni aramaya başladılar. O zaman ben yatakların bulunduğu yerden çiktım.”

” Ben Hazret (k.s)’in bu haykırışından göklerin titrediğini fark ettim. ”

ŞEYH TAKİYEDDİN (K.S)’İN HALİFELERİ
1- Şeyh Asım (k.s) – Şeyh Alaaddin (k.s)’in oğlu.
2- Molla Muhammed Çolxuri (k.s) – Balekan’lı.
3- Molla Abdulbari Ğavaşi (k.s)
4- Molla Tayfuri – Diyarbakır’lı.

Dördü de büyük Evliya, büyük alim idiler.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*