HZ. FÂTIMA (r.anha) Hz. Muhammed (s.a.s.)’in neslinin kendisiyle devam ettiği en küçük kızı. Müslümânların dördüncü halifesi “ilmin kapısı” Hz. Ali (r.a.)’ın hanımı.Kerbela’da zulme boyun eğmeyip başkaldırı ruhunu kendisinden sonra gelen müminlere miras bırakan “cennet gençlerinin efendisi” Hz. Hüseyin (r.a.)’ın ve Kerbela’da esir edildikten sonra Kûfe sokaklarında teşhir edilen, Yezid’in sarayında yaptığı etkileyici konuşmayla halkı galeyana, …
Hayattüs Sahabe
Hz. Abdullah Bin Huzafe (r.a.)
HZ. ABDULLAH BİN HUZÂFE (r.anh) Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından sonra, İslâmın bütün dünyaya yayılması ve insanların Cehennemden kurtulup, ebedî saâdete kavuşmaları için hükümdarlara elçiler göndermek istiyordu. Zîrâ o, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. İstediğini emret! Bu sebeple bir gün, Eshâb-ı kirâma buyurdular ki: – Ba’zınızı, yabancı hükümdarlara göndermek istiyorum. Sakın, İsrâiloğullarının, Peygamberlerine karşı davrandıkları gibi, siz …
Hz.Ammar ibni Yasir (r.a.)
Ammar İbni Yâsir radiyallahu anh imanda azmin ve sebâtin sembolü bir yigit!.. inancı uğruna gösterdiği fedakârlıklar, islâm’ın yüceliğinin bir vesikası olan kahraman!… Fedakârlığın imanın özü olduğunu gösteren ilk şehid çocuğu… Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin; “Cennet üç kişiye müstaktır. Ali, Ammar ve Selman.” iltifatına mazhar cennetlik bir insan!… Babası Yâsir, Yemen’li Kahtânî kabilesinin Ans …
Hz. Ümm-i Eymen (r.anha)
HZ. ÜMM-İ EYMEN (r.anha) Peygamber efendimiz, doğmadan önce babasını, altı yaşında da annesini kaybetmişti. Hem yetim, hem de öksüz olarak büyüdü. Fakat birçok kadın, bir anne şefkatiyle o yüce Peygamberi bağrına bastı. Ona annesizlik acısını hissettirmemek için ellerinden gelen gayreti gösterdiler. İşte bu kadınlardan birisi de Ümm-i Eymen’di. Peygamberimizin ehl-i beytten saydığı ve “Annemden sonra annem” …
Ashab-ı Kiramın(R.A) Kardeşlik Anlayışı
Hz. Ömer (r.a) anlatıyor: Peygamberimiz Sallallahu Aley hi Vesellem’den umreye gitmek için izin istedim. Bana izin verdi ve “Sevgili Kardeşim!.. Dualarında bizleri unutma”, dedi. 1 Saadet Asrı, iman ve cihad, ilim ve takva, sevgi ve kardeşlik asrıdır. Tarihin manevî açıdan en güzel dönemi, iman, ahlak ve kulluğun en güzel örneklerinin sergilendiği altın nesil sahabe-i kiram …
Ashabı Kiramın Birbirlerine Hürmeti
Bütün Ashabı Kiram; bir lütfü kerem, bir faziletü hidayet menbaı olan Resulu Zişan hazretlerinden feyz almış, edep » hikmet dersi almış bulunuyorlardı. Bu sayede pek nezih, saf birer kalbe sahip bulunduklarından biribirine karşı son derece Hürmetle, hayranlıkla muttasıf bulunmuşlardı, biribirinin fezailini, meziyyatını, itiraftan geri kalmaz, birbirine karşı şef-e muhabbet ibrazından geri durmazlarda Nitekim bu hakikatı …
İmam Malik (r.a)
Medine alimlerinin ilminin vârisi. Hicret yurdu imamı, yüzüne bakanların ahireti hatırladığı Mâlik b. Enes rahmetullahi aleyh… Bu güzide alimimizin Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’i rüyasında görmediği bir gece dahi olmadığı rivayet edilmiştir. Malikî mezhebinin imamı Mâlik b. Enes rh .a . Medine’de, Mescid -i Nebî’de ders verirken Hz. Ömer r.a.’ ın hüküm ve meşveret için oturduğu …
Hz. Ali’nin Nasihatları
MÜ’MİNLERİN EMÎRİ Hz. ALİ’NİN NASİHATLARI Hz. Ali’nin Hz. Ömer’e Nasihatta Bulunması – Hz. Ömer bir gün Hz. Ali’ye “Ey Eba’l-Hasan! Bana nasihatta bulun!” dedi. Bunun üzerine Hz. Ali şunları söyledi: “Yakînini (kesin bilgi ve inançlarını) şüpheye dönüştürme ve zanlarını hakikat sanma. şunu da unutma ki senin için ancak dünyada vermiş olduğun sadakalar, yaptığın adalet ve …
Hz. Ömer’in Nasihatları
Hz. Ömer bir gün adamın birine şöyle nasihatta bulundu: ‘Diğer insanlarla meşgul olup da kendi nefsini unutma. Çünkü bunun zararı onları değil dönüp dolaşıp seni bulur. Her zaman için dengeli hareket et ve amaçsız birşey yapma; çünkü her yaptığın amel defterine yazılır. Bir kötülük işlediğinde arkasından hemen bir iyilik yap ki bu, işlemiş olduğun o …
Abdullah Bin Ümmi Mektum (r.a)
Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile şereflenerek Müslüman oldu. Mekke’de kâfirlerin zulüm ve eziyetlerinin dayanılmaz hâle gelmesi üzerine ve Medîneli Müslümanlara din esaslarını ögretmek için, Medîne-i Münevvereye hicret etti. Âmâ olup, sesi çok gürdü. Sabah namazında, önce Hz. Bilâl, sonra İbni Ümm-i Mektûm ezan okurdu. Kâfirlerle silahlı mücâdele başlayınca, …
