ERKAM B. EBİ’L-ERKAM (r.anh) VE EVİ Mekke’de müslüman olan ilk sahâbîlerden biri. Erkam b. Ebi’l-Erkam b. Esed b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm; künyesi Ebû Abdullah’tır. Babasının adı Abdü Menâf; annesinin adı Ümeyye binti Hâris’tir. Erkâm, Mekke’nin en zengin ve mûteber ailelerinden biri olan Mahzûm kabilesine mensuptu.Annesi Ümeyye, Huzâa kabilesindendi. Mahzûmîler, Hz. Peygamber’in muhâliflerinden olmakla …
Hayattüs Sahabe
Hz. Abbas İbn Abdulmuttalib (r.a)
Hz. Peygamber’in amcası. Künyesi Ebu’l-Fazl. Babası Abdulmuttalib, annesi Nuteyle’dir. Abbas Rasûlullah’tan bir iki yaş büyüktü. Abbas, çocukluğunda kaybolmuştu. Annesi onu bulunca Kâbe’nin örtülerini ipeklilerle yenilemişti. Rasûlullah çocukken annesi ölünce dedesi Abdulmuttalib’in himayesine geçtikten sonra Abbas’la çocuklukları beraber geçti. Gençliğinde Hz. Abbas ticaretle uğraşıp, zengin oldu. Araplar arasında Kâbe’ye hizmet büyük bir şeref sayılırdı. Kâbe hizmetleri …
Fatıma Binti Esed (r.a)
Fâtıma binti Esed radıyallahu anhâ Hazreti Ali radıyallahu anh’in annesi… Sevgili Peygamberimize çocukluk döneminde candan hizmet eden, onu her türlü tehlikelere karşı korumaya çalışan, kendi öz çocuklarından önce onun karnını doyuran, üstünü başını temizleyen, saçlarını tarayan hizmetli,şefkatlibir anne… Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin “annemden sonra annem” diye iltifatına mazhar olmuş bir hanım sahâbî… O …
Hz. Hatice (r.a)
HZ. HATİCE (R.A) Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s)’in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan hanımlarının ilki. O, Arapların en asil kavmi olan Kureyş kavminden ve Kureyş kavminin de, en asil, pak ailelerinden idi. Babası Huveylid, annesi Fâtıma’dır (İbn İshak, es-Sîre, Nesr. Muhammed Hamidullah, s. 60). Hz. Hatice’nin baba tarafından soyu Kusay’da Peygamberimizin baba tarafından …
Hz. Hamza (r.a)
Hz. Peygamber’in amcası, Şehidlerin efendisi.Künyesi; Ebn Ya’la veya Ebû Ammâre; Lakabı; Esedullah (Allah’ın Aslanı)dır. Babası Abdulmuttalib, annesi Hâle’dir.Hz. Hamza, Peygamberimizin amcalarının en küçüğüdür. Doğumdan bir kaç gün sonra, Peygamberimizi emziren Ebû Lebeb’in câriyesi Süveybe daha önceleri Hz. Hamza’yı da emzirmiş olduğundan, Hamza Peygamberimizin süt kardeşi idi. Hz. Hamza, orta boylu, güçlü kuvvetli, heybetli, onurlu bir …
Amr İbni As (r.a)
HZ. AMR İBNİ ÂS (r.anh) Amr İbni Âs radıyallahu anh akıllı, bilgili ve siyasette dâhî bir devlet adamı… “Mısır fâtihi” ünvanıyla meşhur bir sahâbî… Atak bir kişiliğe sahip zekî, fedakâr ve yiğit bir komutan… O, Kureyş kabilesinin Sehm koluna mensuptur. Müslüman olmadan önce Mekke’nin ticaret ve siyaset hayatında önemli bir yeri vardı. Habeşistan Hükümdarı Necâşî …
Muaz Bin Cebel (r.a)
MUAZ BİN CEBEL (R.A) Ensârın ileri gelenlerinden bir sahabi. Adı, Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs el-Ensâri el-Hazrecî’dir. Künyesi, Ebu Abdurrahman’dır. On sekiz yaşında müslüman olmuştur. Peygamber Efendimiz’le birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Rasûlüllah (s.a.s) onu Muhâcirînden Abdullah b. Mes’ud ile kardeş yapmıştı. Muhammed b. Sa’d: ‘Muaz, uzun boylu, beyaz tenli, güzel dişli, iri gözlü, …
Amr Bin Füheyre (r.a)
Âmir Bin Füheyre(R.A.) – Meleklerin defnettiği sahâbî Âmir bin Füheyre hazretleri Tufeyl bin Abdullah’ın çobanıydı. Nice yıllar herşeylerini kaybedip insanlıklarını unutmuş kimselere hizmet etti. Ama bütün hizmetlerinin karşılığı sadece karın tokluğuydu. Belki karınlar toktu fakat rûhlar açtı. Günler böyle ızdıraplar içinde geçip gitti. Nihâyet beklenen İslâm güneşi Mekke’de doğdu ve etrafa yavaş yavaş ışıklarını saçmaya …
Abdullah Bin Zübeyr (r.a)
Abdullah, Hicret’ten sonra, 622 milâdî yılında, Medine yakınındaki Kûba’da doğdu. Babası Zübeyr b. Avvâm, Cennetle müjdelenen on kişiden (Aşere-i Mübeşşere*) biridir. Annesi, Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’dır. Teyzesi, Mü’minlerin annesi Hz. Âîşe’dir. Babası tarafından babaannesi Safiyye, Rasûlullah’ın halasıdır. Medine’de muhâcirlerden ilk doğan çocuk Abdullah b. Zübeyr’dir. Bu doğuma muhâcirler bir hayli sevinmişti. Çünkü Medine Yahûdileri …
Ebu Zer Gıfari (r.a)
Ebû Zer-i Gıfârî, Mekke’nin ticâret yolu üzerinde yaşamakta olan Benî Gıfâr kabîlesindendir. Bunlar Arabistan’da bulunan diğer kabîleler gibi câhiliye devrinin her çeşit kötülüğünü işliyor ve putlara tapıyordu. Ticâret kervanlarını çevirip, yağmacılık yapmalarıyla tanınmışlardı. Ebû Zer-i Gıfârî de çevresinin te’sîriyle bir müddet kervan soygunlarına katılmıştı. Kavmi arasında atılganlığı ve cesâreti ile şöhret bulmuş, gücü, kuvveti ve …
