share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Hz. Muhammed (s.a.v) Dünyaya Gelişi

0 yorum

MUHAMMED-sallallahu aleyhi ve sellem-‘İN DÜNYAYA GELİŞİ:

Rasûlullah-sallallahu aleyhi vesellem-, Mekke’de Hâşimoğulları mahallesinde, Rebiulevvel ayının 9. veya 12. günü Pazartesi sabahı “Fil Olayı” yılında dünyaya gelmiştir. Dünyaya geliş tarihi Rebiulevvel ayının 9. günü daha doğru, 12. günü ise daha meşhur olan tarihtir. Bu tarih, 22 Nisan 571 yılına rastlamaktadır.

Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in ebesi, Abdurrahman b. Avf’ın-Allah ondan râzı olsun- annesi Amr’ın kızı Şifâ’dır. Annesi onu dünyaya getirdiğinde, kendisinden bir nûr çıkmış ve bu nûr Şam saraylarını aydınlatmıştı. Amr’ın kızı Şifâ onun doğum müjdesini dedesi Abdulmuttalib’e ulaştırınca bu habere çok sevindi. Koşarak gelip onu kucağına alıp Kâbe’ye götürdü.Kâbenin içinde Allah’a şükür ve duâda bulundu.Övülmesi ümidiyle ona övülen anlamına gelen “Muhammed” adını verdi ve akikasını kesti.Araplarda gelenek olduğu için, doğumunun 7. günü onu sünnet ettirdi ve büyük bir ziyâfet verip insanları doyurdu.

Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in dadılığını ve bakıcılığını, babası Abdullah’ın câriyesi, Bereket adındaki Habeşistanlı Ümmü Eymen (Eymen’in annesi) üstlenmişti. Ümmü Eymen, müslüman oluncaya kadar kaldı, müslümanlarla birlikte Medine’ye hicret etti ve Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in vefâtından 5 veya 6 ay sonra vefât etti.

SÜT EMZİRME DÖNEMİ:

Annesi Âmine’den sonra onu ilk emziren Ebû Leheb’in câriyesi Süveybe’dir.Süveybe, Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i oğlu Mesruh ile beraber emzirdi.Suveybe, daha önce de Hamza b. Abdulmuttalib-Allah ondan râzı olsun- ve Ebu Seleme b. Abdul-esed el-Mahzûmî’yi emzirmişti.Bu sebple Hamza b. Abdulmuttalib-Allah ondan râzı olsun- ve Ebu Seleme b. Abdul-esed el-Mahzûmî, Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in süt kardeşleridir.

Ebu Leheb, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in dünyaya gelmesinin sevincinden dolayı câriyesi Süveybe’yi hürriyetine kavuşturmuştu.Ancak daha sonra Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- insanları İslâm dînine dâvet etmeye başlayınca Ebu Leheb, onun en azılı düşmanı olmuştur.

MUHAMMED-sallallahu aleyhi ve sellem- SA’DOĞULLARI KABİLESİNDE:

Araplar, sinirleri gerilmesin diye yerleşim birimleri olan şehir-lerdeki hastalıklardan uzak olmaları ve henüz emzirme çağında iken arapçayı güzel bir şekilde telaffuz edebilmeleri amacıyla süt anneleri aramak için yeni doğan çocuklarını kırsal bölgelere göndermeyi bir gelenek haline getirmişlerdi.

Allah Teâlâ, Sa’d b.Bekr b. Hevâzin oğulları kabilesinden yeni doğan çocuklara süt anneliği yapmak isteyen birkaç kadının Mekke’ye gelmesini takdir etti.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- ona süt anneliği yapmaları için bu kadınlara sunuldu,ancak onlar yetim olması sebebiyle O’ndan yüz çevirdiler.İçlerinden birisi olan Ebu Zueyb’in kızı Halîme, kendisine süt anneliği yapacak hiçbir çocuk bulamayınca Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i almak zorunda kaldı.Böylelikle başkalarının gıbta edeceği kısmete Halîme’ye nâil oldu.

Halîme’nin babası Ebu Zueyb’in adı Abdullah b. Hâris’tir. Halîme’nin kocasının adı ise; Hâris b. Abdul-uzzâ’dır. Her ikisi de, Sa’d b. Bekr b. Hevâzin kabilesindendir.Hâris’in çocukları ve aynı zamanda Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in süt kardeşleri; Abdullah, Enîse ve Cudâme’dir.Cüdâme, Şeymâ’nın adıdır ki lakabı, ismine üstün gelmiş ve bu şekilde tanınmıştır.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bakımını ve yetişmesini Şeymâ üslenmiştir.

SÜT ANNENİN EVİNE GELEN BEREKETLER:

Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- aralarında bulunduğu sürece,bu eve birçok yönden bereketler akmaya devam etmiştir. Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in gelişiyle bu eve gelen bereketlerden bazıları şunlardır:

Halîme, Mekke’ye geldiği o günler kuraklık ve kıtlığın kol gezdiği günlerdi.Halîme’nin yolculuk sırasında bindiği dişi merkebi güçsüzlük ve zayıflıktan dolayı yürüyemeyecek durumdaydı. Devesi ise bir damla süt bile vermiyordu.Halîme’nin beraberinde küçük bir oğlu vardı ve açlıktan dolayı gece boyunca ağlıyor, ne

uyuyor, ne de anne ve babasını uyutuyordu.

Halîme, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-ile birlikte bineğine gelince onu emzirmek için kucağına aldığında göğüsleri sütle doldu.Bunun üzerine Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- ondan doya doya içtiği gibi, Halîme’nin küçük çocuğu da ondan doya doya içti. Daha sonra her iki çocuk da uykuya daldılar.

Aynı şekilde Halîme’nin kocası da devesini sağmak üzere gittiğinde, devenin memelerinin sütle dolu olduğunu gördü. Susuzlukları ve açlıkları gidinceye kadar ondan bol bol süt sağıp içtiler. Sonra da o geceyi rahat bir şekilde uyuyarak geçirdiler.

Sa’d oğulları bâdiyesine dönmek üzere yola çıktıklarında Halîme, güçsüzlük ve zayıflıktan dolayı yürüyemeyecek durumda olan dişi merkebine Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i yanına alarak bindi. Dişi merkep öyle bir hızlandı ki, kafiledeki herkesi geçti, hiçbir merkep ona yetişemedi.

Halîme ve kocası, yurtlarına -Sa’doğlları yurduna- ulaşınca ki burası, Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki en kurak yeriydi.Fakat Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in gelişiyle birlikte, Halîme ve kocasının koyunları akşamları doymuş ve memeleri sütle dolmuş bir halde gelmeye başladılar.Bâdiye halkından hiç kimse bir damla süte bile bulamazken, Halîme ile kocası koyunlarını sağar ve sütlerinden içerlerdi.

Halîme ve kocası, bu fazlalık ve hayrın Allah Teâlâ’dan olduğunu biliyorlardı. Tâ ki süt emzirme dönemi sona erdi ve Halîme, Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i iki yıl sonra sütten kesmiş, Artık Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem- bu dönem sonunda büyüyüp güçlenmişti.

PEYGAMBER-sallallahu aleyhi vesellem-’İN SÜTTEN KESİLDİKTEN SONRA SA’DOĞULLARI KABİLESİNDE KALMASI:

Halîme, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i her 6 ayda bir görmeleri için Mekke’ye annesi ve âilesinin yanına getirir, sonra da onunla birlikte Sa’oğulları kabilesine dönerdi.Süt emzirme dönemi tamamlanıp Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i sütten kesince,onu annesi Âmine getirdi.Fakat Halîme, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile gelen bereket ve hayrı gördüğü için onun kendi yanlarında kalmasını çok istiyordu.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in annesinden, gelişinceye kadar onu kendi yanlarında bırakmasını istedi.Ayrıca Halîme onun Mekke’de vebâ hastalığına yakalanmasından endişe ediyordu.Bunun üzerine Âmine buna râzı oldu ve Halîme, Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i alarak evine sevinç ve mutluluk içerisinde döndü. Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-Halîme’nin yanında iki yıla yakın bir süre daha kaldı. Ancak daha sonra yaşanan garip bir olay, Halîme ve kocasının endişe ederek onu annesine geri vermelerine neden oldu.Bu garip olay, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in göğsünün yarılması olayıdır.

MUHAMMED-sallallahu aleyhi ve sellem-‘İN GÖĞSÜNÜN YARILMASI:

Enes b. Mâlik-Allah ondan râzı olsun- bu olayı şöyle anlatır:

“Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-, çocuklarla oynarken Cebrâil geldi ve onu alıp yere yatırdı. Sonra da göğsünü yararak kalbini çıkardı.Kalbinden de bir kan pıhtısını aldı ve şöyle dedi: ‘Bu, şeytanın sendeki kısmetidir’ dedi.Ardından da o kalbi altın bir tepside zemzem suyu ile yıkayıp yerine koydu.

Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-ile birlikte oynayan çocuk-lar koşarak onun süt annesine geldiler ve ‘Muhammed öldürüldü’ dediler.Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yanına koşup geldikle-rinde onun renginin değiştiğini gördüler.”

Enes Enes b. Mâlik-Allah ondan râzı olsun- şöyle der:

“Ben, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in göğsündeki o dikiş izini görürdüm.”

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*