share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

İhlas ve Sohbet

0 yorum

Hak Teala :” Dikkat! Halis din Allah’ındır.”(Zümer39/3). Rasulullah (s.a.v.) şu üç hususta bir müslümanın kalbi hiyanet (ve hasette) bulunmaz:Allah için amel yapmak, devlet adamlarına samimi surette (tavsiye ve) nasihatte bulunmak ve her halükarda İslam cemaati ile olmak (ibn. Mace, ibn. Hanbel)

Lugatte ihlas : Saf, karışıksız, vasıl olmak, kurtulmak

Istılahta : Riya, sum’a, gösteriş, şirk, alayiş, samimiyetin zıddı. Sırf Hakk rızasını gözetmek sadece Allah’ı düşünerek konuşmak, hareket ve ibadet etmek.

İhlasın en düşük derecesi : Dünyada ikram ve ihsana nail olmak ve dünyevi musibetlerden kurtulmak için amel etmek.

İhsanın en büyük derecesi : Sırf ubudiyyetin kulluğun hakkını ifa etmek için Hakk Tealanın emirlerine uymak sadece rızasını kazanmak için amel etmek

Ebu Yakub Susi : İnsanlar ihlaslarında ihlas gördükleri zaman ihlasları ihlasa muhtaç olur. (İhlaslı kimse ihlas üzere olur fakat bunu görmez, görürse ihlası eksiktir demektir. )

Huzeyfetul Maraşi : İhlas, kulun fiillerinin zahirde ve batında musavi olmasıdır demiştir.

Sırriyyus Sakatı : Kim kendisinde bulunmayan bir şey ile halka süslü görünürse Allah Tealanın (c.c.) gözünden düşer.

Cüneydi Bağdadi : İhlas, Allah Teala (c.c.) ile kul arasında bulunan bir sırdır. Melek bilmez ki (sevabını) yaza, şeytan bilmez ki ifsa ede, heva ve heves bilemez ki saptıra.

Sufilerden birisi anlatıyor : Bir Cuma günü namazdan evvel Sehl b. Abdullah’ın evine girdim evde bir yılan gördüm. Çekindiğim için ayağımın birini ileri diğerini geri atıyordum. Durumu fark eden Sehl b. Abdullah dedi ki:”Bir kimsenin imanın hakikatine vasıl olabilmesi için yeryüzünde korkulan bir şeyin kalmaması ( ve sadece Allah’tan korkulması ) şarttır”. Sonra ilave etti : Mescid-i Nebi’de namaz kılmak ister misin? Mescitle aramızda bir gün bir gecelik mesafe var dedim. Elimden tuttu aradan az bir zaman geçtikten sonra Mesciti gördüm (Tayyi mekan vaki oldu). Mescide girdik ve Cuma’yı kıldık sonra dışarı çıktık. Sehl b. Abdullah kapının önünde durdu ve Mescitten çıkan halka bakmaya başladı. Şöyle dedi :” -Lailahe illallah- diyen çok fakat bu konuda ihlas üzere olan azdır”

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*