share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Ey Nefis

0 yorum

Sen! Ey nefis!

Sana söylüyorum , kendini beğenmiş sefil!

Sen değil misin ,imanlarımıza zan kisvesini giydirerek bal lezzetlerine zehir katıştırıp duran ve bize zehiri bal diye yutturan?Sen değil misin , yasakları hoş gösteren hilekar,günahları gümüş tabaklarda gülbeşeker niyetine sunan sahtekar!?Bir kemik kapmak için hırlaşıp dururken köpeklerle,aslanları kurtlara boğduran düzenbaz!Damarında dolaşan umutlarla beslediğin

 vesveselerimiz,kuruntularımız,azgınlıklarımız ve yüz karamız ile beslenen nankör!Yoksulluğumuzdan yoksulların utandığını gecelerde bize sen tembih ediyor,açlıklarımızı doyurmak için gündüzlerimizi geceye sen çeviriyorsun,öyle değil mi?Sen değil misin, dert ve hasedi edemeden ekmeğimize,gözyaşıyla dolduramadığımız testileri kayalara çarpan?!..Tamah tozu hırs dumanıyla bulandırıp dünyamızı,şah elinden yemlenen şahinlerimizi leş kerkenezleriyle boğuşturan ve sonra da sırtlarını yere getiren sen değil misin?!..Suretin art arda uzayıp giden bir sıfır katarı iken siretimize sıfırların başında rakamlar vehmettiren sen değil misin? Sen değil misin,Azer’lere put yaptırıp İbrahim’lerden baltayı saklayan?!..Yazıda yanlışa benzeyen yaratılışınla alın yazılarımıza yanlışı sen katıyorsun,öyle değil mi?!..

Ey nefis!

Yay’a ancak doğru ok konulur ,biliyoruz da ,neden senin eğri okların bize sinan görünüyor?Ok gibi doğru olup yaydan kurtulmak bize yazılmış iken ,ya neden elimize hep kepadeler tutuşturuyorsun?İbadetlerimize ,ihlaslarımıza,öz cevherlerimize garazlar katıyorsun,neden?Ya neden fazilet ve iyiliği arayıp soranlarımızı kınanmışlık ve ayıp vadilerine salmaktasın?Can nakdimizi bedava alıp cehennemlerimizi nakitle aldığımız cennetler diye satıyorsun bize?Ya neden ,şehvetlerimizin çakmak taşından sıçrayan bir kıvılcımla masumiyetimizin yedi denizini ateşe verip göz pınarlarımızda bizi damlaya muhtaç etmek,neden?

Ey nefis!

Yedi denizin suyunu içsen ateşin sönmeyecek, biliyoruz .Cehennem bütün varlığımızı bir lokma edip yutacak olsa da sen hala ‘Daha yok mu?’diyeceksin,bunu da biliyoruz.Biliyoruz da…

Ve ey can!

Şeytanı buyruğuna uyarak yaptığını nefsinin,bir melek yazarsa seza mı?!..Allah ile barışmayı bırakma yarına sakın.Sakın,kervancı olma kat kat günah yükü taşıyan.İyileri izle;iyiler oymağına giden izler silinmeden…Nefsin estirdiği rüzgar iyi hatıralarını silmeden,İYİLERİ İZLE!…

Tik tak , tik tak,geçiyor zaman .Ve İsrafil tevbe kapısını kapatmadan…

Dolunayın yıkadığı gecelerde…..

Vakt-i seherde…

Allah’ım ! Yedi iklim dört köşeden bedenlerimize atılan kementleri bir bir çözme gücü ver bize!

Her saniyede bin hilesi ,her hilesinde bin isyanı ,her isyanda bin Fir’avnı olan nefsine ne zaman bir sille vuracaksın Yed-i Beyza’n ile mirim ?!..Gönül ambarına düşürdüğümüz fare daha niceye dek tüketecek pak danelerimizi?Yaratılışımızdaki nur ile kör olmadığı müddetçe nefislerimiz ,hep aldanışta değil miyiz?!.Şimdi ’Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.Çünkü nefis gerçekten kötülüğü şiddetle emreder.Ancak Rabb’imin esirgediği nefis müstesnadır.

Çünkü Rabb’im Gafur’dur, Rahim’dir. İskender PALA (Ayine)

ŞEYTANIN ALDATABİLDİKLERİ
Rivayet olunduğuna göre,mel’un İblis,sahabe devrindeki insanları aldatmak için ordusunu dağıttı.Bir şey yapamadan geri döndüler.

-Ne oldunuz?diye sorunca:

-Böyle acaib insanlar görmedik,ne kadar uğraştıksa da bunları aldatamadık;ancak yorulduğumuzla kaldık,dediler.Şeytan:

-Siz onları asla aldatamazsınız.Çünkü onlar Peygamberleri ile buluştu ve Kur’an’ın inmesine şahit oldular.Fakat onlardan sonra geleceklere tesir edebilirsiniz,dedi.

Tabiin devrinde,yine aynı maksatla askerlerini dağıttı;onlar da başları eğik olarak geri döndüler de:

-Böyle acaib insanlar görmedik.Ara sıra aldatabildiğimiz oldu ise de,akşamleyin bir tevbe etmekle bütün hatalarını Allah iyiliğe çevirdi,dediler.İblis:

-Size ,bunlardan da kar yok.Çünkü bunlar,Peygamberlerinin sünnetine uyan hakiki tevhid sahibi insanlardır.Fakat sizi memnun edecek nesil bunlardan sonra gelecek olanlardır.Onlar sizin elinizde oyuncak olurlar.Şehvetlerinin azgınlığı ile onları dilediğiniz yöne çekersiniz.Tevbe etmezler,etseler de (şarta riayet etmedikleri ve samimi tevbe yapmadıkları için) tevbeleri kabul olmaz ki,günahları sevaba dönsün.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*