share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Gel EY…

0 yorum
Gel EY…

Seydamı ilk ilarak 2004 yılında gördüm.kim olduğunu ve yan taraftaki komşumuza  niçin geldiğini yani hiç bişey bilmiyordum.sadece tevafuk  onun tamda geldiği anda dışarıya çıkmış yürüyüşünü gelişini izledim.Ne gözlerim başka bir tafra bakabildi nede ayaklarım hareket edebildi  kalbim, öyle bir çarptıkı sanki sadece bana değil bütün mahalleyi kapsayan güzel bir hava oluştu.Sordum anlattılar.sonra kardeşlerimle  tövbe aldık.Şimdi gelişindeki o hikmeti daha iyi anlıyorum. Seydam  gençliğimin en güzel anları başka bir mutlulukta hatırlamıyorum anıda zihnimde sadece o yıllar var ve Seydam ona tamda çok bağlandığım anda benim gençliğimin baharında hemde bir bahar ayında gidince kendimi yağmurun altında ıslanan kedi yavrusu gibi çaresiz hissetim.Baharlar bitti zaman durdu …..Kainatta bu acıyı tarife ne bir söz var nede başka bişey ….Aylarca ağladım  sabahlara kadar uyanık bekledim Gel  Seydam  ne olur bir kez de olsa gel çok özledim deyip durdum rüyalarımda gördüm uyanınca ağlardım.

Adını yazıyorum Bulduğum fırsatlarla Yüreğimin başına noktalarla hatlarla ,Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarlasonra kendi halime ağladım istemeyi bilmeyişime ‘Zatını gündüz değilsede hayalini gece göstersen bizlere’.Bir ramazan ayının Perşembe  gecesi ydi  Seydam için Kuran okuyordum o gün hep  şu sözleri tekrarlayıp durdum

Ne olur bir gün beni Kapından olsun dinle
Öldür bendeki beni Sonra dirilt kendinle
Çarpsam kara sevdayı En azından yüzbinle
Nasıl bağlandığımı Anlarsın kemendinle

Ağlaya ağlaya belki elli defa tekrar ettim bu sözleri  .Yasini bitirip Cuma süresine geçtim  orda seydamın isminin geçtiği her yerde kalbim duracak gibi oldu sanki ben söyledikçe Seydam yaklaşıyordu  Vallahide ben Seyda yı yakından gördüğümde ne kadar heycanlandıysam  ne hissettiysem o an  on katını hissettim Allah biliyor ya sizde bilin ,kapıya baktım arlıktı başımı eğip rabıta ettim kalbim bir anda  o kadar çok büyüdü  başımı kaldırdım kapıya kapı açıktı bu sefer Seydamın nefes alışını bile duydum desem yalan olmaz.  başımı kaldırıp sonra yaşlı adımlarla koridordan geçişini dinledim ordanda mutfağın ışığını yaktı  kalktım bir süre şok oldum sonra kalkıp baktım mutfağın ışığıda açık heryer i  Nurşindeki  koridorunun kokusu  sarmıştı ağladım mutluluktan ve bir kez daha Seydamın merhamet ine şahit oldum.Seydam en günahkar müridininede merhametini gösterdi .dedim içimden hayatımın  en huzurlu ramazan gecesi böylece bitti.Rabbim Seydamın mekanını Cennet Peygamber Efendimizin(s.a.v) komşusu eylesin.Allaha emanet olun.

“istersem olduğuna göre.. Çağırırsam geldiğine göre.. Bana AŞK’ı öğret!..”
Dedi ki ihtiyar:
“Bu kainat.. Aşkına yaratıldı Sevgili’nin..
Sen AŞK’ı ne sandın?”
AŞK…
Öyle istemek ki… Kavuşmak mecbur kalsın…

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*