share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Seydamın[k.s] Dilinden Sohbetler-21

0 yorum

Hepiniz hoşgeldiniz sefa geldiniz. Rabbül Alemin hepinizden razı olsun. Allah‘ın bir nimetidir islamiyeti tüm Müslümanlara vermiş.Bir Müslüman Allah‘ın rızasını kazanacaktır.Gayrı Müslüm Allah’ın gazabını kazanacaktır.Bakın Allah’ın nimeti bize çok vardır elhamdülillah.

Bizi islamiyetin içinde yarattı ,müslüman olarak dünyaya getirdi.Bunlar ilahi nimetlerdir .Eğer Rabbül Alemin bizi gayrı müslim devletinde dünyaya getirmiş olsaydı acaba biz müslüman olurmuyduk ,olmazmıydık onu  Allah bilirdi.Ne kadar sıkıntı yaşardık fakat elhamdülillah biz müslüman olarak dünyaya gelmişiz,Ehli sünnet vel cemaat olmayı Rabbül Alemin bize nasip etmiş.

Hususen Tarikatı Nakşibendiye (k.s.a.) Rabbül Alemin onuda nasip etti. Bunların hepsi ilahi nimetlerdir.Bunların şükrünü yapmalıyız ki Rabbül alemin bu ilahi nimeti elimizden almasın.Çünkü insanın iyiliği kötülüğü sekeratta bellidir.Çok insan vardır Allah ‘a ibadet ediyor ,onunla cennet arasında birkaç santim kalacak,nauzübillah ahir ömründe ağzından bir kelime çıkıyor veyahut kötü bir ahlak çıkıyor sonra kalemi dehşetli olur, cehenneme müstehak olur.Çok insan vardır ki nauzübillah kötü ahlakından,ahlaksızlığından dinsizlikten bir bakarsınız ki Allah ‘ın rahmeti tecelli etti ona ve kelimeyi şehadet getirdi o direkmen cennete gitti.Bu yüzden gerek insan hiçbir zaman kendi ibadetlerine güvenmemesi lazım .Tek güvence Resulü Ekrem’ in muhabbeti aleyhisselatı vessellem,saadatın muhabbeti olursa o zaman güvenme lazımdır.Fakat kendi yaptığı hizmetiyle kendi okuduğu  ilmiyle gerek hiçbir zaman güvenmemesi lazım nasıl ki ayeti kerimede bunu tefsir ediyor ‘’La yemenü en mekkillahi illel gavmül hasirun.’Allah’ın hükmünden güvenen insan yoktur,illah zararkar insanlar, ahmak insanlar Allah’ın hükmünden emin olurlar.

Bir gün Gavs-i Hizani (ksa) Seyda-i Taği’ye böyle emretmiş.Eğer sen kendi nefsini bir müşrikten yani bir zımmi insandan kötü görmezsen sana helal etmem. Bakın o Seyda-i Taği (ksa) ki ruhunu Allah yolunda Gavsi Hizani’ye feda etmiş ve çok geceler sabaha kadar Gavsı Hizani’nin penceresine karşı rabıtaya giriyordu,onun üzerine kar yağıyordu .Sabah Gavs camiye giderken yol temizleyen insanlar geldiği vakit öyle tepe görüyorlardı .Gavs diyordu ki bu tepeyi rahatsız etmeyin Molla Abdurrahman oradadır ,kar onun üzerine gelmiştir.Bu mübarek zat okadar canını Gavsi Hizani’ye Allah için feda ederdi muhabbet için ayağının parmağı düşerdi ,fakat yinede Gavs dedi eğer sen nefsini bir zımmiden kötü görmezsen seni helal etmem demiş.Demekki arkadaşlar İslamiyet güzel bir nimettir,korkusuda çoktur.Rabbül Alemin bütün müslümanların imanını muhafaza etsin ,bizi de onun hatırına versin.İnsan bir dakikada dahi nauzübillah kafir oluyor haberi olmuyor ki kafir olmuştur ebedi olarak cehenneme müstehak olur. Bu yüzden Resulü Ekrem diyor aleyhisselatı vesselam çok insanlar vardır ki sabah mümindir akşam kafir olur ,çok insan vardır akşam mümindir sabah kafir olurlar nauzübillah.Yani insanın küfre gitmesi için çok yollar vardır insanın haberi olmuyor.Bu yüzden gerek müslümanlar islamiyeti çok araştırması için ve hususen sünneti seniyeyi takip etmesi için ,Allah rızası için birbirini sevmesi lazımdır.Allah rızası için uhuvveti islamın korunması lazım ki Rabbül Alemin o cemaatin iyisi birisi ölürse öbürüde o cemaatin hatrına verecektir ve Rabbül Alemin belki onların imanını muhafaza edecektir.

Resulü Ekrem böyle demiş (a.s.) ‘’Haşrün mer i  meammen ehabbe’’. ‘’İnsanın haşri mahbubu ile beraberdir.’’Bir insan birisini severse onunla beraber haşrolur.Hatta kabir azabında enis vardır ,insan sevdiği kulunu veyahut sevdiğini, sevdiği dünya malı onun enisi ondandır diyor.Hatta kitap diyor ki mesela dini talebeler eğer gençken talebelikte ölürse Rabbül Alemin ,çünkü o çok sevdiği hoca için Rabbül Alemin bir meleki kiram onun hocanın şeklinde kabrine gönderecektir kitapla okuyorlar ,bir kitap bir bakıyorlar bir öbür kitaba bakıyorlar kıyamete kadar haberleri olmuyor.Fakat nauzübillah bir insan dünyanın muhabbeti olursa tabi ozaman taksi, uçak yokmuş kitap bahsetsin fakat diyelimki bir ata muhib olursa Rabbül Alemin onun atının suretinde bir at kabrinde onun üzerine musallat eder ve onunla azap çeker ta kıyamete kadar.Bu yüzden gerek insan dünyanın muhabbetinden kendinizi mümkün derecede muhafaza ederse bu dünyanın muhabbeti yerine saadatı kiramın muhabbeti Resulü Ekrem’in muhabbetini kalbinde yerleştirirse.

Bir gün  Seyda-i Taği (k.s.a.) böyle demiş ben yaptığım amellerin hiç birine güvenmiyorum benim güvencim tek ve tek  Gavsi Hizani’ nin muhabbetidir.Halbuki Seyda-i Taği (ksa) okadar  amel etmiş hizmet yapmış insanın aklı donacaktır.Küçüklükten beri okumaya başlamış daha kitabını bitirmeden Şeyh  Abdurrahmanı Tillo ‘nun yanında evrada başlamış sonra Şeyh Alvari Çirçani ‘nin yanına gitmiş.Şeyh Alvari Çirçani ‘nin yanında son evradları günde yüz yetmiş bin defa lailahe illallah çekmiş.Çirçani kabristanında kendine bir kabir yapmıştı gece o kabre girerdi ve tedrisat yapmış yol yapmış,cami yapmış,köprü yapmış. İnsan düşündüğü bütün nimetleri yapmış,okadar fütühat yapmış ta rusa kadar gitmiş irşat yapmış.Seyda’nın fütühatı irşadı kitap yazılsa bitmez.Memleketimize geldiği vakit bizim memleketimiz nauzübillah fuhuş bir memleketmiş.Kadınla erkek beraber düğün yapmışlar ,davul zurna,ahlaksızlık çokmuş,ağa  beyler  çokmuş.Seyda-i Taği geldikten sonra bunları tamamen değiştirmiş,sünneti seniyeye göre onlara kaide etmiş. Buna rağmen demiş benim yaptığım ibadetlerime hiçbir güvencem yoktur tek güvencem Gavsi Hizani’nin muhabbetidir.Neden öyle demiş.Çünkü Resulü Ekrem(as) demiş  ‘’Haşrin meri mehammenahabbe.’’Kim kimi severse onunla haşrolur.Seyda-i Taği’nin Gavsi Hizani’nin muhabbeti kesinmiş ve muhabbetinin delilide parmağını gösteriyor diyor ki birgün Gavs(ksa) hastaymış akşam yatsıya yakın diyor hizmetçi geldi dedi Gavs behlülen suyunu istiyor,behlülen bir çeşme ,uzakmış gaydada,onu istemiş ve ben kap aldım su getirmeye gittim,tabiki gidişi gelişi üç dört saat eder .Geldiği vakit bakıyor Gavs’ın kapısı  kilitlenmiş.Kapıyı çalarsam Gavs uykudan kalkar terki edep olur demiş,ben suyu yere bıraksam terki edeptir.Allah’ın hikmetiyle o gece karla karışık yağmur soğuk bir hava olur yağar.Soğuktan ayağının parmağı düşecektir.Eğer diyor muhabbet olmasaydı ben idare etmezdim ben kaçardım.Fakat sabaha kadar orda durmuş su onun omzunda kalmış sahur zamanında tabi imtihan bir meseleymiş Gavs kapıyı açıyor diyor Molla Abdurrahman suyunu orda bırak git diyor ,muhabbet böyledir.Bu yüzden demiş benim haşrım inşallah umudum odur ki Gavsımla muhabbetim vardır haşrım onunla olsa umudum odur.Gavs da Rabbül Alemin o kadar onu büyük etmişti ki tabi kerametlerin söyledi ne kadar,Gavsın şeytanıda Müslüman olmuş.Dünyada iki şeytan Müslüman olmuş.Birisi Resulü Ekremin(as) şeytanı,ikincisi Gavsi Hizani’nin şeytanı.Bu kadar Gavs büyükmüş onun şeytanı ondan da fayda almış.

Bir gün Gavsi Hizani(ksa) sohbet yapıyor sohbet esnasında isteyin size vereyim demiş.Bazı zaman bazı evliyalar vardır bazı hallere düşüyorlar kendini Allah ‘ın cemalinde kaybolurlar …… …….haline geliyorlar yaptığı konuşmalarını kendi nefsine nisbetiyle demiyor Allah verir diyor,ben veririm.Nasıl ki Resulü Ekrem’in(as) bazı hadisler hadisi kutsidir yani hadisi kutsi odur ki Resulü Ekrem(as) ilham gelirdi demiyordu Rabbül Alemin böyle böyle demiş diyor ki böyledir böyledir.Yani bazı evliyalarının kerametide kutsi olur ilham olur,onlara kendi nefsine nisbet ediyorlar.Diyor isteyin size vereyim.Onun oğlu Şeyh Bahaettin(ksa) kalkıyor diyor kurban ben muhabbet istiyorum.Şeyh Abdurrahmani Meczup kalkıyor diyor ki ben cezbe istiyorum.Seyda Molla Halid (ksa)kalkıyor  diyor kurban ben şehadet istiyorum.Şeyh Abdurrahmani Taği (ksa) kalkıyor diyor ki evimizde iki ilim ahir zamana devam etsin tarikat ilmi  şeriat ilmi devam etsin.Gavs dördünede verdim size diyor,öbür gün Gavs(ksa) gelirböyle diyor Molla Halid,muhatab ona olur.Gavsi Hizani Seyda Molla Halid’ e Seyda diyordu yani üstad,seyda Molla Halid çok alim olduğu için ona üstad diyordu,hatta birgün Gavs ona sormuş Seyda demiş sen ne kadar alimsin demiş eğer Gavs emir ettikten sonra mecburen söylüyorum  fıkıhta İbni Hacerameli gibi,ilim usüllerinde ilim haleflerindende Zemahşeri,Saad gibi ben alimim demiş.Onun için Gavs ona Seyda diyordu.Diyor ki Seyda sen büyük bir alimsin Müslümanların faydası senin hayatından çok vardır neden sen kalktın şehadet istedin,şehadet büyük bir mertebedir,doğrudur ,fakat Müslümanların faydası senin şehadetinde ne vardır,yani bunu bir düşünmesi lazım.Oğluna diyor oğlum muhabbet güzel birşeydir,fakat müslümanların faydası senin muhabbetinde ne vardır.Şeyh Abdurrahmani Meczuba diyor ki Molla Abdurrahman cezbe güzel bişeydir fakat Müslümanların faydası ne vardır.İnsan diyor ki müslüman gerek ki devamlı Seyda Yani Molla Abdurrahmanı Taği gibi istemesi lazım kendi şahsını düşünmese,müslümanların faydasını düşünmesi lazım bak diyor Molla Abdurrahman dedi ki ahir zamana kadar benim evimde ilim olsun,tabi ilim olursa müslümanların faydası olur,öyledir .bu yüzden Resulü Ekrem(as) diyor ‘’Siz kendi nefsinize istediğiniz şeyi başkalarına istemezsen sen müslümanı kamil değilsin ‘’yani insan gerek ilk başından müslümanlar kendi nefsinden fazla onlara istemesi lazım.Seyda-i Taği’nin istemesi de öyle oldu.Kendi nefsini bahsetmedi,kendi şahsını bahsetmedi,müslümanların faydasına bahsetti.Siz de burada elhamdülillah Allahu Teala’ya binlerece hamdedelim Seyda-i Taği’nin mensubusunuz,onu sayıyorsunuz,bu ahlak  sizde de olması lazım.Bu ahlak nasıl ki Seyda-i Taği (ksa) kendi şahsını müslümanlara feda etmiş,tedrisatını yaptırmış ,ilim okutturmuş ve öyle bir  kaide yaptırdı ki elhamdülillah yüz atmış yüz yetmiş senedir ki SeydayıTaği gitmiş halende onun evinde eğer az olursa eğer çok olursa bu iki ilim devam ediyor.Herşey zamana göredir.Allah sizden razı olsun bunu da bilmemiz lazımdır.Şimdi islamiyet üç kısımdan gelir biri akide, biri fıkıh,biri tasavvuf.İlim başında akide gelmesi lazım.Çoluk çocuğunuzu siz kendinizi de akide ezberlemesi bilmesi lazımdır.Rabbül Alemine ne vaciptir,ne caizdir ne ………….. sıfatı nedir öğrenmesi lazımdır.Resulü Ekrem kimdir(as).Nerde doğmuş,nerde vefat etmiş?Peygamberler ne kadardır ,nasıldır,Kur’an’daki peygamberlerin ismini okuması ezberlemesi lazımdır.Ve acaba sünnet nedir ve Rabbül Alemin Kur’an’ı Kerim’de diyor ‘’Gul in küntüm tuhubbinallahe fettebiuna yehdikümullah’’ ‘’Ey Müslümanlar eğer siz Allah’ı severseniz Resulü Ekrem’e tabi olun’’ Resulü Ekrem’in mutabatı nedir ,sünneti seniyedir.Sünnet nedir bilmesi lazım.Bunların okutulması lazım.İkincisi ise fıkıh.Yani herkes kendi ihtiyacı kadar ibadet babında herkese vaciptir bilmesi lazımdır.Mutlak fıkıh lazım değil mesela elhamdülillah alimler vardır sorabilirsiniz fakat namaz nasıl kılınır,namaz kaç rekattır,sünnet nasıl kılınır,kaç rekattır.oruç nasıl tutulur,kadınların hastalığı bakımından çok şeyler vardır.Bunların elhamdülillah siz cahil sayılmıyorsunuz,kitaplarda hepsi tercüme edilmiş,okuması lazımdır.

Üçüncü sıra tasavvufa girecektir.Tasavvuf nedir,şeyhi nasıl muhabbeti lazımdır,evrad çekmesi nasıldır.Bu gün siz namaz kılmazsanız,veyahut gayrı meşru hareket edersiniz,kapıyada geldiniz Yarabbim deyip tövbe ettiğiniz vakit Allah’la alay olacaktır.İnsan tövbesine geldiği vakit en az o dakkada tövbe zamanında tesettürlü olması lazım,kendini kapatması lazım,yaptığı hatalardan ciddi olarak pişman olması lazım ve tekrar o hatayı yapmaması için azim ederse o zaman ümit edilir ki Rabbül Alemin onun tövbesini kabul edecektir.Yaptığı hatalarıda Rabbül Alemin inşallah affedecektir.Fakat bir insan bakıyorsun hanıma baş açık duymuşum geliyorlar,kendini Allah huzurunda günah işliyorlar ve yarabbi diyor ben pişmanım keşke günah yapmasaydım. Bunun olmaması lazım,bu çok büyük bir hatadır.Fakat insan tövbe ettikten sonra insandır beşerdir,tekrar bir günah işlediği vakit Allah’ın rahmeti çoktur derhal tövbe etmesi lazım yine Allahu Teala affedecektir.Fakat tövbenin şartları insanın kazası olursa niyet ederse kaza kılmasına,orucun kazası olursa niyet ederse kaza etmesini,müslümanların kalbini kırarsa ,niyet ederse ikinci defa kırmaması lazım.Bir insan bir insana konuşmadığı vakit üç günden geçmişse o insan devamlı ona günah yazılır.Pazartesi,Perşembe günü Allah’ın rahmeti devamlı geliyor.Yani hesapsız bir amele karşı değil.Bedava bir rahmet fakat o neye bağlıdır,hangi insan birbirinden üç gün konuşmasa o ona gelmez.bak insan ne kadar günahtır.Şeytana riayet ediyor,komşusuyla konuşmuyor,veyahut kendi kocasıyla konuşmuyor.Üç gün geçiyor ve Allah’ın rahmetinden kendini kendi eliyle mahrum ediyor.bunu yapmaması lazım.Şeriata göre bakması lazım acaba erkeklerin hukuku ne kadar vardır,hanımlara karşı,tabi hanımların hukuku da erkeklerin üzerinde vardır.buna göre hareket etmesi lazım.Bunu yapmadığı taktirde kendi kendine Allah’ın gazabına müstehak edecektir.

Seyda-i Taği (k.s.a.) Gavsi Hizani’yi sormuşlar.Sizin etbaınız kimdir.Efendim etbaımız teheccüd kılanlardır.Bırak namazı yani bir insan sünneti yerine getirmediği vakit o insan etbalarından sayılmaz.Siz akşam oturursunuz eşinizle beraber televizyon izliyorsunuz,çocuğunuzuda o ahlaksızlığa alıştırıyorsunuz veyahut o internettir eşleri oturuyorlar teheccüt değil sabah namazını geçiriyorsunuz .Efendim elhamdülillah ben filan şeyhin müridiyim diyorsunuz,bu cehalettir.şeytan bu şekilde sizi kandıracaktır.eğer ciddi olarak siz mürid olsaydınız şeyhin rızasına göre hareket ederdin,şeyhin isteğine göre hareket ederdin.Resulü Ekrem(a.s.)’in emrini yerine getirecektin.Resulü Ekrem nasıl emr etmiş öyle yapacaktın veyahut Resulü Ekrem bizzat nasıl yaşamış onun yaşamasına göre hareket edecektin.Resulü Ekrem(as)’in hanımları nasıl hareket etmiş devri saadatların hanımları nasıl hareket etmiş onu yaşamaya sebep olacaktın.Çünkü siz hanımlar Allah yanında sizin mükafatınızda çoktur ve sizin sualinizde çoktur.Şeran çalışmak sizin hakkınız yoktur.Çalışmak kocaların hakkıdır.Onun size bakması,elbise getirmesi,yemeği hazır etmesi herşey kocanın hakkıdır.Fakat evdeki kocayı kadının ibadete teşvik etmesi,kocayı hatadan muhafaza etmesi,kocaya iyi davranması,çocuklara terbiye,İslamiyet dersi vermesi buda hanımlara aittir.

Hanımların iki vazifesi vardır.Birincisi kendi ve kocasını gayrı meşrudan muhafaza etmesi,ikincisi ise çocuğunun eğitimini yapması.Bu yüzden Resulü Ekrem (as) demiş ‘’Cennet anaların ayağı altındadır.’’Dememiş cennet sizin babalarınızın ayağı altındadır.Eğer ana islamiyet eğitimi ona verirse,fakat eğer ana nauzübillah fasık bir ana olursa,ana çocuğunun eğitimini islamiyet onlara vermezse onun cenneti de onun cehennemi de onun ayağı altındadır.Onun anası o zaman çocuğunun cehennemine sebep olacaktır.Bu yüzden Resulü Ekrem (as) sormuş’’Hangi ibadet efdaldir?’’demiş’’Namaz vaktinde ve annesine saygıyla itaat etmesi emrediyor.’’Bu yüzden tekrar dördüncü defada babasından bahsediyor.Yani çocuğunun iyi olması veyahut kötü olması dörtten üçü anaya aittir sonra dörtte biri babaya aittir.Buna çok dikkat etmesi lazım.Bakması lazım siz günahsınız.

Kıyamet gününde sizin çocuğunuz eğitim islamiyeti görmediği vakit cehenneme havale edildiği vakit,kitap öyle diyor Çocuk diyor Yarabbi benim anam benim babam atmiş senelik dünyayı bana düşündü,beni mekteplere gönderdi,beni dünyamız için vazife herşey yaptırdı ahiretimi hiç düşünmedi.Mademki bu benim anam babam benim cehennemime sebep oldular istiyorum bizim günahımızdan ana babada ortak olsun,bizimle beraber cehenneme gelsin.Halbuki insan veled istiyor 3 şey istiyor.Birisi meyve gibidir,Rabbim bana bir evlat versin,ikincisi diyor hasta olursam ihtiyar olursam benim çocuğum bana bakması için,üçüncü diyor ben ölürsem benim çocuğum bana iyi bakarsa bana amel  sevap gönderir.Bir insan islami olarak çocuğunu eğitim etmediği vakit bu üçü de mahrum olur.Küçük zamanda meyvadır fakat büyük olunca anne babasını tanımıyor.Bu yüzden şimdi siz bakıyorsunuz bu  huzurevlerinde çok avukatların anne babaları,doktorların babası hep oralarda atmışlar,yani ayda bir defada onların ziyaretine gitmezler.Senede bir defa tenezzül etmiyorlar desinler bunlar benim annem babamdır.Fakat dini eğitimi gören bir çocuk akşam sabaha kadar onun başı anne babanın ayağı üzerindedir.Onları kendine tac yapıyorlar.Ki ölümden sonra o salih çocuklar sağ olduğu kadar babasına sevap gönderiyorlar,öbürleri günah gönderiyorlar.Bakın arasında ne kadar fark var.

Bir gün bir zat rüyada görüyor ki böyle haşr olmuş bütün insanlar milyonlarca insan toplanmışlar küçük küçük karınca gibi olmuşlar,sonra o arada geziyorlar geliyorlar gidiyorlar,tek bir kişi kürsünün üzerinde oturmuş büyük insan gibi .Gidiyor diyor ki bu nedir.Bunlar müslümanların ruhudur diyor.Niye bu kadar küçük olmuşlar?Çünkü onlara sevap gönderen kimse yoktur.Açlıktan böyle zayıf olmuşlar ,düşmüşler.Peki bunlar ne arıyorlar?Onlar bazı müslümanlar müşterek olarak müslümanlara hayır gönderiyorlar.Mesela bir fatiha okuyorlar diyorlar babama ,anama,Resulullah(as)’ın ruhuna sonra müslümanların ruhunada ortak ediyorlar.Bunlar kendi hissesini alıyorlar.E diyor sen niye böylesin?Diyor ki elhamdülillah benim bir oğlum vardır hergün bana bir hatmei tehlil gönderiyor.Bu yüzden ben hissemi de öbürlerine bıraktım.Aradan bir sene geçiyor gidiyor bakıyor ki o adam da küçülmüş,oda arıyor .Diyor ki ne olmuş?O da diyor benim oğlum vefaat etmiş.Bakın bir insanın evladı olursa nasıl bu dünyada fayda verir,öbür dünyada da fayda veriyor.Bu yüzden Resulu Ekrem(as) diyor ‘’İnsan öldüğü vakit herşey ile alakası kesilir üç şeyden kesilmiyor.Birisi evladı salihtir.İkincisi sadakayı caridir,üçüncüsü ilmi nafi’dir.’’Bu hizmeti yapan insanlar kıyamete kadar zaten onlara hayır gidiyor.

Allahu Teala hepinizden de razı olsun inşallah çoluk çocuğunuza da güzel hizmet yapıyorsunuz.Bakın güzel hizmet nekadar güzeldir.Vallahi ben bu gece de dahi bu sabah da dahi Mustafa beyle Necati’ye ben kıskançlık yaptım.Çocuklarını medreseye gönderdiler.Ne büyük bir nimet yaptırdılar.Rabbül alemin inşallah sizinkine de öyle vazifeler nasip etsin.Yani bu çok önemlidir.

Hazreti Diyaeddin(ksa) savaştan dönerken soruyor Molla Emin diyor siz talebelere ders veriyorsunuz.Kurban diyor bu savaşta hepimizde açlıktan ölürüz nasıl ders versek.Diyor bilmiyor musun biz ne için rus ile savaştık.Diyor kurban dinimiz için.Diyor siz bilmiyorsunuz ki din ilimsiz olmaz.Herkes bir çocuğunu medreseye feda etsin,dinine feda etsin razıki mutlak Rabbül Alemindir.

Resulü Ekrem (as) zamanında gevurlarla savaş etmek o kadar sevaptı,okadar önemliydi ,okadar ihtiyacı vardı.Rabbül Alemin ayet gönderi Resulü Ekrem(as)’e dedi alim yani bilen kişiler senin yanından ayrılmasın.Senden ders öğrensin.Savaşa giden gelen insanlara da onlar öğretsin.Yani ilim çok önemlidir.Tabi eğer medrese de olmadıysa da hiç olmazsa yazın ,elhamdülillah müslüman Kur’an kursları  çoktur,imam hatip vardır,onlarda çok iyidir.Rabbül Alemin size yardım etsin buna çok dikkat edersiniz.Çocuğum mektebe gidiyor imkanı olmuyor namaz kılsın.Bu Allah yanında makbul müdür sizin sözünüz.Buna bakması lazım acaba Rabbül Alemin sizin özrünüzü kabul eder mi etmez mi?Resulü Zişan (as) acaba bunu kabul eder mi etmez mi?Okulun bir öğretmeninin kalbini kırmaması için çocuğunuzu gönderirsiniz Fakat Allah’ın emrini,Resulü Ekrem’in kalbini kırmaması için hiç umrunuzda da değildir. E Allahu Teala erhamurrahimindir,doğrudur fakat Rabbül Alemin şedidül ikabdır.Onuda bilmek lazım.Allahu Teala hepinizden de razı olsun inşallah.Rabbül Alemin sizin de bizim de bütün islam aleminin de yardımcısı olsun inşallah.Rabbül Alemin sizi de bizi de bu sıkıntılardan kurtarsın,müslümanların yardımcısı olsun.Türkiyede ki sıkıntılara uzak olarak Rabbül Alemin bunu bir şekilde inşallah rahmet etsin halledilsin,bütün müslümanları sıkıntıdan kurtarsın.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*