share
share this article on digg Linkedin Üzerinde Paylaş Google+ Üzerinde Paylaş Facebook Üzerinde Paylaş
this

Seydamın[k.s] Dilinden Sohbetler-24

0 yorum

Hz.Ali diyorki : Keşke anam beni dünyaya getirmeseydi.Ne için böyle diyordu?Çünkü Rabbül Aleminden haya ediyordu.Diyordu ki ben kıyamet gününde mahşer yerinde ne yüzle Rabbül Aleminin huzuruna çıkıcağım nasıl onun yüzüne bakacağım.

Hz.Ömer (ra) adaletle beraber ,cihadla beraber,erkekliğiyle beraber fakat diyordu ki keşke ben ot olsaydım deve beni yeseydi ve devenin arkasından affedersiniz ben pislik olarak çıksaydım ben Ömer b.Hattab olmasaydım.Neden Hz.Ömer böyle diyordu çünkü Allahtan utanıyordu.Fakat cehenneme gitmeyecekti ve biliyordu cehenneme gitmeyeceğini.Fakat Rabbül Aleminin cemalinin ne kadar güzel olduğunu biliyordu ,Allah ve Rasulünün konuşmalarının ne kadar güzel olduğunu biliyordu.Buna rağmen keşke ben ot olsaydım Ömer olmasaydım kıyamet gününde Allahın huzuruna çıkmasaydım diyordu.Fakat maalesef bizim elimizde ne bir senet var cehenneme gitmeyeceğimize dair ne cennete gideceğimize dair senet vardır.Sadece elimizde Rasulullahın şefaati vardır.Biz maalesef onbeşinci karındayız ve namazımızı geçiriyoruz hiç utanmıyoruz  demiyoruzki Rabbül Alemine secdeye gidemedik.Hz.Zeynel Abidin(ra) Rasulü Ekremin torunuydu ve çok mübarek bir zattı.Abdest zamanında ağlıyordu titriyordu bayılıyordu.Ona bunun hikmeti nedir diye sorduklarında diyor ki ben abdest alacağım vakit kimin huzuruna çıkacağımı kiminle muhatab olacağımı düşünüyorum o yüzden ağlıyorum.Şimdi bir devlet başkanı bizi çağırsa seni bir hafta sonra bekliyorum dese biz gece gündüz hazırlık yaparız tedbir alırız.Deriz ki acaba biz bu padişahın yanında nasıl olmalıyız nasıl giyinmeliyiz deriz.Fakat padişahların padişahı Allah (cc) bizi beş vakit huzuruna davet ediyor biz ya Onu reddediyoruz yada namaz kıldığımız vakit namazın içerisinde biz iyya kenağbudu Ya Rabbi biz yalnız sana ibadet ederiz diyoruz.Fakat kalbimizin içinde dünya muhabbeti bulunmaktadır.Keşke onun yerine hanımlarımızın muhabbeti olsaydı çünkü dünya muhabbeti bütün günahların hataların başıdır.

Bir gün Şeyh Muhyeddin Arabi dışarı çıkmış ve ayağını yere vurmuş ve demişki haşa sizin ilahınız benim ayağımın altındadır demiş ve bunun üzerine öldürülmüştür.Sonra onun ayağının altına bakmışlarki altın var.Maalesef bizde namazın içeresindeyken iyya ke nağbüdü dediğimiz vakit aklımızda ya para var ya başka bir şey var.Bu yüzden biz namaz kılıyoruz ama kendimizi yalandan alıkoyamıyoruz,namaz kılıyoruz ama hanımlarla baraber tek başımıza oturuyoruz,namaz kılıyoruz ama gıybet ediyoruz ,namaz kılıyoruz ama Allahtan utanmıyoruz.Allah bizim imanımızı muhafaza eylesin inş.

Kıyamet gününde her şey bittikten sonra Rabbül Alemin Hz.Cebrail,İsrafil,Mikail Ve Azraili bu dört şerefli meleği çağırıyor gidin benim bu bütün mahlukların arasından Habibimi getirin diyor.Bu dört melek gidiyorlar fakat bulamıyorlar neden çünkü bütün dünya birbiriyle karışık olmuş.Dağlar yollar velhasıl her şey birbirine girmiş.Geliyorlar ve diyorlar ki Ya Rabbi biz gittik fakat Ravzayı Mutahharanın yerini bulamadık her yer birbirine girmiş.Allahu Teala diyor ki gidin bakın nereden büyük bir nur çıkıyorsa orası benim Habibimin yeridir.Gidip bakıyorlar ki bir yerden bir direk nur çıkıyor ve gidip Ya Rasulallah Rabbül Aleminin sana selamı vardır Arafat meydanına gelsin diyor.Fakat peygamberimiz topraktan kalkmadan yüzünü topraktan temizlemeden ümmetim ümmetim diyor.Babam anam evladım demiyor fakat sadece ümmetim diyor.Arafat meydanına geldiği vakit oradakiler Ya Rasulallah siz ne yapıyorsunuz ?Senin günahkar ümmetin cehenneme atıldı.O zaman Rasulallah secdeye gidiyor ve Ya Rabbi eğer sen günahkar ümmetimi cehenneme atacaksasın onun yerine günahkar hanımlar yerine iki mübarek hanımımı veriyorum Hz.Aişe Hz.Hatice yi al diyor.Genç hanımlar için Hz.Fatma,erkekler için dört halifeyi,eğer genç oğlan ise hz.Hasan ve hz.Hüseyini at Ya Rab diyor.Şimdi bakın Eğer bizde bir haya olsaydı Rasulü Ekrem (as) ki Allah Onun hatırına bütün alemleri yaratmış kıyamet gününde canını malını hanımını bütün her şeyini feda ediyor.Bizse Onu     Ravzayı Mutahhara da rahatsız ediyorsak bundan daha ağır hiçbir şey yoktur.İnsan bir günah işlediğinde Rasulü ekremin ümmetinde haftada bir gün (Cuma veya başka gün diyenler var ) o insanların amelleri melekler tarafindan Rasulallaha arz edilir.Eğer biri sevap işlemişse Rasulu Ekrem rahat ferah olur ama biri kötü bir şey yapmışsa Rasulu Ekrem rahatsız oluyor.Bu kadar hadis bu kadar feda etmelere rağmen biz kalkıp günah işlersek  hiç utanmazsak bundan daha ayıp bir şey yoktur.Sadatı kiram büyük zatlar bunların yüzde doksanı Allahtan haya ettiği için ibadet yapıyorlar.Onların düşüncesi ne cennetti ne de cehennemdi…Onların düşüncesi Allahın rızasıydı onların düşüncesi Rasulullahın cennette komşuluğuydu.Onların davası Rabbül Aleminin cemalini görmekti.Hatta Seydam her zaman anlatıyordu.Bazı büyük zatlar cennette Allah onlara huri verdiği dünya nimetleri verdiği vakit Ya Rabbi bize dünyada verdiğini yani ibadetleri ver bize izin ver biz burdada ibadet edelim.Ve Allah onlara ibadet nasip edecekti orada vakitlerini ibadetle geçireceklerdi.Bazı zamanlarda onlar kafalarını secdeden kaldırdıkları vakit aşağıdakilere bakarlar ve derleri vaaah! Bunlar hurilerle hanımlarla arkadaşlık ediyorlar ve Rabbül Aleminin ibadetinden mahrum kalıyorlar.Büyük bir zat demiştir ki nasıl bir hristiyan ölümden korkuyorsa onun kadar Allahtan korksaydı cennete giderdi.Soruyorlar ki bunun hikmeti ne diye şöyle söylüyor :

Bir erkek bir kadın hakkında pis bir şey düşündüğünde yanlarında 8 yaşında bir çocuk varsa utanır ve korkar bir şey yapmaz gidip bu beni söyler diye fakat biz maalesef Müslüman olduğumuz halde O bizi her yerde her an gördüğü halde kalkıyoruz Ona itaatsizlik yapıyoruz.

Hz.Ömer vefat ettikten yirmi yirmi bir sene sonra birisi onu rüyasında görüyor ve ona Allahu Teala sana ne muamele etti diye soruyor.O ise valla ben Allahın rahmeti merhameti olmasaydı helak olmuştum diyor.Vefat edeli yirmi sene olmasına rağmen hala hesabı bitmemiştir.Birisi vefat ediyor namaz kılmamış oruç tutmamış ibadet etmemiş acaba hesabı nasıl olur.Evet Allahın rahmeti var fakat biz Allahın gazabını da hiç düşünmüyoruz.Şimdi Hz Ömere ne olmuş onu söyleyelim .Hz Ömer diyorki şimdi melekler gitti ve bana gitmeden önce şunu sordular filan köprü varmış onarılması gerekiyormuş ve bir deve köprünün üstünden geçerken köprü yıkılmış sen niye o köprüyü yaptırmadın diye bana sordular .Ben de dedim ki o zamanlarda İslam coğrafyası genişlemişti eğer bilseydim öyle bir yer gidip kendi elimle onarırdım.Meleklerse Allah bize sana cezanı vermemiz konusunda izin vermedi seni Allahın huzuruna götüreceğiz O sana artık ne yaparsa yapacak.Bir düşünün Hz.Ömer adaletiyle nam saldığı canını malını Allah yolunda sarf ettiği halde islamın üçüncü adamı olduğu halde buna rağmen yimi sene hesapta kaldı.Fakat biz düşünmüşmüyüz ki öldüğümüzde melekler geldiğinde men rabbüke men dinike men nebiyyüke diye sorduğunda biz hazırmıyız kendimizi hazırladık mı?Allah hepimizin imanını muhafaza etsin.Bunu düşünmemiz lazımdır.

Seydayı Taği sadatı kiramdan birisidir elhamdülillah ve hacca giderken ravzayı mutahharada Rasulü Ekremle konuşuyor ve orada Rasulullah Seydayı Tağiye talimatlar veriyor.Talimatlar arasında bir de müjde vardır.Diyor ki senin tarikatına giren bir insanın Allahu Teala imanını muhafaza edecektir.En büyük nimet budur.Biz bu tarikatın nimetini kıymetini bilelim sadatı kiramı sevelim Allah bizleri onların hatırına versin biz onlarla haşrolunalım inşallah.Bir hadisi şerifte şöyle diyor:

“Kim kimi severse onunla haşrolunacaktır”.Seydayı Taği 57 yaşında vefat etmiştir fakat yaşamına yaptıklarına ibadetlerine baktığınız vakit sanırsınız ki beş yüz sene yaşamıştır.Rabbül Alemin bazı kullarını sevdiği vakit onların dakikasını sene yapıyor.Nasıl ki bir insan bir rüya görüyor sanıyor ki bir sene ama aslında sadece bir dakikaymış İşte Allahta Allah dostlarının zamanını aynen böyle yapıyor.Seydayı Taği son amellerinde günde yüz yetmiş bin defa lailahe illallah demiş geceyse kendine bir mezar yaptırmıştı mezarın içine giriyordu yatıyordu.Bu şekilde amel etmiş.Şimdi düşünün bir insan hiçbir iş yapmaza 21 saatte anca yüz yetmişbin kelimeyi tevhid diyecek.Fakat Allahın büyük hikmetiyle Allah onların zamanını geniş eylemiş.Nasıl ki bir yerden bir yere giderken tayyare 1 saatte götürüyor Allahu Teala zamanla onlara bunu da nasip eylemiştir.Seydayı Taği Gavsi Hizaniyi tanıyor bir gün kalkıp gidiyor kendisi kadiri tarikatının halifesi olmasına rağmen diyorki eğer benim seferim hak sefer ise ben üç şey temenni ediyorum.Birincisi bana ateş rastalatsın ikincisi ise bana üzüm rastlatsın üçüncüsüyse bana süt rastlatsın.Gece oluyor soğuk başlıyor yağmur yağıyor bir bakıyor ki bir mahalleden ateş yanıyor , sabah oluyor bir bakıyor ki kasayla biri süt getirmiş gidip soruyor neden getirdiğini adam diyor ki biz baktık burada ateş yanıyordu bizim evimiz buraya yakındır ihtiyaçları olur diye süt getirdik.İlerleyen zamanlarda bakıyor ki biri bir tabak getirmiş üstünde üzüm vardır.Artık bu olaydan sonra muhabbeti daha da artıyor.Gavsi Hizaniye büyük bir muhabbet içini sarıyor.Ve şeyhine gidip soruyor ben eğer izin verirseniz gavsi hizaninin tarikatına girmek istiyorum diyor.Şeyhi de izin veriyor.Kendisi diyor ki ben Şeyh Abdülhalitin tarikatındayken bir adımıma bin defa lailahe illallah diyordum saniyordum ki ben en yüksek derecedeyim fakat ben Gavsi Hizaninin yanındayken kendimi dünyanın en asi en günahkar kulu bildim.Nitekim ayeti kerimede de öyle geçiyor:Siz nefsinizi temiz görmeyin iyi görmeyin yani kötü görün demek istiyor.Gavs da bunu aynen bu şekilde yaptı ve terbiye etti.

Yani insan Allaha inansa Rasulü Ekreme inansa Sadatı Kirama inansa başka bir şey onun için yotur.Çünkü bir insanın Rasulullahtan gördüğünü yapması sünnettir daha evladır.Biz Rasulu Ekrem bunu niçin yaptı niye böyle yaptı demeyeceğiz.Nasıl Hz.Ebu Bekir Rasulullah ben Allahın rasulüyüm dediğinde hiç tereddüt etmeden imen etmişse bizde o şekilde mutabat edeceğiz.

Tarikatın temeli üç şey üzerindedir : muhabbet. teslimiyet. ihlas

İnsan bu üç şeyi kendi kalb,nde birleştirirse o zaman insan bu tarikattan gerçek verimi alacaktır.                        Bir insan tuvalete  sol ayakla gireceğine sağla girse ,yemeğe başlarken besmele çekmese veya abdest uzuvlarından üç kere yıkaması gerekirken bir kere yıkasa velhasıl kelam sünneti seniyyeye uymasa o Rabbül Aleminin rızasını istememektedir.Çünkü Allahu Teala o sevgiyi muhabbeti Rasulü Ekremin mutabatına bırakmışdır açıkçası.Onun için sadatı kiram onların elinde bir fazilet verseydi oların hazinesine gidiyorduk.

Bir cemmat namaz kılarken cemaatle kılmak ve tekbiri iftitah çok önemlidir.Eski zamanlarda biri tekbiri ve birinci rekatı kaçırırsa üç gün üst üste sahabeler onun sanki hastaymış gibi ziyaretine gidiyordu.Nasıl ki birinini bir apartmanı olsa ve yıkılsa gidip geçmiş olsun deriz aynen o şekilde taziyesine gidiyorlardı.Eğer namazın hiçbirine gelemeseydi kaçırsaydı yedi gün üst üste taziyesina gidiyorlardı.Hatta Rasulü Ekrem zamanında birisinin oğlu vefat ediyor bir vakit namaza gelemiyor ve hiç kimse onun taziyesine gitmiyor.Daha sonra oğlu öldüğünü öğrenince taziyeye geliyorlar o büyük zat diyor ki ben namazımı kaçırdığımda neden beni taziyeye gelmediniz de dünya nimeti için geliyorsunuz.Evet benim oğlum öldü ama Allah benimle alışveriş etti fakat siz bana benim namazımın bir iki rekatı gitti hiç gelip dediniz mi ki Allah bir daha sana nasip eylemesin.Kimse gelmedi bana demedi.Halbuki bir insanın evladı vefat ederse fıkıha göre iki rekat namaz kılıyor ki şükür için.Fakat şimdi insanlar gidiyorlar hadisten hüküm çıkarıyorlar kurandan hüküm çıkarıyorlar değil cemaatle kılmak değil namaz gidiyor ve hiç haberi bile olmuyor.Habuki namaz o kadar önemlidir ki hadislerin izahını baktığımızda diyor ki müslümanla kafir arasındaki fark namazdır diyor.Bir insan namaz kılmadığı vakit ne kadar imanı olursa olsun gavur hükmünden çıkmaz.Nasıl ki bir gavur İslamiyetten fayda almıyor o da aynen o şekildedir.Bir tane sahabe yetmiş yıl yaşamış demiş ki duyduğuna göre bir insan namaz kılmadığı vakit küfre gideceğini söylemiştir.Buna rağmen ne olursa olsun bir vakit nazmın cezası Allah onu affetmezse seksen bin yıldır ister Müslüman olsun.Bir insan namaz kılmadığında manende Allahın emrini reddetmiş olur.Ve hiç Allahtan da utanmaz.Çünkü günde beş vakit namazını kılan kişi Allahın ilahlığını kabul etmiş olur.Bir insan namaz kılmadığında belalara kötülüklere daha yakındır ama bir insan namaz kıldığında Allah onun o kıldığı namazların hatırına günahlarını belki affedecektir.Ayeti kerimede de öyle diyor : Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar.

Fakat bir insan amelleri ne kadar iyi olursa olsun namaz kılmazsa gün gelir nefsine yenik düşer o yüzden insanda çok haya olması lazımdır.Değil birbirinden haya etmesi Allah ve rasulünden eshabdan sadatı kiramdan enbiyalardan evliyalardan haya etmesi gerekir.Kıyamet gününde bütün her şey gözler önündeyken eğer insan yaptıklarından  haya ederse günah işlemekten alıkonacaktır.Hadsi şerifte şöyle buyuruyor : Siz eğer haya etmiyorsanız ne yapıyorsanız yapın.

Demek ki bir insan için bütün her şeye karşı haya önemlidir.Hz.Ali Rasulullah ona cehenneme gitmeyeceğine dair müjde vermesine rağmen o diyordu ki :

 Dünya bir Pazar yeridir insanın yolunu kuşatmıştır bizim halımız daha dünyada kalmadı dünyanın sonu kabirdir keşke ve keşke benim annem beni dünyaya getirmeseydi.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*