Namazların bir kısım adabı vardır. Bunlar birer mendub demektir. Bunları terk etmek yerilmeyi gerektirmez, bir günah sayılmaz. Fakat bunları yapmak daha faziletlidir, daha çok sevab kazanmaya sebebdir. Şuurlu bir müslüman namazın ne kadar büyük bir ibadet olduğunu bilir, namaz sayesinde merhameti geniş olan ezelî mabudunun manevî huzurunda bulunduğunu anlar. O mukaddes mabudunun kendisini görüp bildiğini …
İlmi Makaleler
Ezan, İkamet ve İmamet
EZAN VE İKAMET 144- Ezan, lûgatta bildirmek demektir. Şeriat deyiminde, farz namazlar için belli vakitlerde bilindiği şekilde okunan mübarek sözlerden ibarettir. Ezan okuyana “Müezzin” denir. Farz namazlar için ezan okumak, bu namazların kılınacağını ilan edip bildirmek, kitab ve sünnetle sabittir. Fakat müslümanlığın başlangıcında bildiğimiz şekilde ezan okunmazdı. Bir müddet, namaz vakti gelince: “Essalâte, Essalâte = …
ALLAH TEALA (C.C.)
ALLAH TEALA BİR ŞEYDİR Cenabı Allah bir şeydir, fakat diğer şeyler gibi değildir. Burada Allah bir şeydir, sözünden kasdedilen, yani Allah zatı ile ve sıfatı ile vardır. Ancak Allah Teâlâ, zat ve sıfat bakımından yaratılmış eşya gibi değildir. Nitekim Cenabı Hakk’ın şu sözü de buna işaret ediyor: “Allah gibi hiçbir şey yoktur.” Bu âyette …
Kadınların Aynı Hizada Durmaları
Kadınların Aynı Hizada Durmaları 187- Cemaat değişik insanlardan ibaret olunca, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra kadınlar saf bağlarlar. Bu sırayı erkeklerle erkek çocukların gözetmesi sünnettir. Erkeklerle kadınların bu sırayı gözetmesi ise farzdır. Bunun için bir kadın veya buluğ çağına yakın bir kız, bir erkeğin önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak …
Namazlar Nasıl Kılınır ?
Bilindiği gibi namazlar farz, vacib, sünnet ve müstahab kısımlarına ayrılmakta ve ikişer, üçer, dörder rekatlı bulunmaktadır. Bu namazlar daha önce yazdığımız üzere farzlarına, vaciblerine, sünnetlerine ve adabına riayet edilerek şöyle kılınır: 1) Sabah Namazları Sabah namazının iki rekat sünnetini kılmak için: “Niyet ettim bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya”, diye niyet edilir. Hemen eller yukarıya kaldırılıp …
Nakşibendi Şeyhlerinin Mukaddes Sözleri (61-71)
Altmışbirinci Hikmet: Ervasî hazretleri —Kaddesel- lahu tealâ ruhehu— hayalî rabıtayı şeyhin suretinin zahir olduğu rabıtaya tercih eder ve «sadece birinci çeşit rabıta (hayalî rabıta) faydalıdır» buyururdu, Altmışikinci Hikmet; Buyuruyor ki • — Fena olmadan vusul olmaz. Fena Fişşeyh olmadan fena olmaz. Rabıta olmaksızın da Fena fişşeyh olmaz. Altmışüçüııcü Hikmet: Ervasî hazretleri —Kaddesel- lahu tealâ …
Nakşibendi Şeyhlerinin Mukaddes Sözleri
Kırkikinci Hikmet: Bir günSeyyid Sıbgatullah Ervasî Hazretleri —Kad-desellahu teâlâ ruhehu— «Bazan bir şeyh başka bir şeyhin faziletinden yararlanabilir. O zaman yararlanan şeyh faziletin sahibi olan şeyhi tanıdığı halde fazilet sahibi şeyh bu konuda kendisinden yararlananı tanımaz» dedikten sonra Hızır’la bir fakirin bilinen hikâyesini sözlerine delil gösterdi. Bu hikâyede fakir Hızır’ı tanıdığı halde Hızır’ın fakiri tanımadığı …
Ramazan Ayının Faziletleri
RAMAZAN AYININ FAZİLETLERİ İmam-ı Rabbani hazretleri «Mektubat» adlı eserinde şöyle diyor: «Bilmek gerekir ki, Ramazan ayı gayet önemli bir aydır. Bu ayda yapılan zikir, sadaka, namaz ve benzerleri gibi nafile ibadetler sevab bakımından diğer günlerin farz ibadetlerine denktir. Bu ayda yerine getirilen farz ibadet ise diğer aylarda yapılan farz ibadetlerin yetmiş katı ka¬dar sevab kazandırır. …
Musibet Veya Belâ’ya İsabet Etmenin Âdâbı
DAVETİ KABUL ETMENİN ÂDÂBI Kişinin kendisine yapılan daveti kabul etmesi; “Daveti kabul etmeyen Ebu Kasım’a isyan etmiştir” hadisiyle vaciptir. Davet edilmemiş bir kimsenin bir ziyafete gidip katılması caiz değildir. “Davetsiz olarak bir ziyafete giden kişi, oraya hırsız olarak girer ve oradan yağmacı olarak çıkar.” buyurulmuştur. Daveti kabul etmenin bazı âdâpları vardır. Bunlar; 1– Davet eden …
Nakşibendi Şeyhlerinin Mukaddes Sözleri (24-41)
Yirmidördüncü Hikmet: Buyuruyor ki: . — Bazen mümin bir ölünün mezarda yüzünün kıblenin tersine dönük olduğu görülebilir. Bunun sebebi o kimsenin kalbinde dünya sevgisi varken ölmüş olmasıdır. Yirmibeşinci Hikmet: Ervasî Hazretleri —Kaddesel- lahu teâlâ ruhehu— kimlerin zalimlerle ve hükümdarla düşüp kalkabileceğini; buna karşılık kimlerin zalimlerle ve hükümdarla düşüp kalkmalarının doğru olmayacağını belirli bir prensibe bağlamak …
